http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
html5 video by ThunderSoft
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri

Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri

Tarih 11 Nisan 2021, 08:37 Editör Mehmet SÖKMEN

Isparta'nın Eğirdir ilçe sınırları içinde doğanın cömert davrandığı Kovada Gölü Milli Parkı, destansı doğal güzelliğinin yanı sıra çok sayıda bitki ve canlı türü barındırıyor.

ISBN 978-605-88104-0-2
Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri 
Isparta'nın Eğirdir ilçe sınırları içinde doğanın cömert davrandığı Kovada Gölü Milli Parkı, destansı doğal güzelliğinin yanı sıra çok sayıda bitki ve canlı türü barındırıyor. 
Milli park sahası Sonbahar mevsiminin en canlı renklerinde zengin bitki örtüsü ve çevre yükseltiler ile 6.534 hektar büyüklüğe sahip alanıyla, ziyaretçilere orman ekosistemini tanıma fırsatı verir. Sonbahardaki renk cümbüşüyle de görsel şölen sunuyor. 
Sonbaharın gelmesiyle, parkta bulunan kimi ağaçlar yapraklarını sarıya çevirip toprak anaya armağan ederken, kimi ağaçlar ise yapraklarını kızıla bürümüş durumda.
Doğada sessizlik ve huzur arayanlar için meditasyon, yoga, yorgun beden için doğal terapi ve rahatlama sahasıdır. Burası, öncelikli tercih edilmesi gereken yerlerin başında gelen ve yapılan yürüyüşte her adım başı farklı bir ağaç ve bitki türüne rastlanılan, orman, göl, sulak alan gibi çok çeşitli ekosistemleri içinde barındırıyor.
 Kovada Gölü benzersiz bir flora ve yaban hayatı çeşitliliğine sahiptir. Milli Park sahası; Sedirden Toros göknarına, çitlenbikten akçakesmeye, menengiçten defneye ve genişliği 9 metre 80 cm olan koruma altındaki doğu çınarı anıt ağacı gibi onlarca tür ağaç ve 59'u yerli, 26'sı kış göçmeni, 48'i yaz göçmeni, 20'si transit göçmen olan türlerle birlikte toplamda farklı 167 kuş türünü içerisinde bulunduruyor.
Parkta yürüyüş yolları, piknik yapmak isteyenler için kamelyaların yanı sıra gölün eşsiz güzelliğinde uçuşan ve yüzen onlarca çeşit kuşu izlemek isteyenler için de ahşap iskeleler mevcut. Park girişinde ise bir kafeterya ve ziyaretçi tanıtım merkezi var. Tanıtım merkezinde dünyadaki önemli milli parklardaki uygulamalar gibi gezi öncesi detaylı bir bilgilendirme yapılıyor. 
Merkezin içerisinde aynı zamanda trafik kazası, elektrik çarpması gibi nedenlerden dolayı telef olan hayvanların tahnit sanatçıları tarafından doldurulmuş bedenleri sergilenmekte. Eşsiz bir güzelliğe sahip doğa harikası Kovada Gölü Milli Parkı her mevsim olduğu gibi sonbaharda da gezilebiliyor.
Dünya telaşına kendini kaptıran, çevreden elini ayağını çekmiş ve işhanlarına kendini kapatan insanların ne kadar şanstan yoksun olduğu, doğa nimetlerinden mahrum kaldığı düşünüldüğünde, belgesel çekimler için; Meşelerin ve Doğu çınarlarının ülkesinde, Kovada Gölü Milli Parkı’ndayız. 
Doğayla yaşama sevincinin birlikteliğinde gülümsüyoruz engin maviye bakarken; üzerimizden uçan çulluğa, gölden kanat çırpan sakarmekeye ve ördekler! Kısacası doğanın en muhteşem şovlarına burada, bu filmimizle bizimle yolculuğa çıkın!
Hazan mevsimidir, Kovada Gölünde. Meşelerin yaprakları akşam güneşinin önüne geçmiş, aldığı ışıkla altın sarısına boyanmış rengini gözlerimize yansıtıyor. Suyun rengi sürekli değişiyor, bakış açısına göre, gök mavisinin hakim mavisine, meşelerin kahverengi tonuna, gün batımına yakın sayısız renkleri! Hey güzel doğa ana sen nelere kadirsin, nedir bu sendeki endam ve güzellik? Diye söylenmeden edemiyoruz.
Tektonizma, karstik oluşumlar ve alüvyal biriktirmenin tuvale işlediği bu 6.534 hektarlık kesim, 1970 yılında milli park statüsüne erişmiştir. Yedi Renkli Göl olarak anılan Eğirdir Gölü’nün güneyindeki uzantısı olan Kovada; Eğirdir Gölü’yle arasında uzanan dar vadinin alüvyonlarla dolması sonucu oluşmuştur. Alanın % 71’i ormanlık arazidir. 
Gölün jeomorfolojik özelliklerine bakıldığında, karstik oluşumlar önemli bir rol oynamıştır. Gölü çevreleyen patikalardan geçen sarp yamaçlarda tortul tabakalar gözlenir. Eşsiz türkuaz rengi, derinlik olarak gözünüzü korkutmasın! Suda bulunan ve 1,5 metre sonrasının görülmesine engel olan tortullar suya müthiş bir derinlik algısı katsa da, en derin nokta 6-7 metreyi geçmemektedir. 
Milli park yalnızca biz doğaseverler için güzergâh olmamış, geçmişte İpek Yolu ya da Kral Yolu seyrine de ev sahipliği yapmıştır. Bunun dışında bu eşsiz sulak alan birçok bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. 
Kermes meşesi başta olmak üzere birçok meşe türü, terebentinin hammaddesi olan melengiç, kampların olmazsa olmaz doğal çitlerini oluşturan karaçalılar, boylu ve katran ardıçları, kızılçamlar ve hepsinden de önemlisi asırlık doğu çınarları… Elbette ki milli parka has 28 endemik bitki türünü de belirtmemek bu güzelliğe haksızlık olur.
Kameramıza yansımayan fauna ekosistemini; ardıç kuşu, atmaca, çulluk gibi birçok kuş; karaca, alageyik, tilki gibi memeliler oluşturuyor. Bunun dışında park sahası insanoğlunun yok edici etkisine de tanıklık etmiştir. Bölgede görülen son Anadolu parsı çok geç değil, 1940 yılında doğaya veda etmiştir. Ardıç ağacının doğal bir şekilde yetişmesi için Ardıç kuşuna ihtiyaç varsa, insanoğlunun da varlığını sürdürebilmesi için doğaya ihtiyacı vardır.
Sayılabilecek tüm bu güzellikler, Kovada Gölü için bir iltifat değildir. Bu düşsel gerçeklik için her geçen gün tehlike çanları daha korkunç bir şekilde çalmaktadır. Eğirdir Gölü’yle arasında kalan nehir; meyve bahçelerinde kullanılan birtakım zehirli ilaçları ve atıkları göle taşımaktadır. Bu sebeple birçok tatlı su canlısı ve buna bağlı olarak diğer canlılar riskli bir listeye üye olmaktadır. 
Her ne olursa olsun, Dünya var oldukça Kovada Tabiat Parkı da var olacaktır. Çocuklarımız, torunlarımız belki de kuşaklarımız yine haftanın her hangi gününde; Doğu çınarlarının ülkesinde gözlerini engin maviye diktiğinde, kanat çırpan çullukları, telaşla yükselen sakarmekeleri seyre dalacaktır.
Sonbaharda Bütün Renklerin Yaşandığı Müthiş Güzel Bir Göl,
Benzersiz flora zenginliği ve yaban hayatı çeşitliliğinin yanı sıra, açık havada dinlenme ve eğlenme imkânları bakımından büyük potansiyele sahip olması, doğal kaynakların ender bir peyzaj bütünlüğü içinde bir araya gelmesi, Kovada Gölü ve çevresini milli park yapmaya yetmiştir. 1. derece doğal sit alanı olarak ilan edilen Kovada Gölü Milli Park sahasının en önemli özelliği rekreasyonel kullanıma müsait olan doğal kaynaklarıdır. Genişliğinde ve oldukça sığ olan gölün çevresi 20,6 km’dir. Derinliği ise 6-7 metreye kadar iner. Suda bulunan ve göle yeşil renk veren tortular derinlikten sonrasının görülmesine engel olurlar. 
Gölün deniz seviyesinden yükseltisi 900 m’dir. Yörenin oluşumunu sağlayan karst morfolojisi, bakir doğanın araştırılması, kampçılık, yürüyüş, manzara seyretme ve tırmanma ziyaretçilerin katılacağı başlıca uğraşlardır. 
Zengin bir bitki örtüsüne sahip milli park; kızılçam, karaçam, saplı-sapsız-saçlı meşeler, pırnal meşesi, kokar ağaç ve ardıç gibi ağaç türleri ile hayıt, sandal, kocayemiş, funda, çitlembik, yabani zeytin, akçakesme, mersin, menengiç, boyacı sumağı, muşmula, alıç, dağ muşmulası, böğürtlen, yabani gül, defne, tesbih ağacı, karaçalı, kördiken gibi maki florasının çalıları ile kaplanmıştır.
Kovada Gölü’nde sazan, kadife ve tatlı su levreği, tatlı su ıstakozu bulunur. Bunun yanı sıra düzensiz ve yasadışı avlanmalar, yaban hayatı çok çeşitli ve zengin olabilecek bu yöreyi de kurutmuştur. Kovada çevresinde en çok bulunan yaban hayvanları, yaban domuzu, sansar, porsuk, tilki, tavşan ve ağaç sincabıdır. 
Kovada Gölü’nde 153 tür su kuşu tespit edilmiştir. Görüntüleme olanağı bulamadığımız kuşlardan yaban ördeği, kaz, angut, keklik ve çulluk mevsimlere göre milli parkta rastlanan belli başlı türlerdir. Bu alanda yürüyüş parkurları patikalar şeklinde işaretlenmiş ve düzenlenmiş bir şekildedir. Gölde yaşayan yabani hayvanlar, ağaç ve diğer bitki türleri hakkında bilgilendirici panolar, üstleri kapalı piknik masaları bulunuyor. 
Kuş gözlem istasyonları ve ahşap iskelelerin de bulunduğu bu alan, göldeki bir yarım ada üzerinde bulunuyor ve dolayısıyla göl ile iç içe. Bu alanda gölde yüzen yaban ördeklerini sıklıkla görme ve gözlemleme olanağı var. Göl balık faunası oldukça azdır. Ancak gölün suyu koyu yeşil olduğundan çıplak gözle görmek pek olası değil.
Kovada Gölünün etrafı, sık ormanlık alanlar, ormanlık dağlar ve kısmen meyve bahçeleriyle kaplı. Belki de bu yüzden göl görüntüsü ve manzarasıyla insanı gerçekten büyülüyor. Sonbahar yağmurları sonrası çöken sis içerisinden seçilebilen ağaçlar, gölün yeşil suları, yüksek dağlar ve sisler içerisinden alçak uçan yabani ördek sürüleri sanki duvara astığımız bir manzara panosu gibi önünüze seriliyor.
Kovada Gölünü, ziyaretçi alanındaki iskele ve gözlem istasyonlarından, traktör yollarından tepelere yaya olarak tırmanıp kuş bakışı manzarasının doyumsuz güzelliğini fotoğraflamak olanaklıdır. 
Kovada Gölü Milli Parkında pek çok tür ağaç ve çalılar bulunuyor. 
Bölgede avlanmak yasaktır. Ne var ki kaçak avcılara rastlanabiliyor. Kızılçam, endemik bir ağaç türü olan Kasnak meşesi ve çınar, milli parkın başlıca ağaç türleridir. Otsu flora bakımından da zengindir.
Milli park, sazan, tatlı su levreği ve ıstakozu sucul fauna türleri ile tilki, sansar, yaban domuzu, tavşan, sincap, kirpi gibi memeli hayvan türlerine ve ötücü kuşlara sahiptir. Çevre halkının rekreasyon için yararlandığı milli park, peyzaj değerleri bakımından dikkat çekicidir.
Kovada Gölü Milli Parkı, Jeolojik olarak karstik tektonik bir polye olan göl, Eğirdir ve Beyşehir Göllerinde olduğu gibi turkuvaz mavisi sularıyla bilinir. Göl ve çevresinde Akdeniz iklimi görülmekte olup, yerel orografik şartlara bağlı olarak iklim elemanlarında değişmeler olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı göl ve havzası zengin flora ve fauna elemanlarına sahip olup, endemik türleri de bünyesinde barındırmaktadır. 
Kovada Gölü ve çevresinde yaygın litolojiyi kalkerler oluşturmuş, karstik ana kayaya bağlı olarak küçük karstik şekillerde gelişmiştir. Havzada yaygın arazi kullanımını ormanlar oluştururken, orman alanlarını tarım arazileri izler. Göl Havzası gerek doğal güzellikleri, gerekse yöreye ekonomik katkıları ile Akdeniz Bölgesi’nin önemli doğal kaynaklarından biri konumundadır. 
Kovada Gölü Havzası uygun iklim şartlarına ve zengin bir doğal varlığa sahiptir. Özellikle doğal yapısı bozulmadan ve taşıma kapasitesine uygun olarak turizme açılması, hem yöre halkına ekonomik gelir getirecek, hem de yapılacak planlamalar ile sürdürülebilir kalkınması sağlanmış olacak. Böylece havzanın gelecek nesillere doğal yapısı bozulmadan aktarılması amaçlanmalıdır.
Sonbaharın son günleriyle birlikte sararıp toprakla buluşan yapraklar, apayrı hoş manzaralar oluşturuyor. Yaz aylarında hakim olan yeşil bitki örtüsü, sonbahar mevsiminin gelmesiyle yerini sarı ve turuncu tonlara bırakarak farklı güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Hazan mevsimi algılamaya bağlı olarak, insanlara serotonin yani mutluluk hormonu aşılayabilir.
Sonbaharın büyüleyici güzelliği içinde saklı bir cennettir Kovada Doğası. Hazan mevsiminin renk cümbüşü insanı hayal alemine götürmeye yeter de artar bile. Yaprakların harmonisi doğanın bir dili olarak, ahenk oluşturuyor. Güneşli yaz günlerinden sonra, romantizmin rüzgarının taktığı duygusallık gözlüğü, Kovada Gölünün Hazan gizemiyle insanı melankoli yapsa da, olsun. Her duygu güzeldir. Yaşamak ve hissetmek önemli olan. Güzelim Anadolu her mevsimde sayısız canlı dokuya sahiptir.
Kovada Gölü doğa sahasında doğa, sürekli bir döngü ile bir başka hazırlanır kış mevsimine. Hazan mevsimi bir başka yaşanır insanların yaşamında. Göl sahası dağlarında sarı ve yeşilin renk cümbüşünü birlikte izlemenin keyfine varırsınız. 
Hazan, yaprak dökümüdür Kovada Tabiat Parkında! Doğanın yeşilden sarıya, kırmızıdan kahverengine dönüştüğü bir renk cümbüşünü bu mevsimde burada görürsünüz. Makiler hariç, sarıdan kızıla doğru dalgalanan bu renkler içimizde güzellik duygusunun yanı sıra, sona eriş imgesi de yaratıyor. 
Sona ermek, insan ömrünün sonbaharını düşünmek, sonra ölümle yoğunlaşan bir duygu çemberinde sıkışıp hüzünlere gark olmak demektir. Ancak biliyoruz ki hayat devam edecek ve de böylece hüzünlerimize katık ettiğimiz yaşam savaşı da göz ardı edilmeyecek.
Yalnızlığın, acının, umutsuzluğun, hüznün ilacı doğadadır aslında. Bunlar, insanca duygular. Bunlar olmazsa insanoğlunun hiçlikle buluşması, yok oluşa sürüklenmesi, duygu denen güzel dünyanın kaybı, tehlikeli bir bataklığa düşmektir. 
İşte o zaman yok olan doğamıza, yok olan dünyamıza, yok olan insanlığa ağıt yakmak zamanı olur. İşte o zaman alarm zillerinin sonsuzluğa bilet kesmiş olduğunu, anlamamış bile olabiliriz. Hüzün Kadar tatlı, hüzün kadar buruktur Hazan Mevsimi.  
Hüzün kadar tatlı, hüzün kadar buruk duygular tattıran bir mevsimdir, Sonbahar. Sararan yapraklarda oynaşan yağmur damlacıkları, güneşin ışınları var. Hazan mevsimi denir nedense; fark etmesini bilenler için içinde bin bir türlü güzelliği barındıran Sonbahara. 
Renkler cıvıldaşır onda; yeşilin yanına kızıl, sıcak kahverengi ve sarı tonlar eklenmiştir. Güneşin arsız pırıltıları ile kızıllaşan çınar yaprakları renk cümbüşü kazandırır suların yansı manzarasına. Bu belgesel filmimizi, doğanın nimetlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarımı için, tüm insanlığa karşılıksız sunuyoruz.

--------------------------------------------- 
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 19.10.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 09.04.2021
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93 
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/MehmetSokmenAntalya

Bu haber 120 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Katmanlı Merdiven Şelalesi Ve Devkazanı Serik

Katmanlı Merdiven Şelalesi Ve Devkazanı Serik Elbette sizlerde çok sayıda şelale ve dev kazanı görmüşsünüzdür. Ancak Katmanlı Merdiven Şelalesi Dev Kazanı dünyad...

Kumun Sanata Dönüştüğü Yer Antalya Sandland

Kumun Sanata Dönüştüğü Yer Antalya Sandland Kumun Sanata Dönüştüğü Yer Antalya Sandland

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |