Aspendos Antik Su Kemerleri Hidroliğin Mühendislik Harikası Aqueduct Serik


Açıklama: Hidroliğin bir başyapıtı Aspendos su kemerleri, son bilgisayar modellerinde Roma dönemi hidrolik mühendisliğinin sırlarını aralıyor. Nature’da yeralan bir çalışmaya göre, şimdiye kadar gizemleri çözülemeyen, suyolunda oluşturulmuş çeşitli yapay engel ve borulardaki deliklerin su akışını düzenlediği ortaya çıkarıldı.
Kategori: Gezi Notlarımız
Eklenme Tarihi: 14 Şubat 2020
Geçerli Tarih: 26 Ekim 2020, 04:05
Site: Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
URL: http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/haber_detay.asp?haberID=238


ISBN 978-605-88104-0-2
Aspendos Antik Su Kemerleri Hidroliğin Mühendislik Harikası Aqueduct Serik
Hidroliğin bir başyapıtı Aspendos su kemerleri, son bilgisayar modellerinde Roma dönemi hidrolik mühendisliğinin sırlarını aralıyor. Nature’da yeralan bir çalışmaya göre, şimdiye kadar gizemleri çözülemeyen, suyolunda oluşturulmuş çeşitli yapay engel ve borulardaki deliklerin su akışını düzenlediği ortaya çıkarıldı.



MS 3. yüzyılda, Roma mühendisleri Aspendos’a su ulaştırma için bir depo ve suyolu sistemi inşa ettiler. Küçük Asya’daki Roma ticaretinin önemli kavşak noktalarından olan kent, nehirle de Akdeniz’e bağlanıyor. Şimdi harabeleri kalmış bu suyolu sistemine ilişkin, ilk bilgiler Roma’lı yazar Vitrius’a uzanıyor.
Ancak o günün Latince ağırlıklı mühendislik terimlerinin kullanıldığı bu bilgilerde kullanılan Roma inşaat mühendisliği terimlerinin, günümüze kadar ulaşmamış olmasından ötürü bugünün okurları için bir anlam ifade etmiyor.
Santa Clara Kaliforniya’daki CTC-United Defense firmasından Charles Ortloff ve Adonis Kassinos, Aspendos’taki sifon sisteminin nasıl çalıştığı üzerine bir çalışma yapmışlar. 30’ar santimetrelik taş borular, 1,5 km’lik bir vadi boyunca uzanan su kemerinin kuzey duvarından aşağı süzülüp tabanından akıp güney ucunda tekrar yükseliyor.
Burada bir depoda toplanan su daha sonra şehre veriliyor. Kuzeydeki sukemeri güneydeki depodan daha yüksekte inşa edilmiş; böylece oluşturulan enerji farkı suyun boru içinde ilerlemesini sağlamış. Ama işin garibi vadideki iki kemerli kule boru hattını tekrar yükseltip alçaltıyor.
Peki Romalı mühendisler bu engelleri niye inşa etmişler? Ortloff ve Kassinos’un hesaplarına göre, bu iki kule sifon sistemi üç adet daha kısa hatta indirgemiş. Böylelikle, oluşturulan enerji kaybı, oluşabilecek yüksek basınç nedeniyle boru hattının zarar görmesinin önüne geçilmiş.
Araştırmacılar ikinci bir gizemin çözümü için de ipuçları elde etmişler. Vitruvius’un kayıtlarına göre, sifon sisteminin başarısının anahtarı artık kimsenin anlamını bilmediği eski bir Latince sözcük olan “colliquiaria” da yatıyor. Ortloff ve Kassinos, “colliquiara’nın” boru hattını oluşturan taş borularda açılmış olan 3 cm’lik delikler olduğunu düşünüyorlar.
Araştırmacılar oluşturdukları küçük ölçekte yaptıkları deneyler sonucunda, bu deliklerin hava ve suyun sızmasına izin vererek türbülansı engellediği kanaatine varmışlar. Araştırmacılar, aynı zamanda sifon sisteminin çalışmasının, boruların pürüzlü yüzeyine bağlı olduğunu düşünüyorlar.
Pürüzsüz yüzeyli borular, depolama tankında büyük dalgaların oluşmasına neden olabilirdi. Bu şekilde yaratılmış sürtünme kuvveti etkisiyle akış hızı düşürülmek isteniş olabilir.
 Kuzeydeki dağlardan Aspendos'a su getiren bir kilometre uzunluğundaki kemerler, yüksek bir mühendislik becerisini ortaya koyuyor.
Antik tiyatrodan çok daha önemli olan Aspendos Antik Kenti'ndeki su kemerleri, neredeyse bir kilometre boyunca uzanan kemerlerin nadir eserleridir.
Antalya'nın Serik ilçesinde günümüze kadar ayakta kalmış ender antik su kemerlerine sahip Aspendos Antik Kenti, yerli ve yabancı turistlerin en fazla ziyaret ettiği ören yerleri arasındadır.
Bir kilometre uzunluğundaki Aspendos Antik su kemerleri 2.300 yıllıktır. Tiyatronun yanında şehrin ziyaret edilebilir en önemli kalıntıları kemerleridir. Kuzeydeki dağlardan şehre su getiren bir kilometre uzunluğundaki bu kemerler dizisi olağanüstü bir mühendislik becerisini ortaya koyar ve eski çağlardan günümüze kalan nadir örneklerdendir.
Su, kaynağından 15 metre yüksekliğindeki kemerlerin üzerinde, oyulmuş taş bloklardan oluşan bir kanal aracılığıyla şehre getirilirdi. Su, kemerin bitim noktasının her iki tarafında bulunan 30 metre yüksekliğindeki kulelerde biriktirilir ve buralardan şehre dağıtılırdı.
Aspendos’ta bulunan bir yazıt, su kemerinin Tiberius Claudius Italicus tarafından yaptırıldığını ve şehrin hizmetine sunulduğunu anlatır. Mimari özellikleri ve yapılış teknikleri, su kemerinin M.S.II.yüzyılın ortalarına ait olduğunu göstermektedir.
Mühendislik harikası su kemerlerinin iki sifonunun ayakta kalmış olması dönemin bilim ve tekniğinin nedenli ileride olduğunu gösteriyor. Su kemerlerindeki sifonlar yaklaşık 25 kilometre uzaktan gelen suyu kente basmak için yavaşlatıyor, orantılı hale getiriyor. Bu bağlamda tam bir mühendislik harikasıdır.
Gün batımında ve doğumunda Tarihi Roma Su Kemerleri renkli görüntülere bürünür. Roma dönemi tarihi su kemerlerinin üzerine güneş kızıllığı bürüdüğü zamanlar görülmeye ve fotoğraflamaya değer.
Antalya'nın Serik ilçesi Belkıs beldesi Aspendos Antik Tiyatro yanında bulunan 2 bin 300 yıllık tarihi su kemerlerinin üzerine düşen gün batımı kızıllığı renkli görüntüleri açık parlak güneşli havalarda muhteşem seremoniler sunar.
Türünün dünyadaki en önemli örneği olan Roma dönemi su kemerleri varlığını halen sürdürüyor. Belkıs'ta su kemerleri üzerinden güneş batışı buraya gelenleri tarihe yolculuğa çıkarıyor.
Antik Aspendos kenti, ünlü Roma tiyatrosunun yanında benzersiz su kemerleriyle de tanınır. Kuzeydeki dağlardan gelen şehir suyu, bu dağlar arasındaki geniş vadiden ve akropolisten sifon sistemi tekniği ile geçirilir.
Bu sisteme göre, iç içe geçmeli taşlardan yapılmış sifonun künk hattı şehre ulaşmadan önce iki ayrı hidrolik kuleyi aşar. Tahminlere göre, her kulenin tepesinde suyun boşaldığı ve diğer bölüme aktığı açık bir tank vardır. Tanktan sonra künk, 3 sifona bölünür. Hidrolik kulelerin amacı ve neden üç sifona bölündüğü henüz tam anlaşılamamıştır.
Zamanının çok ilerisinde Aspendos’un özellikle bilim insanlarının ilgisini cezbeden bir diğer yapısı da su kemerleridir. Su kemerleri, iyi korunmuş olmalarının yanı sıra halen ayakta duran, suyun debisini ayarlayan iki sifonuyla son derece önemli yapılardır. Roma devrinde kentlere su getirmek en önemli işlerden biriydi.
Suyun normal bir atmosferik basınçla, kemerlerin üzerinde bulunan künklerle taşınması Roma kentlerinde olağan bir şeydi. Günümüzde özellikle Avrupa kentlerinde hala bu kemerlerin kalıntılarını görmek mümkündür.
Ancak Aspendos Su Kemerleri’nin teknik özelliklerle suyun getirilmesi, kendi devrindeki birçok su kemerinden daha mükemmel konumdadır. Kemerler inşa edilmeden önce ovadaki kuyulardan ve Akropol’deki sarnıçlardan su temin edilebiliyordu. Ancak M.S. 2. ve 3. yüzyıllarda inşa edilen bu su kemerleriyle Akropol’de bulunan su kaynaklarından, devamlı su elde edilmeye başlandı.
Kullanılan teknik çok sonraları icat edilmiş olan bileşik kaplar teorisiydi. 30 metre yüksekliğinde, yanlarında rampa bulunan üç kule ve atmosferik basınç yardımıyla su basılır ve bu kulelerin arasında 880 m uzunluğunda bulunan kemerlerin üzerindeki künklerle devam ederdi.
Su, bu şekilde 3 km uzaklıkta olan kente taşınırdı. Tüm bu mühendislik detaylarının ışığında, tiyatronun ve su kemerlerinin zamanının çok ilerisinde yapılarıdır.
Aspendos’ un doğusundan akan Eurymedon Nehri ile güneyde Kapria Gölü olan ve bugün Karagöl diye bilinen kente en yakın ve büyük su kaynaklarıdır. Akropol içerisindeki birkaç kaynak suyu ve sürekli mevsim yağışlarıyla kent yeterli su kaynaklarına sahiptir.
Aspendos Antik Kenti’ndeki su yapılarına bakıldığında Roma dönemi öncesinde su yapılarının sadece en basit şekilde suyu kente taşıyıp, dağıtılmasına yönelik olduğu görülmektedir.
Roma hakimiyetinin getirdiği uzun ve ferah dönemde, şehrin su ihtiyacının her anlamda tamamıyla çözüldüğü, günümüze kadar gelen su yapılarına ait kalıntılardan anlaşılmaktadır.
Günümüze kadar ulaşan kalıntılar arasında; kente içme ve kullanma suyu sağlamak amacıyla yapılan su kanalları, bu kanallar güzergahındaki su kemerleri, nympheumlar yani su perilerine adanan kutsal çeşmeler, akropol içi su kanalları, hamam ve sarnıçlar bulunmaktadır.
Aspendos Antik Kenti Su Kemerleri ve Su Toplama Kulesi bugünkü mühendislik teknolojisine şapka çıkartır niteliktedir. Antalya'nın Serik ilçesinde, Aspendos Antik Kenti'nde bulunan tarihi su kemerleri zamana tanıklık ediyor.
Kuzeydeki dağlardan Aspendos'a su getiren bir kilometre uzunluğundaki kemerler, yüksek bir mühendislik becerisini ortaya koyuyor. Eski çağlardan günümüze kadar ulaşan nadir örnekler arasında bulunan su kemerleri, kentin can damarları konumundadır.
Suyun kaynağından kente getirilmesini sağlayan 15 metre yüksekliğindeki kemerler, geçmiş dönem ustaların ellerinde şekillenen taşlarıyla da dikkati çekiyor.
Tiberius Claudius Italicus tarafından yaptırılan ve yerli, yabancı turistlerin ziyaret ettiği vazgeçilmez mekanlar kapsamında olan su kemerleri mimari özellikleri ve yapılış tekniği bakımından M.S. 2. yüzyılın ortalarındaki en muhteşem mühendislik becerisidir. Su kemerleri, fotoğraf tutkunlarını da kendisine çekiyor.
Aqueducut olarak da bilinen kemer tünel, köprü ve kanallardan oluşan Roma Su Kemeri olağan üstü teknik yapıdaki bir komplekstir. Antik dönem su kemerlerinin nadir bir örneğini oluşturan yapı, şehre suyu yakındaki dağlardan bu kanallar aracılığıyla taşıyordu. 30 metre yüksekliğiyle Roma dönemi benzerlerinden de ayrılmaktadır.
Ünlü arkeolog Geogre Ewart Bean, Sifon sistemi ve su kuleleri gibi karmaşık yapıya sahip olan bu kemerin, 2 milyon denarius karşılığında Tiberius Claudius Italicus adına inşa edildiğini söylemektedir.
Aspendos’ta bulunan Anadoluda’ki harika su yapılarından antik kemerlerde 924 m aralıkla iki kule inşa edilmiş ve su bunların üzerinden aşırılarak kentin su deposuna su iletilmiştir. Su geliş yönünde kent deposuna gelmeden yaklaşık 300, önde 924 m ara ile kotları yaklaşık 65 metre olan yıkıntı halinde iki su kulesi bulunmaktadır.
Bu iki kule arasında üst kotu yaklaşık 45 m. olan yine yıkıntı halinde su kemeri yer almaktadır. Aspendos da taş borulu sistem ve su kemeri birlikte kullanılmıştır. Taş boru çapı 30 cm dir. Sifon derinliği 20 m. civarındadır. Bu harika eser aşk hikayelerine de konu olmuştur. Kralın Belkıs adında güzel bir kızı vardır. İki delikanlı aşıktır, kral suyu getiren kızı alır diye emir buyurur.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rğksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 20.01.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 14.02.2020
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1