http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Aizanoi Antik Kenti - Geçmişe Yolculuk - Çavdarhisar Kütahya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
html5 video by ThunderSoft
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Aizanoi Antik Kenti - Geçmişe Yolculuk - Çavdarhisar Kütahya

Aizanoi Antik Kenti - Geçmişe Yolculuk - Çavdarhisar Kütahya

Tarih 12 Ekim 2021, 13:46 Editör Mehmet SÖKMEN

Türkiye bölümü belgesellerimizin bu bölümünde geleceğimizin temellerini gün yüzüne çıkaralım, diyoruz. Bu belgesel ile Türkiye’nin tarifsiz nitelikteki Aizanoi kültürel mirasını korumak, gelecek nesillere aktarılması yönünde en önemli sorumluluktur.

ISBN 978-605-88104-0-2
Aizanoi Antik Kenti - Geçmişe Yolculuk - Çavdarhisar Kütahya 
Türkiye bölümü belgesellerimizin bu bölümünde geleceğimizin temellerini gün yüzüne çıkaralım, diyoruz. Bu belgesel ile Türkiye’nin tarifsiz nitelikteki Aizanoi kültürel mirasını korumak, gelecek nesillere aktarılması yönünde en önemli sorumluluktur. 
Ev sahipliği yaptığı medeniyetleri tarih boyunca besleyen, refah ve varlıklı kılan ve onlara huzur veren bu engin topraklar bizlerin bu çekimlerle göstereceği çaba ile altında barındırdığı eşsiz güzellikleri sergileyebilecek ve daha birçok nesile ortam olma cömertliğini gösterebilecektir.
Aizanoi Antik Kenti Türkiye Anadolu kültürel mirasın en nadide parçalarından biridir. Tüm dünyada insanlığın süregelen pek çok geleneğinin doğduğu topraklara ve kök salmış medeniyetlere ev sahipliği yapan bu coğrafya, ilk borsa olduğu tahmin edilen Aizanoi-Macellum ile de gururlanmaya hak kazanmıştır. 
1824 yılında varlığı keşfedilen Aizanoi Antik Kenti, dünyanın ilk borsası olarak bilinen Macellum yapısını da kapsayan geniş bir alana yayılmıştır. 2011 yılından itibaren tamamen yerli know-how ile Pamukkale Üniversitesi’nden Doç. Dr. Elif Özer başkanlığındaki bir ekip, Aizanoi’un yüzlerce yıldır sakladığı güzellikleri insanlığa ulaştırmak için var güçleriyle çalışıyorlar.
O halde Aizanoi ile geçmişe yolculuğa bizimle birlikte tarihin derinliklerinde yol almaya başlamanın tam zamanıdır, diyoruz. 
Aizanoi’a ilk kez geldiğinizde birden mermer Zeus tapınağını görüyorsunuz. Öyle heybetli ve öyle inanılmaz ki! İşte o anda da gerçekler, hayale dönüyor ve artık 2021’li yıllarda değil Roma döneminde olduğunuzu hissediyorsunuz. 
Zeus‘un Aizanoi’lu rahipleri dua ediyor: manus dei, manus dei, manus dei! yani tanrının eli. Tapınağın görkemli kapısından çıkıp, nehir kenarındaki Agora’ya geçiyorsunuz. Mermer sütunlar dört bir yanda. Hemen köşedeki sütuna yaslanmış Aizanoi’lu filozof, yanındaki öğrencisine sesleniyor: memento mori! ölümlü olduğunu unutma! 
Agora’dan, taş köprüye kimseyi umursamadan yürüyen güzel Marciana’ya biri bağırıyor: Nihil est ab omni parte beatum! Yani Her güzelin bir kusuru vardır!. Köprünün ortasında ak bir toga giymiş adam hemen yanındaki mühendise heyecanla köprünün korkuluk kabartmalarının nasıl olması gerektiğini anlatıyor. 
Dedikoducu Tateis fısıldıyor, onun Aizanoi’un varsıllarından Apuleus Eurykles olduğunu ve memleketine dönerken bir deniz kazası yapıp kurtulduğu için bu köprüyü inşa ettirdiğini. Bu nehri ki adı Penkalas; ne kadar yaşamlarının içine almış Aizanoilular! Şaşırıyorsunuz! Eurykles’in durduğu köprüden, Macellum’a kadar 2 tane daha taş köprü var. 
Sanki biri her an yıkılabilir gibi ama üstünde durduğumuz ve Macellum’un yakınında konuşlanmış köprü, asırlara meydan okuyacak gibi! Köprüler arasında nehrin her iki yanı heykeller ile süslenmiş. 
Bu ne şatafat! Şu karşıda 3. köprünün yakınındaki kalabalık da ne bu arada? Macellum’a Et ve Balık Pazarı toplanmış halk, imparator Diokletianus’un Tavan Fiyatlar Fermanını okuyor Yuvarlak Yapı’ya hem Yunanca hem Latince kazınan yazıtlardan. 
Enflasyon almış başını gitmiş ve sonunda imparator bu fermanı Aizanoi’a da göndermiş. 4 adet yumurta 4 denarius, yarım litre olei flos yani birinci kalite Ayçiçek yağı 40 denarius, 10 adet marul 4 denarius, yarım litre rosatum yani içine gül karıştırılmış şarap 20 denarius, 1 adet braces yani pantolon 20 denarius, mor ipek 150.000 denarius’tur. 
Ortalama asker maaşı yıllık 1.800 denarius, ressam-işçi günlük 150 denarius, Grekçe, Latince, geometri öğretmeni öğrenci başına 200 denarius. Fiyatlar almış başını gitmiş MS. 300’lerde! Yorulduk! Şuradaki sütunlu caddenin gölgesinde dinlenelim. Bu cadde MS.5.yy.’da inşa edilmiş ama sütunlar neden daha eski yapılmış gibi görünüyor? 
Tateis fısıldıyor: bu sütunlar ve taşların çoğu Artemis tapınağından alınarak yapıldı, artık tanrılar ve tapınakları yok ama! Aizanoi’da şimdi Hıristiyanlar yaşıyor. Bak şu üzerine basıp, geçtiğimiz geyikli yer döşemesi aslında Artemis’in tapınağa ait bir kabartma. Yorulmaya başladık. Sıcak su iyi gelecek. Kaç hamam var Azianoi’da Tateis? 2 tane var şimdilik! Biri Zeus tapınağına yakın hemen kuzeybatıda, diğeri Eurykles köprüsüne daha yakın Mozaikli Hamam. 
Çok güzel Satyr ve Maenad işlenmiş hamamın mozaiğinde, ben orayı daha çok seviyorum diye fısıldıyor. Mozaikli Hamam’ın tepidarium olan ılıklık bölümünde fısıldıyor tekrar Tateis: Hodie mihi, cras tibi! Yani Bugün benim, yarın senin için, biliyor musun bizim Macellum alanı binlerce yıl sonra Borsa adı ile bilinecekmiş! 
Merak ediyorum fiyatlar o zaman da günümüzdeki gibi mi olacak? Keşke bir yolu olsa da gidip, görebilsek o yılları. Sonra birden; Nulla tenaci invia est via! Yani Hiçbir yol aşılmaz değildir! diyor ve gülümsüyor. Bu belgesel filmimiz ile Aizanoi’da taşların sesini duymanızı dileriz.
Zeus Tapınağı
Zeus Tapınağı, bugün Kocaçay olarak adlandırılan Penkalas Irmağı’nın batısında kıyıya yaklaşık 200 m. mesafede konumlandırılmıştır. M.S. 2. yüzyılda Hadrianus Dönemi'nde inşa edilmiş olan tapınak ile aynı aks üzerinde bir sunak, anıtsal bir kapı olan propylon ve batı cephesine bitişik olarak da agora bulunmaktadır. 
Tapınağın batısında palestras ve hamam kompleksi ile bu yapıların kuzey kesiminde tiyatro-stadyum yapı kompleksi yer almaktadır. Agora'nın batısında ırmağın iki kıyısında da devam eden Dor sütunlu bir avlu M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen ve bir sıra kolon olan peripteros ile çevrili plan şemasına sahip daire formlu bir ana mekanı Cella olan daha küçük ölçekli bir tapınak ile bağlantılı olacak şekilde tasarlanmıştır. 
Yine bu yakada kalan mozaikli hamam ve hamamın güney batısında daire planlı bir yapı macellum yer almaktadır. Irmak üzerinde bulunan ve ikisi halen kullanılmakta olan köprülerden kentteki yapılara ulaşılmaktadır. Antik kentin kuzey, batı ve güneybatı kesimlerinde ise nekropol olan mezar alanları bulunmaktadır.
Bugün arkeolojik sit kapsamında yer alan yapı ve yapı kalıntıları genel olarak Roma İmparatorluk Dönemi’nde inşa edilmiştir. Roma Dönemi’nde Kocaçay olan Penkalas Irmağı üzerine yapılmış olan köprüler ve kıyı duvarlarının halen izlenebilmesine karşın 1926 yılından bu yana devam etmekte olan kazı ve araştırma çalışmalarında kenti çevreleyen sur ve sur kapısına ait herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
Zeus Tapınağı Aizanoi’de, Penkalas bugünkü Kocaçay Deresi Irmağı’nın batı yakasındaki kent merkezinde bulunan Zeus Tapınağı’nın inşası Roma İmparatorluk Dönemi’ndeki büyük imar faaliyetlerinin başlangıcı olmuştur. Altı basamaklı podyum üzerine inşa edilmiş olan tapınak tonozlu ana mekanı olan Cella ile Anadolu’da Roma Dönemi yapıları arasında özgün plan şemasına sahip tapınak yapılarından biridir. 
Alanda bulunan M.Ö. 2800 – 2500 yıllarına tarihlenen yapı katmanlarının üzeri doldurularak yapılan teras üzerine inşa edildiği kazı çalışmaları sonucunda saptanan tapınağın yapımına M.S. 2. yüzyılın ikinci çeyreğinde başlanmıştır
Tapınak, giriş mekanı olan pronoas, orta mekan olan naos, arka oda olan opisthodomos ve zemin altındaki tonozlu odadan yani cella oluşuyor. Kolonlar ile iç odaların duvarları arasındaki uzaklık, kolonlar arasındaki mesafenin iki katı olan sahte dipteros plan şemasına sahip olan yapı 53 x 35 m. boyutlarında bir podyum üstüne inşa edilmiştir. 
Tapınağın ön cephesinde bulunan kolonlar kompozit, diğer kolonlar ise İon düzeninde inşa edilmiştir. Anadolu’nun en iyi korunmuş İon düzenine sahip tapınaklarından bir olan yapının batı alınlığında akanthus dalları ve yapraklar arasında Kibele ve doğu alınlığında ise Zeus büstü bulunmaktadır. Bezeme üslubuna dayanarak Hadrian Dönemi’ne tarihlenen tapınağın cephesinde üzeri yazıtlı bir arşitrav bulunmaktadır.
MS.1.yüzyılda İmparator Domitianus döneminde inşasına başlanılmış MS. 2. yy. İmparator Hadrianus döneminde inşası tamamlanmıştır. Anadolu'nun en iyi korunmuş tapınağı dünyada ise Zeus adına yapılan tapınakların en sağlam olarak günümüze kadar gelmiş olanıdır. Tapınağın en dikkat çekici özelliklerinden birisi sütunlarıdır, her biri 9.30 m. Boyunda yekpare sütunlardır. 
Tapınağın alt bölümünün ise mimari olarak dünyada tam bir benzeri yoktur. Kilitleme tonozlama metoduyla inşa edilen alt bölüm orijinalinde olduğu gibi günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Tanrılara sunulan hediye ve sunakların saklandığı depo, tapınağın kehanet odası, Anadolu'nun toprak ve bereket tanrıçası Kibele'nin kült yeri olarak kullanılmıştır. 1850 yıldır ayakta kalmayı başarmış tapınak inşa edildiği günden bu güne bölgede yaşayan insanların izlerini üzerinde barındırır.
Mermerden yapılmış pseudo dipteros tipinde kısa kenarlarında sütun uzun kenarlarında 15 sütun bulunmaktadır. Tapınak 32.8 x 36.8 m. ölçülerine sahip bir podyum üzerinde yer alır. Naosun önünde 4 sütun ve başlıkları kompozit düzende yapılmış prostylos yer alır. Opisthodomosda antlar arasında yer alan 2 adet sütunun da aynı biçimde kompozit başlıklar bulunmaktadır.
Tapınak Roma döneminde yapılmış olmasına rağmen Hellenistik dönem özelliklerine özgü biçimde yapılmıştır. Hermogenes'in Hellenistik dönem mimarisi için ortaya koymuş olduğu kurallar çerçevesinde Naosu çevreleyen peristasisin eni iki sütun genişliğindedir dolayısıyla tipik Helen mimarlığı özelliği olan pseudodipteros plan uygulanmıştır.
Tapınağın kısa taraf ön yüzündeki orta sütun aralığının diğer sütun aralıklarından daha geniş olmakla beraber bu bir İyon mimari geleneğidir. Çok basamaklı podyum da Helenistik dönem özelliklerindendir. Cella tonozlarla örtülü bir alt yapı üzerine konumlandırılmış olması ise Roma mimarisinin bir özelliğidir.
Zeus Tapınağı mimarisi ve işlemeleri Hadrian dönemi süsleme özellikleri taşımaktadır. Mimari süslemeler, yumurta sıraları, kompozit başlıklar ve akroterde yer alan akanthus yaprakları gösterilebilir. Tapınak duvarlarında yer alan yazıtlardan da anlaşılacağı üzere tapınağın Hadrian döneminde Zeus adına yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tapınak yapıldıktan sonra cella içerisinde Zeus heykelinin bulunduğu kuvvetle muhtemeldir nitekim günümüze kadar ulaşmamıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde tapınak içerisinde Zeus’un kutsal kuşu olan kartala ait bir heykel bulunmuştur. Ayrıca Aizanoi şehrinde üzerinde Zeus’un atrübülerini tasvir eden sikkeler bulunmuştur. 1970 yılında Kütahya'da yaşanan depremde büyük oranda hasar görmüştür. Daha sonra Türk ve Almanlar tarafından restore edilmiştir.
Aizanoi antik kenti, Kütahya ilinin 48 km güneybatısındaki Çavdarhisar ilçesinde yer almaktadır. Antik kent, Örencik Ovasında yaklaşık 1000-1050 m yükseklikte düz, ağaçsız bir platoda bulunuyor.
Kent, Antik Frigya bölgesinin kuzeybatı kesimini oluşturan ve Küçük Frigya, ya da Frigya Epiktetos olarak da bilinen kesiminde yer alıyordu. 
Bu bölgenin en önemli akarsuyu antik çağda, olasılıkla Mysia Bölgesine giden bir yolu belirleyen Rhyndacus bugünkü Koca Su’dur.
Koca Su, adını verdiği vadi boyunca büyüklü küçüklü birçok dereyle birlikte kuzeye doğru akmakta olup, sonunda Marmara Denizi’ne dökülmektedir. 
Hermus bugünkü Gediz Çayı ise, Aizanoi’un 25 km güneyinden batıda Ege Denizi’ne doğru bir yol izlemektedir. Kentin doğusundan ise, yine aynı denilebilecek bir mesafeden Porsuk Çayı geçmektedir. Aizanoi’un konumlandığı alan düz ve oldukça ağaçsız olup, adeta antik bir göl yatağı izlenimi vermektedir.
Aizanoi’a yerleşimlerin kesin olarak ne zaman başladığı bilinmemekle birlikte, ilk yerleşimlerin Zeus tapınağı etrafında olduğu düşünülmektedir. Söz konusu bölgede ilk olarak yerleşimin M.Ö. 2000’lere dayandığı söylenmektedir. Kentte yapılan araştırmalarda ve kazı çalışmalarında özellikle Zeus Tapınağı’nın bulunduğu alanda, M.Ö. 3000 yıllarına tarihlenen buluntulara rastlanılmıştır.
Aizanoi’un kuruluşuyla ilgili, Roma dönemi öncesine ait bilgiler oldukça sınırlıdır. Kent, Roma egemenliğine kadar Pergamon ile Bithynia krallıklarının mücadelesine tanıklık etmiştir. Bithynia Krallığı, güneye doğru genişleme hedefleri için stratejik bir konumda bulunan Aizanoi’a sahip olmak istemiştir. 
Ancak Pergamon ve Bithynia Krallıkları arasındaki mücadelenin sonucunda Aizanoi, I. Attalos M.Ö.216-213 egemenliğindeki Pergamon Krallığı’na dâhil olmuştur. Böylelikle ilk önce M.Ö. 3. yüzyılın sonunda M.Ö.216-197 Pergamon Kralı I. Attalos, Phrygia Epiktetos olarak bilinen bölgeye dolayısıyla da Aizanoi’a hâkim olmuştur. M.Ö. 2. yüzyılın başında ise; Bithynia Kralı I. Prusias ile birlikte, Frigya Epiktetos bölgesi Bithynia Krallığı’na katılmıştır. I. Prusias da Aizanitis kutsal alanını tanımış ve bununla birlikte bu alanı genişletmiştir.
Bithynia ile M.Ö. 183’te sağlanan Apameia Barış Anlaşması’ndan sonra ise Aizanoi tekrar II. Eumenes’in egemenliğindeki Pergamon’un kontrolüne geçmiş ve böylece M.Ö. 129’da Roma’nın Pergamon Krallığı’nın topraklarını Asia Eyaletine dönüştürünceye kadar bu şekilde devam etmiştir.
M.Ö. 2. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Roma’nın Anadolu’da gücünü hissettirmeye başlaması ve bununla birlikte bu bölgeyi de hâkimiyeti altına almasından sonra kentin kontrolü Roma’ya geçmiştir. Bu dönemden sonra kent, daha önce hiç olmadığı kadar ilerleme kaydetmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde, Aizanoi’a tapınak-kent statüsü verilmiş ve kent Panhellen Birliği’ne kabul edilmiştir. Roma döneminde, özellikle M.S. 2. yüzyılda kentin tahıl, şarap ve koyunyününden zengin olduğu bilinmektedir.
Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan kent, M.S. 7. yüzyıldan sonra önemini yitirmiş ve Bizans döneminde Zeus Tapınağı’nın bulunduğu alan bir savunma duvarıyla çevrilerek kale haline getirilmiştir. Kent, Selçuklu Beyliklerinin tüm Anadolu’ya hâkim oldukları M.S. 13. yüzyılda Tatar boylarından biri olan Çavdarların merkezi haline gelmiştir. Son olarak Aizanoi antik kentinin bulunduğu alan 1381 yılında Germiyanoğulları’ndan Osmanlı Devleti’nin denetimine geçmiştir.
Aizanoi, 1824’te İngiltere’den gelen Kont Saint Asaph tarafından keşfedildi. Daha sonra yine 19. yüzyılda Laborde, Texier, Le Bas ve Landron tarafından ziyaret edildi. 1836 yılında Aizanoi’u ziyaret edenlere Hamilton da katıldı. Laborde, Becker ve Hall’in 1826 yılına ait yolculuk raporları ilk kez 1838 yılında Laborde tarafından yayınlanmış ve kent, anıtlarıyla birlikte ayrıntılı olarak anlatılmıştır. 
1926-1928 yıllarında Krencker ve Schede Aizanoi’da ilk arkeolojik kazıları başlatmışlardır. 1963’te Anıtlar ve Müze Genel Müdürlüğü Zeus Tapınağı’nın korunmasına yönelik çalışmalar yapmıştır. 1970 Gediz depreminden sonra, köy yapılarının bazılarının yıkılmasıyla, pazar yerinin ortasındaki yuvarlak yapı Macellum ortaya çıkarılmış olup, bunun yanında yapılan çalışmalarda birçok antik bina da ortaya çıkmıştır.
1970-2010 yılları arasında Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından kazı, restorasyon ve restitüsyon çalışmaları yürütülen Aizanoi Antik Kentinde, 2011 yılından itibaren ise Pamukkale Üniversitesinden Doç. Dr. Elif Özer başkanlığında bir ekip kentteki kazı çalışmalarını yürütmeye başlamıştır.
Aizanoi Antik Kenti 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Aday Listesine girmiştir.
Macellum
1970 Gediz depreminden sonra köy yapılarının bazılarının yıkılması, pazar yerinin ortasındaki yuvarlak yapı Macellum gibi birçok anıt binanın ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu alanın ortasındaki yuvarlak planlı yapı M.S. 3. yy.’da yapılmıştır. Macellum adıyla bilinen çarşı binaları başta taze ve işlem görmüş balık olmak üzere et, et ürünleri, av hayvanları, unlu mamuller, zeytinyağı, garum sosu ile nadir bulunan sebze ve meyveler gibi pahalı ve lüks ürünlerin satıldığı, haftanın her günü açık olan organize bir pazar yeridir. 
Aizanoi Macellum’u M.S. 2. Yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiriliyor. Meskene İmparator Diocletian’ın M.S. 301 yılında enflasyonla mücadele için yaptığı ücret tespitlerinin bir kopyası konmuştur. Bu yazıtta, İmparatorluk pazarlarında satılan tüm malların satış ücretleri yer almaktadır.
Macellum binasının hemen doğusunda yapılan kazı çalışmalarında yumuşak dolgu içinde bezemesiz büyük çatı kiremitlerinden inşa edilmiş iki Bizans mezarı bulunmuştur. Bu da yapının çevresinin Bizans Dönemi’nde mezarlık olarak kullanıldığının bir göstergesidir.
Macellum’un M.S. 4. yüzyılın başında da halen özgün fonksiyonuna uygun bir pazar yapısı olarak kullanılıyor olduğunu düşünmek makuldür zira sokelin dış yüzeylerinin üstünde İmparator Diokletian’ın M.S. 301 yılında yaptığı ücret tespitlerinin bir kopyası görülmektedir.
Macellum, Yuvarlak Bina, Tholos Borsa Binası Altarı MS. 2.-3. yy.
depreminde yıkılan cami minaresi, iki medeniyet bir arada gösteriyor. Bir heykel kaidesi.
Macellum Alanı, Sütunlu Cadde, MS. 5. yy. başlarında, daha erken dönemlere MS. 1. yy. tarihlenen Artemis Tapınağı’na ait taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Aizanoi Şehrinin yol sisteminin ana ekseni olan, uzunluğu 450 metre olduğu tahmin edilen Sütunlu Cadde ve Borsa binasına kuzeydoğudan bitişik dükkan ve galerilerin sıralandığı sütunlu yol muhteşem güzelliktedir.
MS. 5. yy.’da yaşayan Aizanoi’lular tarafından kullanılan ve 450 metre devam eden Sütunlu Caddeden kalanlar, İon Sütunları, Romalı Mimarı Vitruvius’a göre İon sütunları genç kızların zarifliğini anımsatırlar.
Sütunlu Caddede İon Sütun başlığı ve İnce Taş işçiliği günümüzde bile nasıl yapıldığı sorgulanabilir.
Macellum Alanı, Sütunlu Cadde, MS. 5. yy. başlarında, daha erken dönemlere MS. 1. yy. tarihlenen Artemis Tapınağı’na ait taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Sütunlu yol Borsadan geçip bir köprüyle Zeus Tapınağı’na, oradan Kybele Kutsal Alanı’na kadar uzanmaktadır.
Aizanoi arkeolojik sit alanının konumlandığı Çavdarhisar, Ege Bölgesi'nin orta bölümünde; Kütahya İli’ne bağlı Merkez ilçenin 60 km. güneyinde yer almaktadır. Doğusunda Aslanapa, batısında Emet, kuzeyinde Tavşanlı, güneyinde ise Gediz ilçeleri bulunan Çavdarhisar, Örencik Ovası’nın merkezinde 1004 m yükseklikte, 330 km²’lik bir alanı kaplamaktadır. 
Jeolojik anlamda değerlendirildiğinde, Çavdarhisar’ın kurulmuş olduğu alan genç alüvyon yapısında, neojen konglamera ve mezozoik kalkerlerin meydana getirdikleri hafif depresyon havza veya çukurlardan oluşmaktadır.
Aizanoi Antik Kenti tarihi süreç içinde gelişim gösterir. Aizanoi yerleşim alanının antik Frigya’ya bağlı olarak yaşayan Aizanitis’lerin başkenti olduğu düşünülmektedir. Kent ile ilgili ilk yazılı veri Yunan coğrafyacısı Strabon'un M.Ö 64/63 – M.S 19/24 metinlerinde geçse de kazı çalışmaları sonucunda bölgedeki ilk yerleşimin Tunç Çağı’nda başladığı belirlenmiştir. 
Strabon'a göre Aizanoi kenti Pergamon ve Bithynia krallıkları arasındaki savaşlar sonucunda sürekli el değiştiren bir kent olmuştur. Kent, M.Ö 216-213’te Phrygia Epiktetus I. Attlos tarafından Pergamon’a dâhil edilmiş; daha sonra M.Ö 197’de ise Bithynia yönetimine geçmiştir. M.Ö 188’de yapılan Apameia Barışı ile Pergamon denetimine giren bölge, M.Ö 156-154 yılları arasında bu iki krallık arasında tekrar eden savaşlarından etkilenmiştir. 
Roma İmparatoru Augustus döneminde artan tarımsal faaliyetler tahıl, yün ve şarap üretimi ile kent zenginleşmiştir. M. S 2. yüzyılın ilk çeyreğinde İmparator Hadrianus Döneminde gelişen ve M.S 7. yüzyıla kadar bölgenin önemli kentlerinden biri olarak kabul edilmiştir. 
Bölge 13. yüzyılda Çavdar Tatarları Boyu tarafından askeri üs olarak kullanılmıştır. Çavdarlar bu dönemde Zeus Tapınağı’nın çevresini savunma duvarları ile sınırlandırarak yapıyı kale olarak kullanmışlardır. Bu dönemden itibaren de kent Çavdarhisar olarak anılmaya başlanmıştır.
Odeion
Zeus Tapınağının güney köşesinde agora ile bitişik olarak kesme mermer taş ile inşa edilmiş olan oturma basamaklı yapı kalıntıları yer almaktadır. Bouleuterion ya da odeion olarak tanımlanan bu yapının Zeus kutsal alanının Traian Döneminde inşa edildiği düşünülmektedir. Yapının giriş kapısının paradosu devşirme olduğu ve oturma yerlerinin cavea devşirme malzeme kullanılarak inşa edildiği düşünülmektedir. 
M.S. 3. yüzyılda, oturma bölümünün yenilenmesi sırasında orkestra tabanına güneydoğu yönüne doğru bir atık su çıkışı eklenmiştir. Bu kanalın eklenmesi ile birlikte bu yapının su oyunları için yeniden düzenlendiği ve 4. yüzyılda da bir sahne yapısının eklendiği ancak büyük bir kısmı Bizans döneminde tahrip edilmiştir.
Heroon, Agora ve Dor Sütunlu Avlu
Penkalas bugünkü Kocaçay Irmağı'ın doğusunda, Zeus Tapınağı ile aynı aks üzerinde etrafı bir sıra sütun ile çevrili bir plan şemasına sahip hereon yani küçük tapınak ve hemen hemen kare plan şemasına sahip olan agora bulunmaktadır. 
Agora ile hereon arasında yer alan sütunlu avlunun inşasında kullanılan Dor düzeni bezeme nedeniyle Zeus Tapınağından daha erken bir dönemde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yapılara ait kalıntıların bir bölümü bugün köy evleri ve bahçelerin altında yer almaktadır. Bugün gerek Agora ve Hereon'a ait gerekse sütunlu galeriye ait yapı kalıntıları kısmi kazısı yapılan alanlar dışında algılanabilir durumda değildir.
Büyük Hamam ve Palaestra Yapı Kalıntıları
Aizanoi antik kentinde bugüne kadar ortaya çıkartılan hamam yapılarından; plan şeması diğerine göre daha büyük ölçekli olan Büyük Hamam'ın M. S. 2. yüzyılın ikinci yarısında süregelen inşai faaliyetler sırasında yapıldığı düşünülmektedir. Simetrik bir plan şemasına sahip olan hamam yapının merkezinde yer alan frigidarium olan soğukluk ve caldarium sıcaklık gibi ana yıkanma mekanları ve giriş cephesinde bulunan sütunlu avlu ile simetrik bir plan şemasına sahiptir.
Yapının kuzeydoğu yönünde hamam ile ilişkili olarak spor çalışmalarının yapıldığı bir mekan olan palaestra inşa edildiği düşünülmektedir. Bugün temel seviyesindeki duvarlar dışında izlenemeyen kare plan şemasına sahip olan bu yapı kalıntıları hakkında daha kapsamlı veriler devam eden kazı çalışmaları ile ortaya konacaktır. Bu alanda yapılan yeni kazı çalışmalarında hamama su taşıdığı düşünülen, dolgu toprak üzerinde bulunan ve doğu–batı yönünde ilerleyen su kanalları ortaya çıkarılmıştır.
Stadyum ve Tiyatro
Zeus Tapınağı’nın kuzeyinde, hamam yapısının doğusunda yer alan tiyatro ve stadyum yapıları ayrı ayrı inşa edilmiş olmalarına rağmen aynı aks üzerinde bulunan ve sahne binası iki yapı tarafından da ortak kullanan plan tipi ile son derece özgün olup, Anadolu’da bilinen tek örnektir. Aizanoi’daki stadyum, alçak cavea yapısına sahiptir. Yapının doğu ve batı yönlerindeki plan kurgusu benzer şekilde gelişirken, kuzey ve güney yönlerinde farklıdır. Orta kısmında hafifçe genişleyen stadyum ise simetrik plan şemasına sahiptir.
Yapının batı yönünde, mevcut kalıntılardan anlaşıldığı üzere burada zemin katta gerek malzeme gerekse ölçek itibarı ile diğer mekanlardan farklı inşa edilmiş olan mekanlar ve bunları birbirine bağlayan koridorlar bulunmaktadır. 
Bu özel loca ya da salon olarak adlandırılabilecek mekanların üst kısmında oturma basamaklı bir bölümü bulunmaktadır. Yapının bugüne ulaşabilen en korunagelmiş olan bu bölümde stadyumun cephesi, kesiti ve girişi izlenebilmektedir. 
Tiyatro Alanı, Zeus Tapınağının kuzeydoğusunda 2 katlı olarak inşa edilmiş olan tiyatronun 15 bin izleyici kapasiteli olduğu tahmin ediliyor.
Stadyum Alanı, Tiyatroya bitişik yapıdır.
Bugün mevcut olan kalıntılar stadyuma farklı noktalardan giriş yapılabildiğini göstermektedir. Bu girişlerin düzenlenmesinde bir hiyerarşi uygulandığını belirtmektedir
Stadyumun kuzey yönünde aynı zamanda tiyatro tarafından da kullanılan çok katlı bir sahne binası bulunmaktadır. Cephesi mermer kaplama olan bu yapıya ait kesme taş bloklar ve cephe kaplama taşları yüzyıllar boyu süregelen çeşitli etkenler ve depremlerin sonucunda yıkılarak stadyum ve tiyatro yapısının içine yığılmış durumdadır. 
Tiyatro yapısı oturma basamakları cavea sahne binasının kuzeyine, mevcut kireçtaşı kayaların üzerine yaslanır şekilde inşa edilmiştir. Yapılan araştırma kazıları ile yapının farklı dönemlerde yenilendiği ve bu yenilemeler sırasında da büyütüldüğü ortaya konmuştur. 
Yapılan çalışmalar ile tiyatro ve stadyum yapı kompleksi tarafından ortak kullanılan sahne binasının tek katlı olarak inşa edildiği, stadyumda yapılan yenileme çalışmaları sırasında bu yapının da yenilendiği tespit edilmiştir. Bu çalışmalar doğrultusunda sahne binasının üç katlı olduğu ve aynı zamanda birinci kat seviyesinde bir asma kat olduğu düşünülmektedir. 
Kazı çalışmaları ile zemin katta beş mekan ile doğu ve batı yönlerinde birer merdiven saptanmıştır. Yapının zemin katı ile birinci katına ait plan şemasının aynı olduğu ancak birinci katın daha yüksek olduğu yapısal izlerden anlaşılmaktadır. Zemin katın hem stadyum hem de tiyatro yönünden ortak kullanılmış ve aralarındaki erişimin zemin kattan sağlandığı sahne binasının cephesinde oldukça nitelikli bezemeler bulunmaktadır.
Yuvarlak yapı (Macellum)
Zeus Tapınağı’nın güneyinde etrafı dükkânlarla çevrili, ortasında daire formlu bir kült alanı inşa edilmiş olan ve M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen ve et-balık pazarı olarak kullanılan macellum bulunmaktadır. 
Yapının 1971 yılında kazısı ve kısmi onarımı yapılan duvar bloklarından yazıtlı olan bir kısmının kopyası alandaki duvarlar üzerine yerleştirilmiş olup orijinal parçalar ise Kütahya Müzesi’nde sergilenmektedir. İmparatorluk pazarlarında satılan ürünlerin satış ücretlerinin yer aldığı bu yazıtların İmparator Diocletian tarafından 301 yılında enflasyon ile mücadele amaçlı belirlediği ücretlendirme olduğu düşünülmektedir
Antik kente erişimi sağlayan cadde üzerinde yer alan yuvarlak yapı macellum alanda bulunan stadyum, tiyatro, büyük hamam ve palaestra yapı kalıntıları gibi erişime açık durumda bulunmaktadır. Bu yapı ve çevresi bugün Uşak–Kütahya yoluna doğrudan bağlanan Taksim Caddesi üzerinde yer almaktadır. Asfalt kaplı ve araç trafiğine açık olan bu cadde yapı kalıntılarının hemen sınırından geçmesi nedeni ile kalıntılar her türlü müdahaleye karşı korumasız durumdadır.
Sütunlu Cadde
Yuvarlak yapının kuzeydoğusunda sütunlu galeriler ile çevrili olan ve buluntulara göre M.S. 400 yıllarına ait mermer döşemeli bir cadde bulunmaktadır. Daha önce aynı yerde bulunan tapınağın ortadan kaldırılması ile yapılan sütunlu cadde büyük oranda devşirme malzeme kullanılarak inşa edilmiş ve 6. yüzyıla kadar varlığını korumuştur. 
Mermer döşeli olan caddenin iki yanında bulunan sütunların kaidelerine ilişkin parça bulunamadığı için doğrudan postamentler üzerine yerleştirilmiştir. Düz sütunlar, ölçü ve profil bakımından uyumsuz sütun ve arşitrav buluntuları ve İon tipi sütun başlıklarının M.Ö.1.-M.S.1. yüzyıl arasında inşa edilmiş olan Artemis Tapınağı’na ait olduğu ve caddenin inşasında kullanılan bazı taşların buradan sağlandığı düşünülmektedir.
Bloklar, işçilikleriyle asırlara meydan okurcasına ayaktadır. Sütun, minare, ağaç ve eski ev ile Aizanoi’da tüm zamanları okumak mümkün
Roma Köprüsü, Penkalas bugünkü Kocaçay üzerindedir, halen kullanımdadır.
Hamam
M.S. 3. yüzyılın ikinci yarısında şehrin kuzeydoğusunda, bugün Aizanoi arkeolojik kazı başkanlığı tarafından küçük hamam olarak adlandırılan yapı inşa edilmiştir. Bugün yapının bir mekanında bulunan mozaik kaplama zemin döşemesi dışında yapının zemin kaplamalarına ait herhangi bir iz bulunmazken duvar kalıntılarının da sadece bir bölümü mevcuttur. 
Yapı M.S. 5. yüzyıldan sonra tekrar düzenlenerek erken dönem Hıristiyan cemaatinin piskoposluk merkezi olarak işlevini sürdürmüştür. Mozaiğin korunması amacı ile yakın dönemde hem mozaiğin çevresini hem de üzerini kapatan bir yapı inşa edilmiştir. Bu koruma örtüsü nedeni ile hamamın özgün plan şemasına ait sıcaklık, ılıklık ve soğukluk mekanlarının birbirleri ile ilişkileri ziyaretçiler tarafından algılanamamaktadır. Koruma çalışmaları hâlihazırda fiziki sınırları tel örgü ile belirlenmiş olan bu alanda devam etmektedir.
Köprüler
Aizanoi’nin ortasından geçen Penkalas’ın kent kurgusunda aktif bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Irmak üzerinde tespit edilen dört adet köprünün inşası tamamlanmamıştır. Farklı dönemlerde müdahaleler geçirmiş olan köprülerden ikisi ise halen kullanılmaktadır.
Zeus Tapınak düzlüğünün ve agoranın kuzeydoğusunda bulunan ve bugün de ulaşım için kullanılan taş köprü beş gözlü ve kemerlidir. 1992 yılından itibaren farklı dönemlerde bu köprü ve köprünün her iki kıyıda bulunan ayakları çevresinde yer alan koruma taş duvarları Aizanoi kazı çalışmaları kapsamında incelenerek gerek görsel gerekse ölçekli çizimler ile belgelenmiştir. 
Kesme taş kullanılarak inşa edilmiş olan beş gözlü ve kemerli köprü üzerinde yapımına yönelik bilgiler içeren bir kabartma ve kitabeli taş korkuluk dere içine düşmüş olarak bulunmuştur. Kabartma taş üzerinde bulunan tasvirde köprünün yapımı için maddi kaynak sağlayan M. Apuleius Eurykles’in M.S. 153 ve 157 yılları arasında Aizanoi Kentini Atina'da, Panhellenion olarak da bilinen Hellen Birliği'nde temsil etmek üzere gerçekleştirdiği deniz yolculuğu işlenmiştir. Ayrıca kitabeye göre köprü M.S. 157 yılında tamamlanarak kullanılmaya başlanmıştır.
Zeus Tapınağı’nın güneybatısında ise dört gözlü, kemerli bir taş köprü bulunmaktadır. Köprünün iki cephesinde, kemerlerde ve kemerlerin üzerinde bulunan taşlarda bozulmalar olsa da asfalt kaplı zemini ve yakın dönemde eklenmiş olan metal korkulukları ile araç geçişlerinde kullanılmaktadır. 
Aynı zamanda ırmağın ilkbahar aylarında yükselen sularından korunmak amacı ile her iki kıyıda da iri kesme taşlardan yapılmış koruma duvarları bulunmaktadır. 2015 yılından beri kazı çalışmaları kapsamında bu duvarlara ait kireç taşı blokların belgeleme ve envanter çalışmaları sürdürülmektedir. Aynı zamanda söz konusu bu duvarların ve yapı gereçlerinin korunmasına yönelik olarak çalışmalar da devam etmektedir.

--------------------------------------------- 
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak Sökmen
Çekim Tarihi : 24.07.2021
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 04.10.2021
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93 
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/MehmetSokmenAntalya

Bu haber 48 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Yazılıkaya-Midas Anıtı Ören Yeri Frig Vadisi - Eskişehir

Yazılıkaya-Midas Anıtı Ören Yeri Frig Vadisi - Eskişehir Yazılıkaya Vadisinin güney ucunda, Eskişehir'in Han İlçesi'ne bağlı Yazılıkaya Köyü'nün hemen batısında...

Yedigöller Milli Parkında Sonbahar Bolu

Yedigöller Milli Parkında Sonbahar Bolu Yedigöller Milli Parkında Sonbahar Mevsimi Doğa Ananın sanatıdır, diğerleri sadece mevsimdir. Yedigöller’de, usta r...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |