http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Akbaş Göleti Sulak Sahasında Kış Mevsimi Zamanı Serik 2021 - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
html5 video by ThunderSoft
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Akbaş Göleti Sulak Sahasında Kış Mevsimi Zamanı Serik 2021

Akbaş Göleti Sulak Sahasında Kış Mevsimi Zamanı Serik 2021

Tarih 22 Mart 2021, 21:10 Editör Mehmet SÖKMEN

Zengin görsel yansımalarda dağların ve çam ormanlarının su üzerindeki görüntüleri muhteşem güzelliktedir.

ISBN 978-605-88104-0-2
Akbaş Göleti Sulak Sahasında Kış Mevsimi Zamanı Serik 2021 
Bu filmimizde farklı zaman süreçlerinde, farklı ışık konumlarında Akbaş Göleti Sulak ve sazlık alanının zengin biyo ekosistemleri ile jeolojik ve litolojik yapısını izleyecek ve bilgileneceksiniz. Zengin görsel yansımalarda dağların ve çam ormanlarının su üzerindeki görüntüleri muhteşem güzelliktedir. 
Muhteşem ve büyüleyici görselliği ile tüm renklerin bir arada dans ettiği, kurbağaların vıraklaması ve kuşların nağmeli ötüşleri melodileri eşliğinde Akbaş Göleti Lagün Sulak Sahasında yaşam bir başka güzeldir. 
Gölet manzarasında en güzel fotoğraf ve videolar çekmek için her mevsim en ideal zamandır. 
Gölet oluşumunda su içinde kalan bazı çam ağaçlarının suyla mükemmel uyumu ve renk harmonisi ile yansıması görülmeye değer. Aynı zamanda yeni oluşan sucul yaşamın barınaklığını yapmaya başlamıştır.
Akbaş Göleti, Etler su kaynakları akarsularının Akbaş sahasında önüne yapay set kurulumu ile oluşan yapay bir gölettir. Henüz çok yeni ve temizdir. Herhangi bir ötrofikasyon zararı oluşmamıştır. İleri zamanlarda tam bir Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olacaktır. Bazı bölümlerde Lagünleşme olan, orman ve etrafındaki kumullarla birlikte zengin bir flora ve fauna çeşitliliğine sahiptir. 
Gölet bölgesi, çok fazla doğa canlılarına ev sahipliği yapar. Mükemmel ekosistemler, endemik çeşitlilik zenginliği, faunal ve floral sistemler bütünlüğü ile bambaşka cennettir burası. Temiz biyolojik suları, bu sahadaki doğa habitatlarına farklılık kazandırmış, aynı sahada bir çok kuş türünü de beslemektedir.
Torosların gizemli ortamında, jeomorfolojik güzellikler içerisindeki bu gölet sahası, Biyolojik çeşitliliği ile Akdeniz iklimi tipinin bitki topluluklarını sergileyen orman ve maki örtüsü bakımında oldukça zengin bölgededir. Eşsiz güzellikteki göl alanı, genç ve yaşlı çınar ağaçlarına ev sahipliği yapıyor. Bu manzaralar görülmeye değer.
İlkbahar mevsimi başında bile yeşilin bir çok tonlarının görülmeye başladığı bu muhteşem doğa sahasında olmak, canlara can katar, dertleri unutturur, streslere bire bir panzehir niteliğindedir. Burada, sadece doğanın tatlı nağmeleri, suyun gür çağlayan sesi, kuşların hoş cıvıltıları vardır.
Sahanın erozyonlarla dolumunu önlemek için, göl su alanı dışındaki ormanlara dokunulmamıştır. Yaban hayatı: Memeliler, kuşlar, sürüngenler ve iki yaşamlılar yerleşmeye başlanmıştır. Göl Alanında yer alan geniş maki-kumul ekosistemi, sazlıklar, açık su yüzeyleri, tatlı bataklıklar, gölcükler ve kumsallar gibi farklı yaşam ortamları; başta su kuşları, memeliler ve sürüngenler olmak üzere çok zengin bir yaban hayatının barınmasına olanak sağlayacak. 
Sazlıklar ve bataklıklarda, çalılık alanlarda ve ormanda, çakal, tilki,  saz kedisi, porsuk, yaban domuzu, kızıl yaban keçisi başta olmak üzere birçok tür yaygın olarak görülmeye başlamıştır. Akbaş Gölet ve Sulak Alanı Sahası Yakın zamanda tam bir Ramsar Alanı olmaya adaydır. 
Gölet sulak sahası, aynı zamanda alanda üremeye başlayan yaz ördeği, turaç, saz horozu, kocagöz, akça cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru popülasyonları nedeniyle Önemli Kuş Alanı haline geliyor. Bu nedenle Kuş Gözlem Sahası niteliğine bürünecektir. Alanda; flamingo, suna, fiyu, elmabaş patka, dikkuyruk ve sakarmeke olmak üzere çok sayıda su kuşu ve kılıç gaga, akça cılıbıt ve küçük kum kuşu olmak üzere pek çok tatlı su kıyı kuşu açısından büyük önem taşır. 
Akbaş Gölet Sahası; Çeşitli türlerden küçük ötücüler için üreme ve konaklama dönemlerinde yaşam ortamı oluşturmaya başlamış, yalıçapkını bölgede üreyen kuşlar arasındadır. Alaca yalıçapkını ise çoğunlukla kış aylarında görülür.
Saz kedisi, genellikle su ve yoğun vejetasyon örtüsü barındıran özellikle sazlık, bataklık, göl kıyıları ile akarsu kenarı gibi sulak alanlarda yaşar. Akbaş Gölet Sahası, saz kedisi neslinin devamı için uygun şartlara sahiptir. Kumullar, sık sazlıklar, yoğun çalılıklar ve orman çok elverişli yaşam ortamları sunar. 
Yeryüzünün en zengin ekosistemleri olan sulak alanlar, küresel iklim değişikliği, tarımsal politikalar ve arazi kullanımındaki yanlışlıklar/ plansızlıklar nedeniyle sürekli alan kaybetmekte veya önemli ölçüde tahribata uğramaktadır. Ancak bu saha ise çevre korunumludur.
Türkiye’de kentlerin verimli tarım arazilerine doğru gelişimi ile artan gıda talebi arasındaki çelişki, tarıma uygun olmayan toprakların işletilmesiyle giderilmeye çalışılırken, bu durum birçok mera, orman ve taşlık arazinin amacına uygun olmayan kullanımı yanında birçok sulak alanın kurutulması ve tahribini de beraberinde getirmiştir. 
Kış soğukları ve yükseklerdeki sulak alanların donması nedeniyle kuşlar için gölet sahası en önemli kışlama alanlarından biri olmaya başlamış bile. Saha ve çevresi, aynı zamanda flora ve fauna bakımından da son derece temiz ve zengindir. 
Gölet sahası lagünleşmesi, karasal faktörlerin etkisinde olmasından dolayı Türkiye’nin özel ekosistemlerinden biridir. Gölün oluşumu önüne kurulan kaya dolgu set ile olmuştur. Flora ve fauna bakımından Türkiye’nin önemli ekosistemlerindendir. Alanın en önemli elemanlarını su kuşları ve kurbağa türleri oluşturmaktadır. 
Ayrıca iklim koşulları ve gölün yaşam ortamının çeşitliliği de buna önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Sığ sulak sahalardaki çamur düzlükleri, karasal kıyı kuşları için ideal ortamlardır. Göçler sırasında binlerce kıyı kuşu bataklıklarda konaklamaktadır. Kalabalık gruplar oluşturan karasal kıyı kuşları; çok çeşitlidir. Gölet sahası en iyi yuvalama ve yumurtlama alanıdır.
Akbaş sulak sahası, bölgede yazların kurak geçmesi nedeniyle yaz mevsimlerinde yeterli düzeyde beslenememekte, yüksek buharlaşma nedeniyle de önemli ölçüde su kaybetmekte ve böylece göl alanı küçülmektedir. Suyun çekildiği alanlarda geniş çamur ve otlak düzlükleri oluşmakta ve yaz sonuna doğru göl alanını iyice daralmaktadır. 
Göl sulak alanı Tatlı Su Ekosistemleri kategorisinden Göl Ekosistemleri sahasıdır. Göl ekosistemlerinde mikroskobik canlılar, kurbağalar, sazlıklar, sinekler, balıklar, çeşitli kuşlar, balıkçıl kuşlar, çeşitli böcekler, ördek, yılan, çekirge gibi canlılar ile nilüfer, eğrelti otu, atkuyruğu ve nergis türü bitkiler bulunur. 
Göl ekosisteminin büyüklüğü, bulunduğu yer, derinliği, sıcaklık, tuz miktarı, ışık miktarı ve suyun özelliği burada yaşayan canlı çeşitliliğini değiştirebilir. Aynı zamanda Kara ve su ekosistemlerinin birleştiği yerlerdir.
Gölet sahası henüz çok yeni olup, Temiz Biyolojik gölet konumundadır. Göl suları hali hazırda bitkiler ve ortamdaki bakteriler yoluyla temizlenen nadir ekolojik oluşumdur. Doğadaki denge bozulmadan sudaki yosun konsantrasyonunu doğal mikro-organizmalar yolu ile azaltılıyor ve fosforu su içinde dengeleniyor.
Gençliğinde bir nehir, göl veya dağ gölünde yüzmenin keyfini çıkaranlar, duru ve berrak bir suda dinlenen ve serinleyenler için biyolojik göletlerin nostaljik bir değeri bulunuyor. Ayrıca saf ve doğal suyun her ne pahasına olursa olsun korunması gereken evrensel bir servet olması da biyolojik göletleri değerli kılan bir diğer unsur.
Göletlerin doğal olması ve doğaya dönme ihtiyacı, geleneksel havuzların alternatifi olan bu doğal yüzme mekanlarına duyulan ve giderek artan hayranlığı açıklıyor. Göletler; içinde barındırdığı suyu temizleyen ve aynı zamanda suda oksijen üreten bitkiler ile, taşlar,balıklar, çakıllar, kayalar, çevresinde su ile uyumlu olan ağaçlar, sazlıklar, kurbağalar gibi doğal elemanların bir araya geldiği heyecan verici göl sulak alanı yaşam şeklidir. Suni olarak oluşturulan göletler, içindeki su bitkileri ile bulunduğu bölgedeki tüm doğal yaşamı kendine çekiyor.
Yoğunluğu ve telaşı artan bir dünyada huzurlu ve ahenkli bir köşe olan güneş ışığının farklı yansıları ile muhteşem panoramalı manzaralar içeren temiz biyolojik göletlerin organik olması, bulunduğu sahanın korunumu, suyun verdiği huzur, sakinleştirici etkisi ile göletlere yeni bir boyut kazandırıyor. 
Göl sahası aynı zamanda biyolojik yüzme göleti sınıfında değerlendirilebilir, muhteşem ekosisteme sahip, zarif manzaraları ile çevreyle bütünleşen el değmemiş ve temiz bir sulak alandır. Biyolojik statüde olan bu gölet, kirletilmediği sürece hayatımıza bir çok katkısı olacaktır.
Her mevsim estetik ve suyun mevcut olduğu en güzel doğa yansımalarının büyüleyici görüntüleriyle bir göleti hayranlıkla seyredip içinde gündüz yüzmek, çiçekler ve su bitkilerini koklamak, su bitkileri tarafından doğal olarak arıtılan tatlı ve içilebilir bir suyu tatmak, sudan tatlı bir hisle çıkmak, duş alma ihtiyacı duymamak muhteşem bir yaşam şekli olabilir.  
Göleti besleyen Etler Şelaleleri gibi akan suyun ruhumuzu dinlendiren şırıltısını, su içmek ve yıkanmak için suyun etrafında toplanan kuşların cıvıltısını dinlemek, tatlı bir su içinde yüzmenin keyfini yaşamakta bedenimizi pozitif enerjiyle yüklemenin en doğal yoludur. Ayrıca göl sahasındaki zengin ekosistem çeşitliliği ve renkli bitkilerle de adeta küçük birer cennet nitelliği taşır.
Göletler; nemli ortamları, içindeki su bitkileri ile, bulunduğu bölgedeki tüm doğal yaşamı kendine çekiyor. Bu sebeple, bir gölet, bulunduğu çevrede kendiliğinden ekolojik bir sistem oluşturuyor. Göletler, fonksiyonellik açısından doğal tüm elemanları beraberinde barındırmakla beraber doğal yüzme havuzu olarak da kullanılabiliyor.
Biyolojik nitelikli gölette bulunan su canlıdır. Bu durumda suda yosunların oluşması da normaldir çünkü yosunlar da su bitkileridir. Önemli olan yosun konsantrasyonunun su içinde 10 makrogram seviyesinde tutulmasıdır. Ötrofikasyon yaratılmadığı sürece doğal denge kendiliğinden sağlanır.
En önemli tatlı su rezervlerinden olan göller; doğal güzellikleri, biyolojik çeşitliliği, balıkçılık, rekreasyon, turizm ve hidrolojik döngüdeki rolü gibi birçok özellikleriyle önemli doğa alanlarıdır. Ancak; gelişen teknoloji, nüfusun hızla artması, küresel iklim değişikliği, evsel, endüstriyel ve tarımsal kirlilik kaynakları göller üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. 
Bunlar içinde en yaygın ekolojik problem insan kaynaklı ötrofikasyondur. Dünya genelinde, azot ve fosforun aşırı şekilde girişiyle meydana gelen göl ötrofikasyonu, su kalitesinin kötüleşmesine ve biyoçeşitliliğin önemli ölçüde azalmasına neden olmaktadır. Göllerde nutrientlerin birikmesi de su kalitesi için ciddi bir tehdit olarak görülmektedir. Ancak bu filmimiz çekim zamanında şimdilik bu gölet sahasında bu tehlikeler mevcut değildir.

--------------------------------------------- 
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 23.02.2021 
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 20.03.2021 
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93 
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/MehmetSokmenAntalya

Bu haber 117 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Katmanlı Merdiven Şelalesi Ve Devkazanı Serik

Katmanlı Merdiven Şelalesi Ve Devkazanı Serik Elbette sizlerde çok sayıda şelale ve dev kazanı görmüşsünüzdür. Ancak Katmanlı Merdiven Şelalesi Dev Kazanı dünyad...

Kumun Sanata Dönüştüğü Yer Antalya Sandland

Kumun Sanata Dönüştüğü Yer Antalya Sandland Kumun Sanata Dönüştüğü Yer Antalya Sandland

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |