http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Cündere Şelalesi Uçansu Doğası Alara Çayı Başlangıcı Gündoğmuş Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Cündere Şelalesi Uçansu Doğası Alara Çayı Başlangıcı Gündoğmuş Antalya

Cündere Şelalesi Uçansu Doğası Alara Çayı Başlangıcı Gündoğmuş Antalya

Tarih 12 Mayıs 2015, 16:27 Editör Mehmet SÖKMEN

Bu filmimizde, çekimlerini yaptığımız Çündere Şelalesini çok farklı olarak sunacağız. Filmi izlemeye başladığınız anda,

ISBN 978-605-88104-0-2
Cündere Şelalesi Uçansu Doğası Alara Çayı Başlangıcı Gündoğmuş Antalya
Bu filmimizde, çekimlerini yaptığımız Çündere Şelalesini çok farklı olarak sunacağız. Filmi izlemeye başladığınız anda, hangi aşamada nerede ve hangi zaman diliminde ve farklı ışık konumunda kaydın yapıldığını alt grafiklerden görecek ve bilgileneceksiniz. Hiç bir görüntü tekrar değildir, açık ve kapalı havanın sürekli değişimiyle oluşan muhteşem görsel zenginlik ile mest olacaksınız.

Çündere Şelalesi nice güzellikler sunmuyor ki! Farklı ışık konumlarını sabırla beklerseniz, muhteşem gök kuşağına tanık olursunuz, bu gök kuşakları öyle çok uzağınızda ve yüksekte değil.... Hemen yanı başınızda ve hatta çok çok aşağılarda hatta ayağınızın dibinde, siz bile ondan daya yüksektesiniz. İşte Toroslar dediğimiz cennet! İşte Torosların buradaki sesli türküsü! Gelinlik giymiş gelindir, Çündere Şelalesi!
Sunumumuz; yüksekten ve uzak, dipten, şelale karşısı yüksek kayalıklardan, ve asıl şelalenin ana kaynağı olan erişimi çok zor olan ve merak edip görmek isteyenler için son derece hayati risk taşıyan bu doğa sistemi; yüksek kaya oluğundan çıkan, önce 8 metre derinlikteki muhteşem gölcüğü doldurduktan sonra, 90 metreden hızla aşağı düşen bölümlerin çekimlerinden oluşmaktadır.

ISBN 978-605-88104-0-2
Cündere Şelalesi Uçansu Doğası Alara Çayı Başlangıcı Gündoğmuş Antalya
Cündere Şelalesi Uçansu Doğası Alara Çayı Başlangıcı Gündoğmuş Antalya
 Bu filmimizde, çekimlerini yaptığımız Çündere Şelalesini çok farklı olarak sunacağız. Filmi izlemeye başladığınız anda, hangi aşamada nerede ve hangi zaman diliminde ve farklı ışık konumunda kaydın yapıldığını alt grafiklerden görecek ve bilgileneceksiniz. Hiç bir görüntü tekrar değildir, açık ve kapalı havanın sürekli değişimiyle oluşan muhteşem görsel zenginlik ile mest olacaksınız.
 Çündere Şelalesi nice güzellikler sunmuyor ki! Farklı ışık konumlarını sabırla beklerseniz, muhteşem gök kuşağına tanık olacaksınız, bu gök kuşakları öyle çok uzağınızda ve yüksekte değil.... Hemen yanı başınızda ve hatta çok çok aşağılarda hatta ayağınızın dibinde, siz bile ondan daha yüksektesiniz. İşte Toroslar dediğimiz cennet! İşte Torosların buradaki sesli türküsü! Telli duvak gelinlik giymiş gelindir, Çündere Şelalesi!
 Sunumumuz; yüksekten ve uzak, dipten, şelale karşısı yüksek kayalıklardan, ve asıl şelalenin ana kaynağı olan erişimi çok zor olan ve merak edip görmek isteyenler için son derece hayati risk taşıyan bu doğa sistemi; yüksek kaya oluğundan çıkan, önce 8 metre derinlikteki muhteşem gölcüğü doldurduktan sonra, 90 metreden hızla aşağı düşen bölümlerin çekimlerinden oluşmaktadır.
 Bu muhteşem doğa sahası olan şelale ana kaynağı olan 300 metre yükseklikteki kayalık oluğa ulaşmak ve çekim yapmak hiçte kolay olmadı. Normalde ancak videokopter ile çekilebilecek bu muhteşem ve bir o kadar tehlikeli saklı doğa köşesini 3.5 kiloluk kamera ve çantası ile yan ekipmanları dahil 14 kg lık yükü sırtımda taşıyarak çekimini gerçekleştirdim. Aynı işlemi şelale ana kaynağını tam karşıdan da görüntüleyebilmek için 250 m yükseklikteki sarp kayalıkların en üst ucuna dek tırmanmak zorunda kaldım. İniş ise daha fazla meşakkatli oldu.
 Çekimlerde görev alan Korkmaz Önkibar arkadaşımla büyük bir başarıya imza atmış bulunuyoruz. Kendisine teşekkür ediyorum.
 Çündere Şelale sahası ve Gündoğmuş İlçesi’nin bu kapalı havza özelliği, erişimin zor ve meşakkatli olması; özgün kültürün korunarak sürmesinin de başlıca nedenidir. Antalya’nın en az bilinen bu muhteşem güzelliklerle dolu bölgesi, karaçam, meşe ve sedir ağacı varlığı bakımından oldukça zengindir. İlçe topraklarının büyük bölümü bu ağaç türlerinin oluşturduğu ormanlarla kaplıdır. Çok sayıda endemik bitkinin boy verdiği dağları, eşsiz orman varlığı, görkemli Alara Vadisi ve bozulmamış kültürü ile Çündere ve Gündoğmuş mutlaka görülmeye değer nadir doğa köşeleridir.
 Bahar ayında suların gürül gürül gürüldediği bir ortamda muhteşem şelaleyi görmek olağan üstü bir duygu olsa gerek. Toros dağları karstik kireç taşlarından oluşuyor. Afrika kıtasının Avrupa'ya yakınlaşmasıyla, denizin altından çıkan dağlar ile oluşan karstik yapı süngersi yapıya sahiptir. sonuçta zirvelerde eriyen kar suları, süzülerek filtre gibi yerin gözeneklerine yerleşiyor ve yer altı nehirleri meydana getiriyor.

 Derin vadilerin dibinden kaya aralıklarından hızla dışarıya çıkıyor. Bu durum muhteşem Toroslar'a özgü karesteristik bir özelliktir. Şu an çekim yaptığımız saha yaklaşık 550 metredir, ancak 2500-3000 metrelerde eriyen kar suları ve yağmurlar buranın ana besleme kaynağıdır.
 Şelale, Alara Çayı’nın ana besleyici kaynağıdır. Alara Çayı daha doğuda, Köprübaşı’nın kuzeyindeki Dereyurt Yaylası’ndan çıkıyor ve seksen iki kilometre aktıktan sonra Akdeniz’e dökülüyor. Büyük bir gürültüyle Alara Çayı’na dökülen Uçan Şelalesi’nin çevresinde piknik alanları bulunuyor. Şelalenin suyunun bir bölümü, kuzeyde bulunan Akdağ’dan gelmektedir.
 Gördüğümüz sular, yukarıda eriyen kar sularıdır. Bu kapızbaşı Alara çayının ana kaynağıdır. Çündere şelalesine gelmenin pek kolay yolu yoktur, çok meşakkatlidir. Gelinecek en kolay yol, Alanya Güzelbağ üzeridir. Ayrıca Alanya Kuşyuvası Köprülü üzerinden gelinebilir. Akseki Gündoğmuş üzerinden gelinecekse, Gündoğmuş Narağacı üzerinden de gelinebilir, Antalya üzerinden gelinecekse eğer, yaklaşık 5 saatlik yolculuğu göze almak gerekecektir.
 Bu saklı cennet ilk bakışta masalsı olarak düşünülebilir, ama asla masalsı değildir. Doğanın özene bezene yarattığı gerçek anlamda ve her görenin rüyalarını süsleyecek, aşkına ev sahipliği yapacak saklı ve bir o kadar da muhteşem doğa köşesidir. Çok sayıda endemik türlere barınaklık eden bu harikalar diyarı, halen bozulmamış ve bakirdir.

 Çündere Şelalesi doğa sahasında, sadece şelale ve gümbürtüsü yoktur, doğanın özenler yarattığı her türden endemik bitki sistemleri işte böyle güneşle dans ediyor. Sık çınar ve diğer ağaç türleri arasındaki gölgelerden bunalan ve güneş tepeye geldiğinde, heyyy, güneş baba bizi de gör, bizde buradayız diyorlar nazlı sarmaşıkgiller gurubu.... Yapraklarını hafif rüzgarın akışına teslim etmiş, aheste aheste dans ediyorlar.
 Çündere, 300 metre rakımında Gündoğmuş İlçesi’nin en derin vadisidir. Çündüre, Kemer Köprü’yü geçmeden Alara Çayı’nı sağdan takip ederek tozlu bozuk zorlu bir yoldan araçla gidilebilir. Ya da Gündoğmuş’tan dolana dolana asfalt ama zorlu bir yoldan inilir.
 Çündere Vadisi, gürül gürül akan su kaynakları ile ünlüdür. Bugün her kaynak alabalık çiftliğine dönüşmüş olup, eskiden gebik, keletir denilen ballı incirleri, kuru üzümleri ile ünlü Malaniçi, bugün balıkları ile ünlü bir yere dönüşmüştür. 
 Alara çayının en coşkun zamanı şüphesiz Nisan ayıdır. Çündüre’ye inince Uçan Şelale’nin önüne geldiğinizde insanın içini o an içinde bulunduğu ruh haline göre, çok farklı duygular kaplar. Ağustos ayında Çündere Uçan Şelale, suyunun en az olduğu dönemi yaşar. Şelaleye şelale demek için Nisan’da Çündüre’ye gelmelidir derim. Kış boyunca Giği, Barcı ve Karayılan Dağlarına yağan karlar; Nisan’da erimeye başladı mı, işte o zaman coşar gelinliğini giymiş, inci taneli köpüklü suyu ile Çündere Şelalesi ve Alara Çayı.

 Ağustos’ta sıcak havada gelen konuklara yüzme havuzu olur, can suyu ile serinletir, diriltir. Uçan Şelale’nin altındaki doğal havuza, Alara’nın doğduğu yerden suya girmek ve yüzmek herkese nasip olmayan bir güzelliktir. Su buz gibidir. İlk başta girdiğiniz ile çıktığınız bir anda oluyor, Sonra yavaş yavaş alışıldı mı artık insanın çıkası gelmiyor.
 Çündere Şelalesi; Nisan’da 50-90 metre yükseklikten, Akdağ’ın yamacından gürleyerek ve etrafa dumanlar saçarak aşağıya doğru hızla düşer, Ağustos ayında ise, 25 – 30 metrelerden suyu oldukça azalmış olarak akar. Akan su devamla Alara Çayının başlangıcını oluşturuyor, Nisan Ayında debisi çok güçlüdür, bu zamanda ancak teknik ekipmanla veya profesyoneller yüzebilir.
 Sahada, sular her taşın arkasından gürleyerek çıkıyor. Coşkulu, köpüklü ve soğuktur. Salur’un altından Malaniçi’ne doğru girer. İşte bu kanyonda, esasen şelaleden çıkan suyla oluşan Alara Çayı coşarak Çündere altlarına doğru kıvrıla kıvrıla akar durur.
 Hemen çayın kenarından çıkan köpüklü kaynağa kadar gidildiğinde, Kanyonda büyük gürültüyle su sesleri yankılanır. Açık havada, gökyüzü uzak, masmavi parlıyor. Su sesi dinlendiriyor insanı. Doğal oluşumlarla oluşan derin kanyon tam bir doğa harikasıdır. Suyun uğultusu, kanyonda yankılanması, berrak masmavi akan Alara Suyu, turkuaz rengiyle insanın ruhunu gerçek anlamda dinlendiriyor.
 Kana kana içilebilir suları bu bakir kaynaktan!... Hele tam mevsimindeyseniz, incir ağacının salınmış dallarının taşların arasından suya bakışını görmek, sizi hayal alemine götürecektir. İşte bunlar “Malan inciridir, ballı mı ballı olur.” İşte yaşam kaynağı budur, doğanın, Torosların cömertliğidir. Boşuna dememişlerdir, Toroslar, besleyicidir, doyurucudur, aşktır candır, sevda türküleriyle doludur....
 Alara Çayı, Çündere’den sonra bağları ve bahçeleri sulayarak, dolana dolana, kayaların arasına sıkışarak Gündoğmuş’un altında, Osmanlı dönemine ait Kemer Köprü’nün altından geçerek akmaya devam ediyor. Alara, 82 kilometrelik bir yol kat ettikten sonra Akdeniz’e dökülüyor. Alara’nın her bölümü bir başka güzellikte, bir başka coşkudadır.
 Diyorum ki, "muhteşem Toroslar'dır, dağlardır adamı kendine çeken” Ama bu gün bu deyiş dağlara ve doğaya sevdalı olanlara çok şey anlatıyor. Yani dağlarla bir bütün olarak doğayla ilgilenen birisi için çok önemlidir.
 Çündere'den başlayarak, Alara’nın coşkusu muhteşemdir, kayaların arasında dar geçitler oluşturarak, coşkulu, heyecanlı, ürkütücü ve insanı rahatsız etmeyen, üstelikte insana huzur veren bir uğultu çıkararak akar,  Akdeniz’e doğru.

 Çündere Şelalesinde Suyun senfonisi vardır, bu senfoni tüm Alara boyunca Akdeniz ile buluşuncaya dek devam eder durur!.... Mozart'a Beytofın'a taş çıkartan; Çündere'nin öyle muhteşem akan köpüklü suyu, bir gelin duvağı içerisinde heyecanlı, coşkulu ve mutlu koşan Alara’ya ve Alara'nın coşkulu kollarına da köpüklü suyu alarak güneyinden devam eden, suyun doğa ile muhteşem senfonisidir işte... Köpüklü suyun fışkırırken çıkardığı nağmeler. Alara’ya kavuşurken de uğultusu ve dağlardaki yankısı bambaşka güzellikte bir müzik armonisi olarak kulakların pasını silerek beyni dinlendirir.
 Şelalenin kaynaklık ettiği Alara vadisi Sarı Kaya Dağı Gündoğmuş yönünde, Göktaş Tepesi Semet Köyüne doğru, Kemer Köprü’nün doğusunda Asar Dağı arasındadır. Bu dağların arasından coşkulu, güvenli ve mutlu akar Alara Çayı. Kemer köprünün üzerinde dimdik yükselen Susuz Dağ, Alara’ya kanat gerer.
 Çündere şelale sahası başta olmak üzere, tüm Toroslar ve dağlar cilvelidir. Dağlar en büyük dosttur, hele stresliyseniz, şehrin betonlaşmış ve debdebeli yaşamında bunalmış iseniz; dağlar ve doğa gerçekten en iyi kucaklayıcı anadır, sizleri bağrına basar, iyi niyetlidir. Ama dağlara sevdalanmamak ne mümkün! Çünkü dağlar cilvelidir, oynaktır, kıvraktır.  
 Haaa; Tedbiri de asla elden bırakmamak lazım çünkü acımaz insana dağlar, hemen sonsuza değin bağrına basabilir insanı, bağrıma hoş geldiniz demek için de hazır ve nazırdır. Dağlara giderken hiç unutmamak gerekir ki, bütün iyiliklere, güzelliklere giden yolun taşlarının iyi niyetle döşendiği gibi, bütün tehlikelere giden yollarında taşlarının iyi niyetle döşendiğini unutmadan yürümeli, tırmanmalı dağlara dağcılar ve dağlara aşkla, tutkuyla sevdalı olanlar.
 Alakır Vadisi’ni oluşturan ana su kaynağının tam doğduğu yerde bulunan Çündüre şelalesi, görenleri büyülüyor. Koca bir kaya kütlesinin içinden Nisan ayında patlayarak akan Çündüre’yi ve Alakır Vadisi’ni herkes mutlaka görmelidir. Bu filmimizin buna ön ayak olacağına kesinlikle inanıyoruz.
 Dünyada eşsiz bir yeri olan, Antalya'nın gizli cenneti olan ve
Antalya’nın Gündoğmuş İlçesi’ne 22 km uzaklıktaki Çündüre Uçansu Şelaleleri, doğa tutkunlarının en iyileştirici ilacıdır. Seydişehire 170 kilometre uzaklıktaki Çündere Uçansu Şelaleleri, deniz seviyesinden 400 metre yükseklikte bir alanda bulunuyor. Kış ve bahar aylarında coşan, kar suyuyla beslenen şelalelerin suları, Akdeniz kuraklığına bağlı olarak yaz aylarında azalıyor. Uçansu 90 metreden dökülüyor
 Dünyanın Eko Turizminde önemli bir yere sahip olan Çündere Şelalesi, Türk insanı tarafından; kendi ülke/şehir/ilçe sınırları içinde olduğu halde, pek bilinmemesine rağmen, dünyanın tanınmış ve sayılı eko şelaleleri arasında ilk on içinde olup, 9. sırayı alır.

 2.500 metre yükseklikteki, kar suyu ile beslenen Çündere Şelalesi ender güzellikleri olan doğal bir şelaledir. Bölgenin yoğun olarak aldığı kar yağışlarının eriyerek suya dönüşmesi ve yer altından gelerek bir mağaranın zemininde toplanıp ana kaynağı oluşturur. Bu ağzı açık mağarada toplanan sular buradan dökülerek şelaleyi oluşturur ve Alara nehrine ciddi bir kaynak olur.
 Çağlayanın su debisi Nisan ve Mayıs aylarında en yüksek seviyesine ulaşır ve debi Haziran ayı itibarı ile düşmeye başlar. En düşük seviyesi ise Eylül ayı içinde olur. Çündere (Uçansu) Şelalesi, yaklaşık 90 metre yükseklikten dökülen dünyanın sayılı Şelaleleri arasında yer alır. Yerel halk tarafından, Çündere Şelalesi, Uçansu Şelalesi, Alara Şelalesi gibi isimler ile anılır.
 Çündere Şelalesi, başta Almanlar olmak üzere, Rus, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Hollanda ve diğer Avrupalı on binlerce insan tarafından büyük bir ilgi ile ziyaret edilmektedir. Çündere Şelalesi'nin bulunduğu alan dünyada Eko Turizmine model seçilen bir yerdir. Çünkü şelale kar suyuyla beslenir ve bu beslenmeye bağlı kendine özel su akışı vardır.
 Çündere gibi dünyada kar suyuyla beslenen sadece 21 şelale vardır. Çündere Şelalesi de bunlardan biridir ve kendine özgü akışıyla ilk 10'a girmiştir.
 Alakır Vadisi’ni oluşturan ana su kaynağının tam doğduğu yerde bulunan şelale, görenleri büyülüyor. Koca bir kaya kütlesinin içinden Nisan ayında patlayarak akan Çündüre’yi ve Alakır Vadisi’ni mutlaka görmeli.
Alara da denilen şelaleyi bütün görkemiyle karşımızda buluyoruz…
 Kar suyu ile beslenen ve 90 metre yükseklikten akan Çündere Uçansu Şelalesi, Antalya bölgesinde Beşkonak Köprülü Kanyon'dan sonra ikinci rafting yapılan alan olarak biliniyor. Uçansu Şelalesi'nin döküldüğü Alara Çayı'nda rafting mayıs ayı ortalarında başlar.
 Kayabükü ve Eskibağ köylerinin sınırlarında, Toros Dağları'nın ortasında saklanan Uçansu Şelalesi, gizemli güzelliğiyle göz dolduruyor. Çok az kişi tarafından bilinen ve ziyaret edilen Uçansu Şelalesi, Toros Dağları'ndan aşağı bembeyaz sularını köpürdeterek fışkırtırken, görenleri mest ediyor. Alara Çayı'na hayat veren Cündere Uçansu Şelalesi'nin suyu, ulu çınarlar ve el değmemiş ormanın içinden yaklaşık 82 kilometrelik bir yolculuğun sonunda Manavgat'ta Akdeniz'le buluşuyor.
 1992 yılında birinci derece doğal SİT alanı ilan edilen Cündere Uçansu, Akdağ ve Geyik dağlarının karlarının erimeye başlamasıyla birlikte mart- haziran ayları arasında en görkemli görünümüne kavuşuyor. Yaz sonu ve sonbaharda suları azalan Uçansu'nun bulunduğu yerde doğal olarak yetişen kırmızı benekli alabalık, bu eşsiz güzelliğe canlılık katıyor.
 Yazın, 15 derecenin üzerine çıkmayan suyun sıcaklığı, ziyaretçilere serinleme imkanı sunuyor. Yolculuğu boyunca çevresindeki 15 köye hayat veren Cündere Uçansu, çevresinde kurulan tesisler sayesinde tatilcilere yemek ve konaklama olanağı sunuyor.

 Gündoğmuş İlçesi'ne 25 kilometre, Alanya'ya 95 kilometre ve Antalya'ya 167 kilometre uzaklıktaki Cündere Uçansu Şelalesi, yılın 12 ayı alternatif turizm imkanı sunuyor. Bu eşsiz güzelliği görmek için gelenler, bol fotoğraf ve görüntü çekerek bu anları ölümsüzleştiriyor. Bir çok ziyaretçi, Uçansu'nun buz gibi sularının içine atlayarak serinliyor.
 Uçansu Şelalesi, Toroslardaki gizli güzelliktir. Özellikle ilkbahar aylarında kar sularıyla beslenen şelale, Toroslarda saklı bir hazinedir.
Akdeniz’i bir bariyer gibi İç Anadolu’dan ayıran Toros Dağları’nın güneyindeki gözelerden çıkan akarsular, geçtikleri sarp ve dik bölgelerde inanılmaz güzellikte şelaleler yaratıyor. Bu şelalelerden biri de Alara Çayı üzerindeki Uçansu Şelalesi, Şelalesidir. Uçansu kayalık bir yamacın farklı noktalarından yeryüzüne çıkıyor.
 Alara Çayı Orta Toroslar’ın en yüksek zirvelerinden 2 bin 800 metrelik Geyikdağ ve 2 bin 500 metrelik Akdağ’ın karlarıyla besleniyor. Köprülü beldesindeki çıkış noktasından sonra tekrar yeraltına inen Alara, yüzeye çıktığı noktada Uçansu Şelalesi’ni oluşturuyor. Ardından 82 kilometrelik bir yolculuk daha yaparak, Manavgat Boztepe köyü yakınlarında Akdeniz’e dökülüyor Alara Çayı.
 Çayı Havzası ve şelale bölgesi, 2006 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından “dünyanın en yaşanabilir alanı” seçilmiştir. Bahar mevsiminde Alara vadisinde. Kuş sesleri Alara’nın uğultusundan dolayı pek duyulmaz. Belkide Alara vadisindeki kuşlar daha bir yüksek sesle ötüyorlardı ama boşuna. Çiçekler rengarenk, salepler morun en güzel tonlarıyla açarlar Alara vadisinde. Salepler alımlı, yabani orkideler en gözde en can alıcı renklere sahipler.
 Türkiye'nin endemik bitki sayısının Avrupa kıtasının tamamından fazla olduğu, Torosların da dünyanın en önemli eko ve botanik turizm alanlarına sahiptir. Akdeniz Bölgesi'nde yetişen 830 endemik bitki türünden, 600'ü Torosların eteklerinde yetişir, bunların 200 türü de şelale ve Alara sahasındadır. Türkiye'de yetişen tohumlu bitki türü sayısı ise 10 bindir. Bu sayıda zenginlik Avrupa'da ve komşu ülkelerde bulunmamaktadır.
 Toroslardaki endemik bitki türü zenginliğinin kıymetinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir, dünyada nesli tükenmekte olan çoğu endemik bitki türler Manavgat, Gündoğmuş, Akseki ve İbradı ilçe sınırları içindedir. Bu zenginliğimizin farkına varmazken, İngiltere'de ormanlık alanda dolaşırken, endemik bir bitki türüne dokunmak bile hapis cezasına çarptırılmak için yeterli bir sebeptir.
 Doğa, bitki türü çeşitliliğinin kıymetini iyi bilelim diye ülkemiz coğrafyasına cömert davranmıştır. Toroslar; dünyanın en gözde botanik turizmi alanıdır. Dünya, bunu çok iyi biliyor. Atalarımızdan emanet aldığımız bu zenginlikleri, başta kendi çocuklarımız olmak üzere insanlık için korumak zorundayız. Dünyada olmayan çoğu endemik bitki türleri ülkemizde mevcuttur. Avrupa ülkeleri, bir endemik türü korumak için milyarlarca dolar harcıyor. Bu bağlamda Toroslardaki zenginliğimizin kıymetini çok iyi bilelim diye bu filmi sizler için biraz uzun metrajlı yaptım.

 Toroslardaki endemik bitki türlerinin korunmasıyla Manavgat, Akseki, Gündoğmuş ve İbradı ilçe köyleri ve kırsal alanlarında eko ve botanik turizmin yaygınlaşacak, böylece kırsal alanda kalkınma oluşacabilecektir. Her yıl binlerce Avrupalı biyolog, ekolog, entelektüel ve akademisyen yeni bitki türlerini yerinde görmek için ülkeden ülkeye seyahat eder, bu filmimiz bu tanıtıma katkı sağlayacaktır. İyi bir çalışma va tanıtımla Toroslar kısa sürede botanik turizminin cazibe merkezi olabilir.
 Eskiye özlemdir Alara Gevne'de, çünkü yok olmuş bir çok doğal dağ meyvesi çeşidi! Halk dilinde; Alara’nın  çıktığı vadiye Malaniçi denir. Sahadaki köylere de Malan köyleri denir. Melan Köyleri, eskiden üzüm ve incirleri ile ünlüydü. Bu köylerde yaşayanlar, incir kurutur iplere dizerler, buna da “Keletir” denir. İpe dizili olmayan kurutulmuş incirlere ise “Gebik” denirdi., hey gidi günler hey!...

----------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Doğal
Çekim Tarihi : 03.05.2015
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 04.05.2015 

Video Prodüksiyon Yapım,
Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93

Web: www.mehmetsokmen.tv

Bu haber 5003 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Sinan Değirmeni Karapınar Gerdemeli Karadere Göleti Doğa Eko Sistemi Genel Peyzajı - Antalya

Sinan Değirmeni Karapınar Gerdemeli Karadere Göleti Doğa Eko Sistemi Genel Peyzajı - Antalya Bizimle birlikte Antalya Doğa Krallığında su ve orman ekosistemlerinin doğasını keşfetmek için yolculuğa çıkınız. Y...

Sinan Değirmeni Zahire Tahıl Ambarları Ve Doğa Sistemleri-Antalya

Sinan Değirmeni Zahire Tahıl Ambarları Ve Doğa Sistemleri-Antalya Bu belgeselde bizimle Antalya'nın nice saklı yaşam sırları barındırdığı Sinan Değirmeni Köyüne bizimle birlikte...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |