http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Gökbük Kanyonu Geçişlerimiz - Gökbük Kanyonu Doğa Sistemleri - Finike - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Gökbük Kanyonu Geçişlerimiz - Gökbük Kanyonu Doğa Sistemleri - Finike

Gökbük Kanyonu Geçişlerimiz - Gökbük Kanyonu Doğa Sistemleri - Finike

Tarih 06 Eylül 2014, 15:21 Editör Mehmet SÖKMEN

Gökbük Kanyonu Geçişlerimiz - Gökbük Kanyonu Doğa Sistemleri - Finike










ISBN 978-605-88104-0-2
Gökbük Kanyonu 1. Etap Geçişimiz - Gökbük Kanyonu Doğa Sistemleri - Finike
Antalya'dan sabah saat 05 te yola çıktık, 140 km lik yolculuktan sonra Gökbük Köyüne ulaştık. Sabah kahvaltısını Gökbük kanyonu başlangıç yerinde Hüseyin Kula'nın nefis Tüskülü Hüseyni Çayı ile yaptık. Kanyon ağzına kadar olan 1 km lik yürüyüşe eşlerimizde katıldılar. Eşlerimiz Gökbük muhteşem doğasında büyülendiler, olağan üstü keyifle kekik topladılar. Sonra dönerek köy kahvesine döndüler, köylü kadınlarla sohbet ederken ben Mehmet Sökmen ve arkadaşım Hüseyin Kula ile birlikte kanyon 1. etabında geçişe başladık, geçişmiz yaklaşık 4 saat sürdü. Yakın gelecekte 2. etap geçişle kanyonun ilk bahar konumlu doğasını kayda alma işlemini tamamlayacağız.
Gökbük Kanyonu 300 metre derinliğe ve 4 km uzunluğa sahiptir.
Suyun aşındırması ile oluşan kanyonun içinde yer yer ufak göletler bulunmaktadır. Çevresinde nesli tükenmekte olan yaban hayatı ve ekolojik bitkiler barındıran kanyon adeta cennetten bir köşe gibidir.
2. Etap bölümlerinde çok sayıda göletin, bitki ve yaban hayatı türünün bulunduğu kanyon tam bir doğa cennetidir.  Gökbük kanyonuna daha ilk girişte bile girerken sedir, çam, meşe, ardıç, çınar ve sandal ağaçlarıyla turunçgillerin sarmaş dolaş olduğu görülüyor.
Gökbük köyünden girilerek gidilen kanyona, Yalnız Köyü Kapıçayı mahallesinden çıkılıyor. Kırmızı benekli alabalığın yetiştiği harika doğa yapısı, akan su ve şelaleleri ile vadide yüzlerce yıllık ağaçların bulunduğu ormanları, dünyanın en güzel sedir ormanlarıyla kaplı sarp kayalıkları, bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu derin kanyonu, dantel gibi örülmüş bu doğa harikası, ziyaretçilerini hayran bırakır ve insanın en mükemmel halinde bile bir eksikliği olduğunu hatırlatır.
Kanyon su debisi oldukça iyi durumdadır. Kanyon çevresinde yüzlerce yıllık sedir ormanları, Sarıkaya Yaban Hayatı Koruma Alanı ve 7 kilometre mesafede Arycanda Antik Kenti bulunan sahada birçok faaliyetin yapılabileceği turizm cenneti olarak nitelenebilir. Gökbük Kanyonu sahası coğrafyası ile, Gökbük Köyünde ise halkı turizme yatkın olduğundan desteklenmesi halinde dünyada tanımlanabilecek özel kanyon turizmi sahası ve kültür merkezi olur. Nüfusun yüzde 60’ı dışarıda turizm işi yapıyor. Altyapı desteği ile kalifiye insan sıkıntısı olmayacaktır. Alternatif turizmi burada cazip hale getirmek için devlet kurumlarının desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.
Gökbük Köyü’nde bulunan ve köyün ismini alan Gökbük Kanyonu köyün içinden geçen Akçay deresi yatağında oluşum geçirmiştir. Kanyonun oluşumu milyonlarca yıllık süreçler geçirmiştir.
Yaban hayatın içerisinde güzel bir zaman geçirmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken bir yerdir.

-----------------------------------
Çekim Tarihi: 05.05.2014
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 05.05.2014
Video Prodüksiyon Yapım Ve Yönetmeni: Mehmet Sökmen
Çekim, Yapım ve Yayın Mehmet SÖKMEN - 0532 5258493

06.07.2014 Geçişi
Köprünün hemen ilerisinde oluşturulan doğal havuz, farklı bir güzellik kapsamında, doğa ile bütünleşmiş ve köy kahvehanesini, gölgesinde barındıran yüksek çınar ağaçları, dallarını birbirine doğal olarak bağlamış ve kaynaşma ile iki ağaç, tek ağaç haline gelerek doğada benzersiz bir eşleşme yapmıştır. İki çınar ağacının dalları, birbirine doğal olarak çıkıntı kol şeklinde bağlıdır, yani her iki ağaç birbirini doğal olarak besleyebiliyor.
Kanyon geçişine başlamadan önce, Gökbük Köyü, Köy kahvesini ziyaret ederek kahvehanenin içini ve yaşamı görüntülemeden geçmek olmazdı! Kahvehanenin içindeki duvar resimlerinin her birinin ne anlam ifade ettiği ilk bakışta ortaya çıkıyor.
Havaların çok sıcak geçtiği 6 Temmuz 2014 tarihinde, Gökbük Kanyonunu, 25 kişilik Rota Dağcılık gurubuna, arkadaşım Hüseyin Kula ile birlikte rehberlik ederek orman kuşlarının cıvıltıları, ağustos böceklerinin çaldığı sazlar eşliğinde geçişini tamamladık.
Temmuz ayının kavurucu sıcağında, çınar ağaçlarının yaprakları altında, salına salına akan ve kıvrımlar çizerek devam eden, kanyon geçişi esnasında, katılımcılar çok büyük keyif aldılar, yeşilin tüm renklerini ihtiva eden turkuaz sularda yüzdüler, eğlendiler, ilk defa kapsamlı kanyon geçişinin zevkini yaşadılar.
Bu filmimizde sadece kanyon doğasının görüntülerini sizlere sunacağız.
Çınar yaprakları arasında süzülen güneş ışınları, kanyonun yeşil suları üzerinde, çınar gölgelerini delmiş ve küçük küçük parıltılar oluşturmuştur.
Bu filmimizde sizlere kanyonun yaz mevsimindeki durumunu görüntüledik ve sizlere sunuyoruz.
Gökbük Kanyonu, Gökbük köprüsünden itibaren kıvrımlar çizerek ilerler. yaklaşık 3 km devam ettikten sonra, birden bire keskin biçimde daralarak, yaklaşık 1 km uzunluğunda, muhteşem güzellikte, çok dar bir kaya duvar koridoru oluşturur. Her iki tarafı 90 derece dik, yüksekliği 100-150 metreyi bulan sarp kayalık duvarların tabanı da hızla daralarak genişliği en fazla 2-3 metreye kadar iner. Nispeten geniş vadi tabanına yayılarak, yeşilin tüm tonlarına sahip akan sular, bu dar kısımda sıkışarak hızlı ve kuvvetli bir debiye dönüşmektedir. Daralan kanyon tabanında, su, kuvvetli bir itme ve sürükleme gücüne sahip oluyor.
1 km lik bu doğa harikası bölümden geçerken, çınar ağaçlarının yeşil tonları ile boyanmış ve kuvvetli akan sularda yüzme ve dinlenme keyfini de çıkarıyoruz.
Muhteşem güzellikteki kanyon sahasının daralan bu bölümünde, kaya sistemleri, endemik ve faunal sistem türlerine ev sahipliği yapmaktadır. Yüksek kaya duvarlarında, bir çok ağaç türleri ve sarmaşık çeşitleri, kök salmış, apayrı bir doğal güzellik sunar. Yüksekte kök salan sarmaşıklar aşağıya doğru salınarak su ile buluşması, enfes bir görüntü sunar.
Suların akışı eşliğinde, durup seyrediyoruz. Gözlerimiz, kanyon duvarlarının ileriye doğru uzanarak, daraldığı ufuktaki son noktasına takılıyor, hayal alemine dalıyor ve suyun salına salına uzaklara akışı, bakışlarımızı sürekli üzerinde tutuyor. Bu olağan üstü doğa oluşumunun güzelliği karşısında, başka tarafa bakmamızın olanağı bulunmuyor.
Olağan üstü keyif alarak, turkuaz renkli suların kuvvetli aktığı kanyonun en muhteşem bölümündeki geçişimizi tamamlıyoruz.
Şimdi, kanyon tabanı yeniden genişlemeye başlamış, ilerleyişimiz son bölüme doğru devam ederken, yaşlı çınar ağaçları sahasında geçiyoruz. Sadece çınarlar değil, kaya sistemlerinin başkalaşmış sahaları, çamlar, sedirler ve portakal bahçelerinin içinden geçişimiz sürüyor.
Kimi çınar ağaçları şişmanlaşmış, bağrına taşlar basmışlar, bizleri selamlıyorlar.
İlerledikçe, kanyon tabanı iyice genişliyor, bazı yerlerde iki kola ayrılıyor ve ileride tekrar birleşerek, Kapıçayı köyüne doğru kıvrıla kıvrıla yol almaya devam ediyor.

 Gökbük Kanyonu
 Bu filmimizi izlemeye başladığınız andan itibaren, sizde bizimle birlikte Gökbük Kanyonu geçişine katıldığınızı iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Gökbük Kanyonunu diğer kanyonlardan farklı kılan bir çok özellik mevcuttur. Kanyon suları neredeyse gök yüzünü görmeden, kanyonun iki yakasını kaplayan genç ve yaşlı çınar ağaçlarının altından akar.
 Sizlerde bu kanyon geçiş parkurumuzda bizlerle birlikte, güneşin bulutların arasına sızdırdığı ışıkları ile açık parlak yeşil renkli ışıldağa çevirdiği genç ve yaşlı çınar ağaçları yapraklarının muhteşem örtüsü altında cam göbeği yeşili billur su içinde yürüyecek, gizemli Gökbük Kanyonunun niçin korunması gerektiğine karar vereceksiniz.
 Gökbük Kanyonu geçişimizi, tam Gökbük Köyünün merkezindeki köprünün altından itibaren başlattık. Çünkü her santimetre karesi benzersizdir, eşsizdir, yaşamdır. Korunması gereken ve bozulması halinde bir daha kazanılamayacak bir mirastır.
 Gökbük Kanyonu çekimlerimizi yaparken, en ince detaylarını dahi kaçırmamaya özen gösterdik. Bu sebeple bu filmimizi uzun metrajlı olarak, keyifle izleyeceksiniz.
 Gökbük Kanyonunda ilerlerken, bakış açısına göre değişkenlik gösteren, çok ilginç doğa oluşumlarına tanık olacaksınız. Çınar ağaçlarının kaya duvarlarında, kök salarak hayat bulması, farklı şekillere bürünmesi izlenmeye değer. Örneğin geyik biçimine bürünen çınar ağacı, Atatürk süliyetine bürünen uzak görünümlü kayalıklar insanı büyüler.
 Gökbük Kanyonun ana başlangıç noktasına gelmeden önce, 300 metre yüksekliğindeki devasa kayalıkların, alt kısımları oyulmuş çok sayıda farklı büyüklükte mağaralar mevcut olup, kanyon canlılarına ev sahipliği yapıyor. Kayalığın üst ucu, yüksekten kanyonun üzerine bir örtü gibi duruyor. Mağara sahasına kısa tırmanıştan sonra, kendimizi büyük bir düzlükte bulduk, bu düz alanda çevreyi seyretmek bir başka ayrıcalıktır. Farklı yüksekliklere serpilmiş, çeşitli tür de ağaç popülasyonları göze çarpar. Muhteşem kırmızılıkta sandal ağaçları, daha yükseklerde sedir, meşe, ardıç ve çam ağaçları kucak kucağa birlikte muhteşem manzaralar sunuyor.
 Sabah saatlerinde, kanyon geçişine başlamadan önce, yüksek kesimlerde jilet gibi çok keskin gözenekli kaya sahasında yüksekten kanyon coğrafyasını keyifle izledik.
 Gökbük Kanyonu kayalıklarında, muhteşem mağaralar, insanı başka dünyalara davet ediyor. Kanyon ana başlangıcında, kaya duvarda 15 m yüksekte olan ve uzaktan bakıldığında gözlük ve başka şekillerde görünen ikiz mağara muhteşemdir. Teknik çıkış ile bu mağara insana ev sahipliği yapabilir, yüksekten aşağıya bakarak kanyonun en dar yerinde sıkışarak akan yeşil tonundaki inci taneli suyun haşmetini izlemek olağan üstü bir duygudur.

 2. kez Antalya'dan sabah saat 05 te yola çıktık, 140 km lik yolculuktan sonra Gökbük Köyüne ulaştık. Sabah kahvaltısını Nar Restaurant sahibi Ahmet Bozkaya'nın evinde yaptık. Saat 8 de kanyon ağzına kadar olan 1 km lik yürüyüşten sonra suya girerek geçişe başladık. İlkbahar mevsimindeki kuvvetli su debisini,  olağan üstü güzellikteki doğa sistemleri, endemik eko sistemler, floral ve faunal yapıları kayda alıp gelecek nesillere aktaralım dedik.
 Elektrik üretim alanında hiç bir ekonomik değeri olmayan Gökbük Kanyonu suyu HES rantı uğruna borulara alınarak hapsedilmek isteniyor. Oysa kapalı sisteme alınması halinde kanyon doğası tümden yok olacak, ekolojik ekosistem dengeleri geri dönülemez derecede zarar görecektir. Bu nedenle tüm insanlık duyarlı olmalı, doğa düşmanlarına gereken dersi vermeli ve bu saklı doğa köşesinin HES e kurban gitmesini önlemelidirler.
 Gökbük Kanyonu Gökbük Köyü içersinden geçen Akçay deresi üzerinde bulunur, oluşumu milyonlarca yıl sürmüş olan kanyon 300 mt. derinliğe ve yaklaşık 4 km. uzunluğa sahip olup, suların kayaları aşındırması ile meydana, gelmiştir içersinde yer yer küçük göletlerin bulunduğu, çevresinde birçok ekolojik bitki ve nesli tükenmekte olan yabanı hayatını barındıran kanyon, keşfedilmemiş güzellikleri ile doğanın bizlere bir armağanıdır.  Bu armağanı nasıl ödünç aldıysak gelecek nesillere de aldığımız gibi devretmemiz gerekmektedir.
 Gökbük Kanyonu, Köy merkezinden başlayarak akarsu yatağını ve vadi tabanını 4 km. takip ettikten sonra Kapıçayı mahallesinde sonlanmaktadır.
 Gökbük Kanyonu, henüz tam olarak tanıtılmamış olmakla birlikte,eşsiz güzelliği, tüm yürüyüşün su içi veya kenarından gerçekleşmesi, yürüyüş zorluk derecesinin uygunluğu, bakir ve bozulmamış yapısı, içerdiği ekolojik ve jeolojik değerler, endemik tür ve yaban hayatı ile korunması gereken ender bir doğa sahasıdır.
 Kanyon içersinde doğal yollarla kolonileşmiş olan keçi sürüleri, nadiren rastlanan yaban keçileri ve karakulaklar diğer adı ile (vaşaklara) rastlanmaktadır.
 Sağlıklı her insan Gökbük kanyonu yürüyüşüne katılabilir, Kanyon yürüyüşü boyunca yüzme veya tırmanma zorunluluğu doğuran bir engel görülmese de bazen yan geçiş gerekebilir. Kanyon yürüyüşünün en uygun olduğu dönem Mayıs-Ekim ayları dahil su sıcaklığının uygun olduğu aylardır.
 Kanyon geçişine katılacaklar, yürüyüşe uygun spor ayakkabı ve çorap giymeleri, asgari 1 litre pet su almaları, kamera veya fotoğraf makinesi için ıslanmaya karşı tedbir almalarını öneriyoruz.
 
 Gökbük Kanyonunun Jeolojik Yapısı farklılık gösterir; Bölgede paleozoike ait en eski kayaçlar, yakın sıra dağlarında yaygın olarak görülürler.
 Kristal şişt, fillat, mermer ve kalkerlerle temsil edilen bu kayaçlar, şiddetli tektonik olayların etkisinde kalmışlar ve kırılarak kıvrılmışlardır. Bu olayların en önemlisi, paleozoik alanlarının, kuzeydoğu yönünde, mezozoik ve tersiyer alanları üzerine itilmesidir.
 Gökbük Kanyonu, Antalya ve bu saha dahil olmak üzere en çok yer kaplayan mezozoik formasyonlardır. Genellikle kalker, marn, fiş ve serpantin araziden oluşmuş bu devir alanları, Antalya Ovası'nın batısı ile kuzeyinde geniş alanlara yayılmıştır. Antalya'nın dağlık bölgelerini oluşturan bu formasyonlar tersiyer alanları ile birlikte karst yeryüzü şekillerini oluşturmuşlardır.
Gökbük Kanyonu ve Antalya Ovası'nın zeminini meydana getiren tersiyer alanları ise, ayrıca dağlık bölgelerde mezozoik formasyonları ile karışık halde bulunmaktadır. Genellikle kalker, konglomera ve kum taşlarından oluşmuştur.
 Antalya Ovası'nın büyük bir bölümü kuaterner dönemine ait konglomera, alüvyon ve travertenlerle örtülüdür. Bu formasyonların en önemlisi, Gökbük Kanyonu ve Aksu Çayı'nın batısında geniş bir alan kaplayan travertenlerdir. Büyük ve çok sayıda erime boşlukları bulunan travertenler, tipik karst yeryüzü şekillerini meydana getirmişlerdir
 Suyun aşındırması ile oluşan kanyonun içinde yer yer ufak göletler bulunmaktadır.
 Çevresinde nesli tükenmekte olan yaban hayatı ve ekolojik bitkileri barındıran kanyon, muhteşem bir doğa sistemleri bütünüdür.
 Çok sayıda göletin, bitki ve yaban hayatı türünün bulunduğu Gökbük Kanyonu;  tam bir doğa cennetidir.  Gökbük kanyonuna daha ilk girişte bile girerken sedir, çam, meşe, ardıç, çınar ve sandal ağaçlarıyla turunçgillerin sarmaş dolaş olduğu görülmektedir.
 Kanyon geçişimizi, Gökbük köyünden girerek, Yalnız Köyü Kapıçayı mahallesinden çıkarak noktaladık. Kanyona, ilk girişten itibaren 2 kilometrelik su yürüyüşünde yer yer kanyon özelliği gösteren dar ve dik kaya duvarlı boğazlar ile çok sayıda doğal havuzlar göze çarpar. Bazı bölümlerde yer yer daralma neticesinde, suyun sıkışması ve kuvvetli akıntı oluşturması, ilkbahar mevsiminde kanyon geçiş tecrübesi olmayanlar için yaşamsal risk taşımaktadır.
 Kanyon geçişimizde 3 km den sonra, asıl kanyon sahası başlıyor. Muhteşem ve şaşırtıcı güzellikteki, sarp ve dik kaya duvarlar dar boğaz oluşturmuş, burada su akıntı debisi sıkışma neticesinde çok kuvvetlidir. Kanyon geçiş tecrübesi olmayanlara, yaşamsal risk nedeniyle, bu mevsimde geçmek asla önerilmez.
 Kanyon duvarlarında binlerce yıldan beri suyun ve diğer doğa etkilerinin oluşturduğu ilginç mağara ve oluşumlar göze çarpar. Bazı mağaralarda kamplı yaşam yapılabilir.
 Kanyon geçişinde, en iyi görsel kaydın yapılabilmesi için, bulutlu bir hava ve ilkbahar mevsimi en mükemmel zamandır. Geçiş esnasında detaylı görüntüler almaya özen gösterdik. Geçiş süresince, ileri ve geri çekimler yaparak, kanyon doğasını farklı özellik ve boyutları ile görmenizi ve kanyonun korunması gerektiğine, vurgu yapılmasını amaç edindik.
 Gökbük kanyonunda, asıl kanyon sahasında ilerlememiz devam ederken can yeleklerimizi çıkarıp göletlerde yüzme keyfi yapmayı da ihmal etmedik.
 Kanyonun başlangıcından sonuna dek, göze çarpan en önemli özellik çınar ağaçlarının gizemli güzelliği ve devasa boyutlara erişmiş halleri ile ilginç biçimler oluşturmalarıdır. Şişman göbekli çınar ağacından tutun da taş ve molozları kökünde toplayan ve başka yaşamlara olanak tanıması ile ortak yaşamın bitkilerdeki özelliğini sergileyen çınarları görmek mümkün.
 Ana kanyon özellikli sahadan çıktıktan sonra da yer yer kanyon özelliği gösteren mevcut bölümlerde vardır. Kanyon geçişimizin ileri aşamalarında kanyon yer yer genişlemeye başlıyor, doğal yüzme havuzları ve kenarlarında saklı portakal bahçeleri bizleri karşılıyor.
 Kırmızı benekli alabalığın yetiştiği harika doğa yapısı, akan su ve şelaleleri ile vadide yüzlerce yıllık ağaçların bulunduğu ormanları, dünyanın en güzel sedir ormanlarıyla kaplı sarp kayalıkları, bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu derin Gökbük kanyonu, dantel gibi örülmüş bu doğa harikası, ziyaretçilerini hayran bırakır ve insanın en mükemmel halinde bile bir eksikliği olduğunu hatırlatır.
 Gökbük Kanyonu su debisi mart, nisan, mayıs aylarında oldukça yüksektir. Kanyon çevresinde, yüzlerce yıllık sedir ormanları, Sarıkaya Yaban Hayatı Koruma Alanı ve 7 kilometre mesafede Arikanda Antik Kenti bulunan sahada, birçok faaliyetin yapılabileceği turizm cenneti olarak nitelenebilir.
 Gökbük Kanyonu, coğrafyası ile, Gökbük Köyü halkı da turizme yatkın olduğundan, desteklenmesi halinde dünyada tanımlanabilecek özel kanyon turizmi sahası ve kültür merkezi olur.
 Gökbük Köyü Nüfusunun yüzde 60’ı dışarıda turizm işletmelerinde çalışıyor. Altyapı desteği ile kalifiye insan sıkıntısı olmayacaktır. Alternatif turizmi burada cazip hale getirmek için, devlet kurumlarının desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.
 Gökbük Köyü’nde bulunan ve köyün ismini alan Gökbük Kanyonu, köyün içinden geçen Akçay deresinin milyonlarca yıllık doğa değişimi sonucudur.
 Yaban hayatın içerisinde güzel bir zaman geçirmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken bir yerdir, Gökbük Kanyonu....
 Gökbük Kanyonu, Antalya iline bağlı, Finike ve Elmalı ilçeleri arasında yer alan, Finike'ye 18 km, mesafede olup, insanların huzur bulacağı şirin bir doğa köşesidir.


Bu haber 3465 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Sinan Değirmeni Karapınar Gerdemeli Karadere Göleti Doğa Eko Sistemi Genel Peyzajı - Antalya

Sinan Değirmeni Karapınar Gerdemeli Karadere Göleti Doğa Eko Sistemi Genel Peyzajı - Antalya Bizimle birlikte Antalya Doğa Krallığında su ve orman ekosistemlerinin doğasını keşfetmek için yolculuğa çıkınız. Y...

Sinan Değirmeni Zahire Tahıl Ambarları Ve Doğa Sistemleri-Antalya

Sinan Değirmeni Zahire Tahıl Ambarları Ve Doğa Sistemleri-Antalya Bu belgeselde bizimle Antalya'nın nice saklı yaşam sırları barındırdığı Sinan Değirmeni Köyüne bizimle birlikte...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |