http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Kasımlar Kanyonu - Keşfedilmemiş Cennete Yolculuk Tam Bölüm - Antalya/Isparta - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Kasımlar Kanyonu - Keşfedilmemiş Cennete Yolculuk Tam Bölüm - Antalya/Isparta

Kasımlar Kanyonu - Keşfedilmemiş Cennete Yolculuk Tam Bölüm - Antalya/Isparta

Tarih 07 Eylül 2014, 12:01 Editör Mehmet SÖKMEN

Kasımlar Kanyonu - Keşfedilmemiş Cennete Yolculuk Tam Bölüm - Antalya/Isparta










ISBN 978-605-88104-0-2
Kasımlar Kanyonu - Keşfedilmemiş Cennete Yolculuk Tam Bölüm - Antalya/Isparta
Köprüçay’ın ana kaynağıdır, Kasımlar Kanyonu. Keşfedilmemiş Cennete Yolculukla, Kanyona ulaşmak için, gece saat 3 te Antalya'dan yola kim çıkar? İşte biz beş kişilik guruba bunu yaptıran, büyük doğa aşkı ve sevgisidir! doğa aşkıyla yanıp tutuşan biz beş kişilik arkadaş gurubu, Mehmet Sökmen, Hüseyin Kula, Korkmaz Önkibar, Kerim Özbek ve Mehmet Kafkas, uyku uyumayarak, gecenin 3 ünde tam 4 saat yol alarak, zorlu yol şartlarına meydan okuyarak, Kasımlar Kanyonu ile sabah saat 7 de buluştuk. Hüseyin Kula arkadaşımızın ünlü, enfes Tüskülü Hüseyni Çayı ile sabah kahvaltısı sonrası, kanyon geçişine başlamadan etrafımıza, manzaralara baktık! Aman doğa! Sen neymişsin bee! Bu ne güzellik? Bu ne zerafet? İşte cennet dedikleri şey bu olmalı dedik! Bağırdık, ama özgürce, korkusuzca! Zaten burası doğanın bağrı, kalbi değil midir? Biz bağırdıkça doğa ana, bize anında seslerimizi kulaklarımıza yansıtarak en sevdiğimiz yeşiliyle cevap verdi. Bağrıma, yeşilime ve cam göbeği sularıma hoş geldiniz, bu gün sularımı sizin için ısıttım. tabanım biraz yosunludur, yürürken biraz dikkat dedi doğa ana! Avazınız çıktığı kadar bağırın, çatlayıncaya kadar. Özgürce bağırın, bu gün kafanıza kaya atmayacağım, benim güzel konuklarım.... dedi doğa ana....
Keşfedilmemiş Cennetime tekrar tekrar hoş geldiniz, dedi doğa ana....
Doğa ana, Kasımlar Kanyonunun bu ilk etabını tamamı ile göl ve göletlerden oluşturmuş, kanyon geçişi büyük çoğunlukla yüzerek geçilecektir. Ağustos ayında suların en az zamanında bile yüzmeden veya suya girmeden, geçilemeyeceğine göre, kış ve bahar mevsimlerinde, tam profesyonellik olmadan geçmek olanaksızdır.
Bol bol fotoğraf ve video çekiyoruz. Keşfedilmemiş cenneti sizlere sunmak için! Sadece sizlere sunmak mı? Baylar bayanlar, çok kısa süre sonra bu cennet baraj göl sahası altında kalacaktır!
Suların, dağların ve masalların coğrafyasıdır, Kasımlar Kanyonu! Yüksek tepeler, dev kayalıklar, derin yarları ve yarıkları, çağıldayarak akan nehirdir Kasımlar Kanyonu! Antik zamanların taş köprüleri, kemerleri, ışıltılı kentleri, son demlerini yaşayan köyler; bilgeliğin kuşattığı efsanevi hayatların suyu ile can bulduğudur, Kasımlar Kanyonu!… Evet, işte, bütün bunlar, Dedegöl Dağları’ndan doğup Antalya Serik’te Akdeniz’e dökülen, bağrından Köprüçay’ı doğuran, 160 kilometrelik akışı boyunca sunduğu mucizelerdir Kasımlar Kanyonu!.
Binlerce yıldır bereketli sularıyla Akdeniz’i emziren sabırlı bir anadır Dedegöl Dağı!… Dedegöl Dağıdır ki, karnından çok sayıda kanyon doğuran! Bu filmimizde ise, Kasımlar Kanyonu! Heybetle yükseliyor karşımızda, sarp kayalıkları. Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte, Ağustos ayında kardan eser kalmamış zirveleriiii, turuncuya kesen dağın eteklerine yayılmış köyleri seçmeye çalışsam daaa,  nafile! Biraz aşağıda Dedegöl’ün koynundan çıkıp, Akdeniz’e gelin giden Kasımlar Kanyonu, bir süre daha yol aldıktan sonra, çok sayıda yan çarşaklardan da mamasını alıyooor. sonra, büyüyor, bir çırpıda Köprüçay olarak Akdenize doğru salınaa, salınaa nazlı gelin beyazı köpükleri ile yolunu buluyor.
Bu bahar, bu kış, ya da daha kısa zamanda artık Köprüçay’ın bu bölgedeki son coşkulu akışı olacak. Çünkü inşaatı hızla devam eden Kasımlar Barajı ve HES projesi için sularına kelepçe vuracak iş makineleri bir çok yollar açmış, nice güzelim çam ve sedir ormanlarını yok etmiştir. Atalarımızdan bize miras kalan, daha doğrusu ödünç teslim edilen bu doğa harikası sahasını hoyratça, acımasızca ve zalimce katleden zihniyeti lanetliyorum. Öğrenilmiş çaresizlik içinde seyrediyorum, Yine öğrenilmiş yılgınlıkla, suda yavaaaş yavaaaş ısıtılan kurbağa misali gibi taaa derinden sessizleşmiş olarak Kasımlar Kanyonu saklı cennetini kayda alarak gelecek nesillere sunuyorum. Umarım ki, bizden sonraki çocuklarımız, doğa katliamcısı dedelerini naletleyeceklerdir. İşte, Kasımlar Kanyonunun milyonlarca yıldır, özenle doğurduğu, şekil ve güzellik verdiği, Köprüçay’ın hüzünlü sonu! Evet, evet, evet, izleyeceğiniz bu film, tek ve özel çekilmiş olup, elde ve sistemde kalacak son görüntüler olacaktır. Çünkü, nehrin bu bölümünde büyük bir baraj gölü oluşturulacak, Artık Kasımlar Kanyonu diye bir kavram olmayacak. Bu film, izleyicisi ile Kasımlar Kanyonunun tek tanığı olacaktır.
KASIMLAR KANYONU : Sütçüler ilçesi Kasımlar Beldesi ve Kesme Beldesi arasında olup yakınlarında Çukurca, İbişler yerleşkeleri bulunmaktadır.
Ayakkabılarımızı çıkardık, su ayakkabılarımızı ayaklarımıza geçirdik. İlk başlangıç gölcükleri hala yürümeye elverişlidir. Ancak, bir sorun var! suların tabanındaki kayalar yosunludur ve çok kaygandır. Eeee, ne yapalım? Doğa ana baştan bizi uyardı, koşullarını sıraladı. Bu nedenle sudan geçerken yavaş ve dikkatli olmak zorunluluğu vardır, aksine olumsuz durumda, kanyondan çıkmak olanaksızdır, yani doğa ana, ölüme mahkum olmuş canlısına da çok cömert davranıyor, hemen bağrına basıyor, karıncalarına, et yiyicilerine bir talimat veriyor, derhal dönüştürüyor, sadece varsa ruhuna cennetinde en güzel yerlerini tahsis ediyor. Bizden söylemesi, bizden sonra gideceklerin dikkatine özenle sunulur.
Sabah saatleridir henüz! Güneş çınar ve çamları aydınlatmış. Gölcükler, çam ve çınar ağaçlarının muhteşem ve sarhoş edici yeşilliklerinden yakamozlar oluşturmuş, haydi, çekin bu manzaraları, bir saat sonra deseniz bile olmaz diyor sevgili doğa ana...
Güneş ışınları karşı yüksek sarp kayalıklara ve burada hayat bulan çam ve çınar ağaçlarını aydınlatmış, kanyon tabanı henüz gölgedir. Arkadaşlarımız artık su içindeki keyifli yürüyüşlerine başlamıştır.
Cam göbeği rengindeki suları doğa ana bizim bacaklarımız üşümesin diye özenle ılık hale getirmiştir. Yem yeşil renkteki sulara, devasa büyüklükteki kayaların muhteşem yapılardaki görünümleri yansıması, olağan üstü güzellikte bir panorama sunuyor.
Masmavi gökyüzü, sarp kayalıklar, yem yeşil çamlar, suya yakamoz olmuş, çamların ışıltılı yaprakları ve cam göbeğinin tüm tonları gözümüzde bir başka oluyor, işte budur Kasımlar Kanyonu!
Doğa ananın işine akıl sır erer mi hiç? Hani derler ya, çoban isterse tekeden sütü çıkarır! İşte doğa ananın ki de böyle bir şey. baksanıza kayadan suyu çıkarıyor!
Baksanıza, ekip arkadaşlarımızın keyfine! Doğa aşkı bunları sarhoş etmiş, kaya üzerinde dönüp duruyorlar, ama meraklanmayın, ne yapacaklarının farkındalar....
Güneş yüksekleri tamamen aydınlatmış, kanyon içi hala gölgeliktir, biz de bunun tadını çıkarıyoruz.
Artık koşullar biraz daha zorlaşıyor, yürümek gittikçe ağırlaşıyor, dev boyuttaki ilginç yapılı kayalar, kayaların doruklarında hayat bulmuş yeşil canlılık ve endemik ekosistemler!
Kanyonun geçişi yapılmamış ve bilinmeyen Kasımlar Sahasında geçiş yaptık. Bu bölümde olağan üstü doğa oluşumları; Karstik topoğrafya şekillerinden Labya’lar/adamkayalar bulunmakta olup, bu şekillere yörede “Şeytan Kayaları” adı verilmiştir. Kalker gibi dirençli ve çatlaklı taşlar içinde, akarsuyun derinlemesine aşındırmasıyla oluşmuş. Vadinin yamaç eğimleri çok dik olup, 90 dereceyi bulur. Tam bir kanyon vadi şeklindedir. Kil, kumtaşı, konglemera ve kalker kayaçlarından meydana gelen jeolojik yapısı karstik yer şekillerinin oluşmasına imkan sağlamaktadır. İleride Körülü Kanyon Milli Parkın ana kaynağını oluşturacaktır. Alt katmanlarda eriyebilen kireçtaşını koruyan sert konglomera şapkaları yardımıyla oluşuyor. Yine kaynaklık yaptığı Köprüçay kanyonu ise Anadolu'da benzerleri içinde en etkileyici olanlardan biri. Çok sayıda pınarın çaya karıştığı kanyonun dibi yer yer neredeyse güneş ışığı almıyor.
Artık boyumuzu neredeyse aşmaya başlayan sulardan yüzmeden veya dikkatli yürümeden geçemeyeceğimizi anlıyoruz, Çantalarımızı korumaya aldıktan sonra suya bırakıyoruz, göl yüzeyi bu sahada genişlediği için su durgun görünümde akmaktadır. Dolayısı ile suyun akış yönünden etkilenmeden ilerliyoruz, burası muhteşem panoramalar sunan bir bölümdür, yaklaşık 400 metredir. Ekip arkadaşlarım tam bir ekip ruhu ve dayanışması içinde birbirlerini koruyarak ve kollayarak ilerliyor, özgürce bağırıyor ve haykırıyorlar. Güneş henüz bu sahaya inmemiştir, zaten tam öğle saatlerinde tepeden en fazla bir saat kadar suya yansır.
Artık bu bölümü de yavaş yavaş terkedip ilerliyoruz, kaya duvarların haşmetli duruşları doğanın gücünü bir kez daha gösteriyor. Bu sahaların kış ve bahar aylarında geçişi neredeyse olanaksızdır, kuvvetli su debisi insana tutunacak nokta imkanı sunmaz.
Artık sular derinleşiyor, yüzme faslı olmadan geçmek imkansızdır, çantalarımız suyun üstünde sırtımıza yük olmadan, biz de rahat rahat yüzmenin keyfini çıkararak ilerliyoruz. kısa aralıklarla su üstünde yürümeye devam ediyoruz, tekrar derin sahalara dalarak yüzerek ilerleyişimiz sürüyor.
Doğa ana muhteşem güzellikteki panoramalarını her yerde farklı sergiliyor. 300 metre yükseklikteki kaya duvarlar seslerimizi bize yansıtıyorlar, bu gün sizin için özel hava durumu ayarladık diyorlar.
 Kameramızı gök yüzüne doğru çevirdiğimizde, yaklaşan iki yaka rahatça görülebiliyor. Güneş ışığı yukarıdan dik olarak yansıyor. Yansıma, kaya duvarlarda hayat bulmuş çeşitli tipteki ağaçların görüntüsünü muhteşem kılıyor.
Bu bölümde milyonlarca yıllık süreçlerde, suların kayaları yapılandırma biçimleri çok farklı ve renkli özelliklerle karşımıza çıkıyor
Yüksek kaya duvarlar arasından keyifle ilerliyoruz.
Yolumuz gittikçe daralıyor ve engellerle karşılaşıyoruz.
İlerledikçe sürprizler sürekli artıyor.
Bölgenin kil, kumtaşı, konglemera ve kalker kayaçlarından meydana gelen jeolojik yapısı karstik yer şekillerinin oluşmasına imkan sağlamaktadır.
Kasımlar Kanyonu su kaynaklarının devamı olan Milli Parkta vadi tabanlarından,dağların çıplak doruklarına doğru çam, selvi, sedir ve çok sayıda yapraklı ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü zengin maki topluluğu ile desteklenmektedir. 400 hektarlık saf Akdeniz selvisi ormanı, flora özelliklerinin en önemli ve en belirgin alanıdır.
Milli Parkın yaban hayatının listesinin oldukça geniş olmasına rağmen usulsüz avlanmalar sonucunda türler azalmıştır. Yaban hayatının belli başlı üyeleri;geyik,dağ keçisi, ayı, tilki, kurt, tavşan, sansar, porsuklardır. Köprü kollarında bol miktarda alabalık bulunmaktadır.
İlerledikçe, kanyon şartları biraz daha zorlaşıyor ve çok dikkatli davranmamız özenle isteniyor, doğa ana tarafından....
Derin gölcüklerden yüzerek ilerliyoruz....
Kanyonda ilerlerken, önümüz devasa büyüklükteki kayalar tarafından kesiliyor, kimi yerden deliklerden geçiyoruz, tabi ki yüzerek deliklerden geçiyoruz. Ama burada, doğanın en muhteşem yapılanmalarını kayda alma zevkini iliklerimize kadar yaşıyoruz.
Artık geriye dönme zamanımızın yaklaşmakta olduğunu, Rehberimiz Hüseyin Kula bize işaret ediyor. Ama bu muhteşem güzelliklerin tamamını görmeden kimse geri dönmek istemese de, öğlen sonu molasını, doğa ananın asırlar boyunca özenle inşa ettiği muhteşem güzellikteki Kesikkaya Doğal Yüzme Havuzunda veriyoruz. Öğle yemeğini de burada yemenin keyfini yaşıyoruz.
İşte Kesikkaya Yüzme Havuzu alanındayız, maalesef, planımızda olmasına rağmen, daha ileriye gidemiyoruz, çünkü zaman yetersizliği, bize en önemli engeldir. Planımız günü birlik üzerine kuruludur. Kanyonun tümünü geçmek için en az 20 gün harcamak gereklidir, şartlar izin vermediği için bölümler halinde geçiş yapmanın en iyi çözüm olduğunu düşünüyoruz.
Ekibimiz kaygan sahanın verdiği yorgunluğu, üzerinden atmak için hemen havuza dalıyorlar, yüzüyorlar, doğa analarına teşekkür ediyorlar, ey doğa sen büyükmüşsün bee, diyorlar....
Devasa Bazalt kayalıkların oluşturduğu doğal havuzda,
Korkmaz Önkibar, Mehmet Kafkas keyifle yüzerken, Hüseyin Kula ise, dostlarına su atıyor... Kerim Özdemir, keyifle seyir alemindedir. Mehmet Sökmen'de kayıttadır
Bazalt andezit kayanın tavanında, suyun yansıttığı güneş ışıkları, dalgalanmalarla dans ediyor. Kaya duvarın suya yansıması cam göbeği doğal havuz suyunda mükemmel bir yakamoz oluşturmuş, insanı hayal alemine götürüyor, doğanın bu muhteşem güzelliği, en büyük aşk şarabından daha güçlüdür. İşte aşk şarabının taa kendisi... Buu, doğanın, doğa ananın aşkından başka bir şey olabilir mi, ne dersiniz?
Aşk şarabının merkezi olan bu doğal havuzun geriye bakan kısmındaki geniş pencereden kanyonun Kasımlar yönünü izlemek, bir başka keyiftir. Hüseyin Kula, doğa ananın aşk şarabını içmiş, baş döndürücü muhteşem dalgalı yansımaları seyrediyor.
İşte mola ve öğlen yemeği keyfi! çok kişiye nasip olmayan bir şans! Sadece biz beş kişiye! Doğanın kalbinde, doğa ananın mühendisliği mekanında dinlenme, yüzme ve öğlen yemeği keyfi! Zaman hep sabit dursun, akşam hiç olmasın diyoruz, amaaa, her şeyin bir sınırının olduğu gibi, bu muhteşem zamanımızın da sonu geldiii, çattı!
Son bir kez daha kısa süreliğine havuzumuz çevresini inceliyoruz, ne hüzünlü bir durum! Artık geri dönmenin vakti diyoruz, biraz daha, biraz daha desekte, doğa ana, kesin bir dille, haydi son görüntülerinizi çekin ve buradan kaybolun diyor... Biz de aynen öyle yapıyoruz....
Akşam dönüşümüz hızla devam ediyor, parkurun sonuna ramak kala, kameramı suya düşürüyorum, ben dahil ekip arkadaşlarım çok üzülüyorlar, çünkü ne meşakkatlerle bu görüntüleri kaydettik. Çok büyük keyif, feragatle yaptığımız etkinliği kayda almıştık. Neyse ki Hüseyin Kula hızla bizden ayrılarak, parkur sonu akşam çayı ve kameranın kurutulması için ateşi yakmaya gitti. Kameramızı kuruttuk ertesi gün servise verdik, sağ olsunlar, tüm kayıtlarımızı eksiksiz kurtardılar. İşte bu saye de sizlere sunma olanağımız oldu. Emeği geçen her kese teşekkürlerimizle....
Nehrin Kasımlar sahasındaki adı Aksu. İleride, Isparta sınırını aştıktan sonra, Oluk Köprü’nün altından akıyor ve bu yüzden Köprüçay diye anılıyor. Bugün Başpınar olarak bilinen ana kaynak yöre halkı tarafından yaz aylarında bir ziyaret yeri olarak kullanılıyor. Başpınar ve çevresi, Serik civarından, nehri ve dağ yollarını izleyerek göç eden Yörüklerin de yazı geçirdikleri bir bölgedir.

Kasımlar Kanyonunun doğurduğu, Köprüçay’ın yaşam verdiği Yılanlı Ovası’nı geçip Pazarköy ve Ayvalıpınar’a doğru ilerliyoruz. Pazarköy’den sonra kıvrılarak vadiye giren nehir, irili ufaklı birçok dereyle birleşiyor. Bir zamanlar el dokuması halıcılığın merkezi olan Ayvalıpınar, bölgenin önemli yerleşimlerinden biridir. Köprüçay buradan güneye doğru kıvrılarak derin bir vadiye giriyor. Köprü başındaki Belence ve Kesme levhalarının işaret ettiği yöne doğru ilerliyoruz. Yolun batıya doğru giden kısmı ise Adada ve Sütçüler’e ulaşıyor.
Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Kasımlar beldesinde derin kanyonlar dizisinin ilkine giren Köprüçay, Çaltepe/Bolasan köyü önlerinde kısa bir süre için düzlüğe çıkıyor. Kasımlar’ın güneyindeki Fındık Mahallesi’ni geçince başlayan 22 kilometrelik kanyon, keşfedilmeyi bekliyor. Arka planda Dedegöl silsilesi yükseliyor. İşte diğer etaplarımızda, bu sahalarında çekimlerini yapacağız.
Kasımlar Kanyonu her şekilde Köprüçay’ın Aksu’dan başlayıp Manavgat sınırına kadar olan bölümüni kapsar, Yukarı Köprüçay Havzası olarak adlandırılıyor. 26 köyü barındıran havzanın toplam alanı 110 bin hektara yayılıyor. Bu coğrafya, kuzeyden güneye doğru her adımda değişen hareketli topografya, yüksek tepeler, dev kayalıklar ve derin vadilerin ortasından akan Köprüçay’ın kıvrımlarıyla sürprizi bol bir coğrafyadır. Mayıs’ın sonlarına doğru nehir debisinin en yüksek olduğu dönemleri yaşıyor. Doğa, Köprüçay’ın camgöbeği rengini görmek için yağmurların azaldığı zamanı tercih etmek gerektiğini söylüyor. Ancak yine de bir süre yoldaşlık ederseniz onun dilini çözebilir, sabah saatlerindeki bulanık akışının öğleye doğru pırıl pırıl olacağını görebilirsiniz.
Kasımlar Kanyonuna yolculuğumuzda, Belence köyünden sonra yol, bizi havzanın kalbi olan Darıbükü ve Kasımlar’a doğru götürüyor. Yol boyunca karşılaştığımız köprüler, İncidere köyüne ve mahallelerine giden yolları anayola bağlıyor. İncidere Köprüsü’nü geçince yolun solunda kartal yuvası gibi yükseklerde kurulmuş Kürüz Mahallesi’ndeki birkaç ev göze çarpıyor.
Kasımlar, sırtını dağlara yaslayıp ayaklarını Köprüçay’a uzatmış bir yerleşim yeridir. Özgün taş evleri ve dar sokaklarıyla dikkat çekici bir Toros kasabasıdır. Kasımlar’ın güneyindeki Fındık Mahallesi’ni geçince başlayan ve keşfedilmeyi bekleyen kanyon, 22 kilometrelik uzunluğuyla ülkenin en uzun kanyonlarından biri olduğu için yakın zamanda bu alanları çekim programlarımıza aldık. Kanyonun girişinde yükselen kayalıkların görüntüsü etkileyici ve muhteşemdir. Bu kayalıklarda geyikler yaşıyor. Batıya doğru gidildiğindeyse Bucakdere köyüne ulaşılıyor. Yalçın kayalıklara bakan yamaca kurulan Bucakdere uzaktan bakılınca büyük bir kuş yuvası gibi görünüyor.
Köprüçay, yolculuğu boyunca doğa harikası kanyonlardan geçiyor. Bu kanyonların en ünlüsü Köprülü Kanyon Milli Parkı içinde yer alan Oluk Köprü Kanyonudur. Burada sayısız pınarların katkısıyla Köprüçay büyük bir ırmak haline geliyor ve kanyondan çıktıktan sonra yer yer çok sert akıyor. Bu özelliği Köprüçay’ın bu bölümünü en önemli rafting parkurlarından biri haline getiriyor.
Kasımlar Kanyonunu geçerken, şunu sordum kendime. “Cennet burası değilse neresi?” Abartmıyorum. filmi izlediğinizde bana hak vereceğinizden eminim.
Kanyon sahası, su zengini bir bitki örtüsünü besliyor bu cennet sahasında!. Onlarca çeşit ağaç ve bitki sizi, ona hayran kalmanız için bekliyor. Dönüş yolunda bir çok sürprizle karşılaştık. Ağzımız açık kaldı da diyebilirim. Çünkü sular kayaları oymuş ve delmiştir, kayanın içinden fışkırıyor. Bu güzellik ve bunun daha birçoğu kayaları delip, size poz veriyor. Yanlış anlamayın ha, altında toprak falan yok. Sürekli düşünmek zorunda kalınıyor insan! Bu nedir? Buradan daha güzel neresi olabilir? Böylesine bir güzellik nasıl oluyor da kayaları delebiliyor? diye diye yolumuza devam ediyoruz.

Tanımlaması yapılmayan bu muhteşem doğa sahasını ilk kez biz görüntüleyip kayda aldık. O yüzden bu geçişimizin adını “Keşfedilmemiş Cennete Yolculuk” koydum.
Burada daha çok kayda alınması gereken o kadar çok saklı cennetler var ki, doğanın en güzel açık saha otelleri bizleri bekliyor, masraf yok, gecelik ücreti yok, sadece çadırımızı kuracağız, doğa gerisini hallediyor.

Kasımlar Kanyonu, Köprülü Kanyon'un başlangıcıdır. Nehrin asıl kaynağını Isparta'nın ilçesi olan Aksu'dan gelen ırmak ve yine Isparta'ya bağlı Karacahisar Köyü'nden çıkan su oluşturmaktadır . Kanyon Kasımlardan Antalya'nın Değirmenözü köyü'ne kadar yaklaşık 25 km boyunca dar vadilerden oluşmaktadır . Bu kısımda özellikle suyun yükseldiği zamanlarda yürüyerek geçiş çok zordur. Ama yaz aylarında yürüyerek geçiş yapılabilir. Değirmenözü Köyü'nden sonra nehir tamamen açık alanda akar . Daha sonra nehir tekrar dar vadilere girer . Bu ikinci kısım Köprülü Kanyon Antik Köprüsüne kadar devam eder.Yine bu bölümde dik vadiler zor geçişler ve doğal güzellikler vardır.
Köprüçay Aksu İlçesinde, Anamas Dağları’ nın güney yamacından doğan küçük bir dere Köprüçay. Bu küçük dere Sorgun Yaylası’na ulaştığında menderesler çizerek ilerler. 4 km’lik Sorgun Yaylası’nı geçtikten sonra güneye yönelir ve Aksu kaynağının sularını da kendisine katarak, Zindan Boğazı’na girer. Bu alanda derinliği yüzeyden 200-300 m’ye ulaşan, içerisinde doğal ve suni alabalıkların oynaştığı ve ulaşmak istediği yere bir an önce varma telaşı içinde delice coşan, şelaleler oluşturan bir çaydır.
Derenin buradaki adına Aksu Çayı denilmekte. Zindan Boğazı güneyde Aksu ve Yılanlı Ovası’na açılır. Burada kanyonun suları ovanın şah ve kılcal damarlarını oluşturur, ovadaki binbir türlü yeşilliğe can veren hayat suyuna dönüşür. Aksu Çayı, Aksu ve Yılanlı Ovaları’nı suladıktan sonra kendisine yeniden bir çeki düzen vererek, üzerindeki çam ormanı yeşiliyle uyumluluk gösteren yeşil kayalar serpantinit içinde bir vadi oluşturur. Aksu Çayı, Ayvalıpınar Kasabasından sonra güney-doğuya yönelir ve Ayvalı Çayı adını alarak, Belence Boğazı’na girer. Belence Boğazının içinde birkaç yan dere ile Başak Dere’nin de suyunu alan Ayvalı Çayı, biraz daha güçlenerek güneye Kasımlar’a doğru yönelir. Kasımlar’ın doğusunda Kartoz Çayı’yla birleşir ve buradan sonra adı artık Köprüçay Irmağı’dır.
Kartoz Çayı’nın da desteğini alan Ayvalı Çayı, kalın kireçtaşlarını delmeye hazır bir potansiyel oluşturur. Bu nehir Kasımlar’ın güneyinden başlayarak Değirmenözü Köyü’ne kadar 12 km uzanarak, sadece kireçtaşları içinde devam eder. Bu kesimde kendisinden 200-300 m. yüksekliğe ulaşan dar bir kanyon oluşturur. Kanyon boyunca kanyonun iki tarafındaki yüksek kayalar yer yer birbirlerine yaklaşmakta ve yöre halkı tarafından kayalara “Öpüşen Kaya” ismi verilmektedir.
 Nehir, Değirmenözü Köyü’nün güneybatısında bir menderes yaparak, tekrar güneye yönelmekte ve ikinci kanyona girmektedir. Bu kanyonun uzunluğu 1,5 km.dir. Bu kısa kanyondan sonra nehir kıvrımlar çizerek, adacıklar oluşturur, Çaltepe güneyine kadar; yaklaşık 15-20 km, yöre halkının “Uyuyan Su” dedikleri durgun su şeklinde akar.
Çaltepe güneyinden tekrar karbonatlı kayaçlar içerisine giren su Oluk Köprü’ye kadar dar ve derin bir kanyon daha oluşturur. Bu kanyonun haritadaki uzunluğu 15 km.den daha fazladır. Çevre köylülerinin anlattığına göre bu kesimde 60 m.ye varan şelaleler (uçan su) ve zaman zaman nehirin kayalar altında kaybolduğu alanlar (yiten su) olduğu belirtilmektedir. Köprüçay Antalya Serik yakınlarında Akdeniz’e dökülmektedir.
COĞRAFYA
Kasımlar Kanyonu: Türkiye’nin en uzun kanyonu olan Kasımlar başlangıçlı olan ve daha sonra Köprüçay Kanyonu adıyla, Sütçüler ilçesinin doğusunda Kuzey Güney yönlü uzanmaktadır. Aksu ilçesinde başlayıp, Antalya’nın Serik ilçesi üzerinden Akdeniz'e kadar uzanan Köprüçay yaklaşık 50 km uzunluğundadır. Kasımlar Kanyonu, Sütçüler/ Kesme - Serik/ Yeşilbağ arasında yaklaşık 20 km.lik kesimi oldukça dar ve derindir, derinlik bir çok yerde 800 m olması nedeniyle oldukça ilginç doğa oluşumlarını sergiliyor.
Kasımlar Kanyonu sahasında, gerek bitki örtüsü ve doğal güzellikleri, gerekse su kaynakları ve çeşitli ekonomik etkinliklerle oldukça ilgi çeken saklı doğa cennetidir. Bu doğa cenneti çok yakında Hasanlar Barajı göl sahası altında kaybolup gidecektir.
Kasımlar Kanyonu sahasında, farklı iklimsel özellikler gözlenir. Kış aylarında İzlanda alçak basıncının Balkanlar üzerinden ve Orta Akdeniz'e inerek, ılımanlaşmış şeklinden etkilenir. Ancak kanyon yüksek sarp dağlık sahalarda, oldukça soğuk mevsim hüküm sürer. Kış aylarında kuru soğukların sebebi olan, Sibirya yüksek basıncı, zaman zaman bölgeye kadar sokulmaktadır. Ayrıca, kış aylarına geçiş dönemlerinde Kuzey Afrika üzerinden gelen tropikal hava kütlelerinin etkisi de gözlenir. Yaz aylarında ise Basra alçak basınç sistemi ve Azor yüksek basınç sisteminin etkili olduğu görülür.
Kasımlar Kanyonu sahasında, uzun süreli gözlemlerin klimatolojik olarak incelenmesi sonucunda, Akdeniz iklimi ile Orta Anadolu’da yaşanan karasal iklim arasında geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bu nedenle kanyon sahası sınırları içinde her iki iklimin özellikleri gözlenir. Akdeniz kıyılarında görülen sıcaklık ve yağış özellikleri ile karasal iklimin düşük sıcaklık ve düşük yağış özellikleri tam olarak gözlenmez. Kanyonun güneye uzanan bölümlerinde, Sütçüler dahil, Akdeniz, kuzeyinde Ş.Karaağaç, Yalvaç'a kadar karasal iklimin özellikleri gözlenir.

Kasımlar Kanyonu sahasında, Yaz ve sonbahar ayları oldukça kurak geçmektedir. Ancak kış mevsimindeki yağışlar, yüksek kesimlere kar, biraz daha alçak bölümlere yağmur bırakması nedeniyle, su debisi, Ağustos ayında bile iyi durumdadır. Yağışlar genellikle yağmur, kış aylarında ise zaman zaman kar, bahar ve yaz aylarında ise sağanak yağışlar şeklinde gözlenir. Kanyon ve çevre sahasının Sütçüler Kesme bölümü dahil, içindeki yağış dağılımında ise güneyden, kuzeye çıkıldıkça, yıllık yağış toplamları azalmaktadır.
Kanyon sahası, coğrafik yapısı nedeniyle dağ-vadi meltemlerinin etkisinde kalmaktadır. Orta Akdeniz üzerinden gelen alçak basınç sistemlerinin önünde güneyli yönlerden kuvvetli rüzgarlar, zaman zaman fırtınalar görülür. Bahar aylarında görülen orajlı kararsızlık yağışlarıyla birlikte kuvvetli rüzgarlar gözlemlenir, uzun yıllar ortalama hızı 2.1 m/sn’dir. Rüzgar hakim yönü ise güneybatıdır. Ortalama fırtınalı günlerin sayısı 4.9, kuvvetli günlerin sayısı ise yaklaşık olarak, 51.5 gündür.
Kasımlar Kanyonu sahası Bitki Örtüsü ve Yaban Hayatı, geçtiği arazisinin yarısına yakın bir kısmı ormanlardan oluşmaktadır. Bu alanlar içinde verimli orman ağaçlarının yanı sıra fundalık ve çalılık alanlara da karşılaşılmaktadır. Bu araziler dışındaki alanlarda ise bitki örtüsü otlardır.

Kasımlar Kanyonu Vadisi boyunca Köprülü Kanyonun Sağirin ve Aspendos antik kenti sahasına dek, Akdeniz sahillerinin tipik bitkilerinden olan zeytin, mersin gibi ağaçlara rastlanır. Kasımlar Kanyon sahasının Dedegöl Dağlarının Kuzey Batı eteklerine kadar olan  saha ve güney eteklerinde sedir ağaçları da bu bitki topluluklarına katılır.
Kasımlar Kanyonu sahasının 1500 m. yükselti kuşağına kadar, Akdeniz’e özgü maki türü ağaççıklarla birlikte, meşenin egemen olduğu yapraklı ormanlar bulunur. Sütçüler Kesme bölümlerinde ise, yer yer, iyi koru niteliği gösteren yapraklı ormanlar geniş alanlar kaplar. Yapraklı ormanlar üzerinden itibaren, 1700-1800 m.lere kadar kızılçam, karaçam, sedir ve ardıç gibi ibreli ağaçlardan oluşan ve özellikle kanyonun güneye uzanan bölümlerinde, çok iyi koru özelliği gösteren, iğne yapraklı ormanlar yayılmıştır. Bu ağaçlardan başka buralarda yer yer köknar ağaçlarına da rastlanmaktadır.
Kızılçam ve karaçamdan sonra kanyon sahası orta yükselti alanlarında en çok alan kaplayan ağaç, Torosların temel ağacı olan sedir, olumsuz insan etkileri nedeniyle daralmıştır. Sedir ormanları, ancak Davras dağı eteklerinde, Barla-Senirkent arasında ve yüksek dağların doğu ve kuzey yamaçlarında yayılım göstermiştir. Umarım, bu güzelim Sedir ormanları rant uğruna feda edilmez.
Kasımlar Kanyonu sahasının Asli Orman Ağaçları, Isparta Orman Bölge Müdürlüğü ormanları dahil, kızılçam, karaçam, sedir, göknar, ardıç, sarıçam, sarıçamların bir başka yoğunluk alanı da Gölcük Tabiat Parkında dır. İbreliler ile meşe, çınar, kızılağaç, akasya, dişbudak, kestane ve sığla gibi yapraklı türler vadinin bulunduğu sahaların yükseklerinde bulunmaktadır.

Kasımlar Kanyonu sahasının Diğer Orman Ağaç ve Ağaççıkları, Pırnal Meşesi, kermes meşesi, akçaağaç, akçakesme, kocayemiş, zeytin, keçiboynuzu, defne ve mersin ağaç türleri dir.
Otsu Bitkiler de farklı yayılım biçimleriyle, kekik, adaçayı, sistuslar, ladenler, katırtırnağı, çayır ve mera bitkileri en çok görülen bitki türleridir.
Kasımlar Kanyonu sahasında ve farklı yükseltilerinde, yabani hayvan türleri bakımından zengin çeşitlilik gösterir. Yaban hayvanları arasında yaban domuzu, sansar, porsuk, tilki, tavşan, sincap, kurt, karaca, alageyik, dağ keçisi, ayı ile kuş türlerinden yaban ördeği, keklik, çulluk, saksağan, sülün ve kaz sayılabilir. Kanyondaki tatlı sularda ise levrek, sazan, çiçek, yengeç ve ıstakoz bulunmaktadır.
Kasımlar Kanyonu ve devamı olan Milli parktaki florada, Kızılçam, Karaçam, Sedir, Göknar, Servi, Dişbudak, Pırnal Meşesi, Sapsız Meşe, Yabani Zeytin, Sandal, Koca Yemiş, Sakız, Keçi Boynuzu, Defne, Mersin, Alıç, Karaçalı, Zakkum, Laden, Yabani gül, Funda, Sütleğen, Ilgın, Kekik, Böğürtlen, Eğrelti ve Tesbih başlıca ağaçlardır. Kara Günlük adıyla da tanınan Tesbih Ağacı, Selge antik döneminde kentin bir sembolü olarak sikkelere işlenmiştir. Yöre halkının üzüm, şarap, zeytincilik, hayvancılık ve kerestecilikle geçimlerini sağladıkları görülmektedir. Milli Park içindeki faunada bulunan hayvan türleri ise geyik, dağ keçisi, domuz, ayı, tilki, kurt, tavşan, sansar, keklik, güvercin, çulluk, üveyik, kartal, doğan, sazan olup kanyonun ağzında alabalık üretim merkezi ve restoranlar bulunmaktadır. Kanyonda bugün rafting ve kano sporları yapılmaktadır.






Bu haber 2884 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Sinan Değirmeni Karapınar Gerdemeli Karadere Göleti Doğa Eko Sistemi Genel Peyzajı - Antalya

Sinan Değirmeni Karapınar Gerdemeli Karadere Göleti Doğa Eko Sistemi Genel Peyzajı - Antalya Bizimle birlikte Antalya Doğa Krallığında su ve orman ekosistemlerinin doğasını keşfetmek için yolculuğa çıkınız. Y...

Sinan Değirmeni Zahire Tahıl Ambarları Ve Doğa Sistemleri-Antalya

Sinan Değirmeni Zahire Tahıl Ambarları Ve Doğa Sistemleri-Antalya Bu belgeselde bizimle Antalya'nın nice saklı yaşam sırları barındırdığı Sinan Değirmeni Köyüne bizimle birlikte...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |