http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Belkıs Aspendos Köprüpazar Eurymedon Köprüsü - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
html5 video by ThunderSoft
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Belkıs Aspendos Köprüpazar Eurymedon Köprüsü

Belkıs Aspendos Köprüpazar Eurymedon Köprüsü

Tarih 20 Şubat 2021, 22:10 Editör Mehmet SÖKMEN

Belkıs Aspendos Köprüpazar Eurymedon Köprüsü Serik İlçesinde Aspendos Tiyatrosu yolu üstünde yer alır. Tiyatroya giderken sağ tarafta kalır. Antalya-Mersin Karayolundan 900 metre içeride Köprüçay diğer adı ile Köprüpazar Çayı üzerinde bulunur.

ISBN 978-605-88104-0-2
Belkıs Aspendos Köprüpazar Eurymedon Köprüsü 
Belkıs Aspendos Köprüpazar Eurymedon Köprüsü Serik İlçesinde Aspendos Tiyatrosu yolu üstünde yer alır. Tiyatroya giderken sağ tarafta kalır. Antalya-Mersin Karayolundan 900 metre içeride Köprüçay diğer adı ile Köprüpazar Çayı üzerinde bulunur. Köprü altından ve üstünden Köprüçayı seyretmek ziyaretçilere ayrı bir keyif vermektedir. 
Yakın zamanda restore edilen köprü araç trafiğine kapalıdır. İlk köprü MS 4. Yüzyılda Romalılar tarafından Eurymedon Köprüsü olarak yapılmıştır. 
Selçuklular devrinde Alaeddin Keykubat zamanında kalıntıları üzerine yeniden inşa edildiği için Osmanlı kaynaklarında genellikle Sultan Alaeddin Keykubat Köprüsü olarak geçmektedir. Köprünün Antalya tarafına bir de han inşa edilmiştir.
Selçuklular ve Beylikler döneminde faal olduğunu düşündüğümüz Köprü Pazarı’na ilişkin ciddi kayıtlara 15. yüzyılın ortalarından itibaren rastlanmaktadır. Bölgenin en güçlü haftalık pazarlarından birisi olan Köprü Pazar’a Teke, Hamit ve Alaiye sancaklarından insanların iştirak ettiği bilinmektedir. 
Evliya Çelebi’ye göre pazar alanında binden fazla sazdan yapılmış dükkân bulunmaktadır. Bu dükkânların 30 tanesi ise Balı Bey Vakfı’na aittir. Vakıfnameye göre dükkânların kira geliri köprünün tamir ve bakımına ayrılmıştır. Köprü Pazarı’nın bu derece canlı olmasının sebeplerinden birisi Aspendos Suyu veya Köprü Suyu denilen nehirde gemi ile ulaşım sağlanmasıdır.
Köprü Pazarı, Garbi Karaağaç’taki pazarlarda olduğu gibi zahire veya hayvan pazarı olarak bir yönü ile öne çıkmış bir pazar değildir. Köprü Pazarı zahire, canlı hayvan, hayvan ürünleri, büyük ve küçükbaş çanları, el dokumaları, sanayi ürünleri, susam, tahin helvası, her türlü el aleti ve sebze-meyvenin ve çilek satıldığı bir pazardır. 
Karahisar-ı Teke Kadısı’nın pazarın kurulduğu gün olan Cumartesi günü yargılama yaptığı bilinmektedir. Suhte isyanları sırasında suhtelerin pazarı basıp kadıyı tehdit ettikleri, pazara gelenlerin saçlarını hakaret olsun diye kestikleri kayıtlarda geçmektedir. Keza Manavgat kadısı da pazarda hazır olup davaya bakmaktadır. 
Ayrıca pazarın kurulduğu gün at yarışı ile cirit oyunları düzenlenmesi, pazara katılanların sayısını arttırmayı amaçladığı bilinmektedir. 19. yüzyıldan itibaren seyyahların pazarlardan ihtiyaçlarını karşıladıkları görülmektedir. Bu kapsamda Rahip Edward Thomas Daniell, adamlarını bir miktar pirinç ve kahve almaları için sabah erkenden Köprü Pazarı’na gönderdiğini kaydetmektedir. Böylece Köprü Pazarı bölge ahalisi için hem ekonomik bir faaliyet alanı hem de sosyal ve sportif amaçlı bir yer olmuştur.
19. yüzyılın başlarından itibaren Köprü Suyu’nun ağzında biriken kumlar yüzünden deniz ulaşımının sekteye uğradığı bilinmektedir. Böylece Köprü Pazarı da yavaş yavaş canlılığını kaybetmeye başlamıştır. Aynı yüzyılın sonlarına doğru pazar alanının yakınlarında Şevketiye Kökez köyünün kurulması ile Köprü Pazarı’nın sonu gelmeye başlamıştır. 
Çünkü Kökez köyünde bir Cuma pazarı kurulmaya başlandı. I. Dünya savaşına kadar varlığını koruyan Köprü Pazarı’nın yerini Kökez Pazarı almıştır. Serik kaza merkezinde birden fazla pazar kurulana kadar Cuma günü kurulan Kökez Pazarı bölgenin en güçlü pazarlarından birisi olmuştur.
Köprüpazar Köprüsü, Roma döneminden kalma, günümüzde Türkiye'de, Aspendos yakınlarında Köprüçay diğer adıyla Eurymedon nehri üzerinden geçen, 9 kemerli Eurymedon Köprüsü'nün temelleri üzerine Selçuklular tarafından 13. yüzyılda yapılmış, sivri kemerli bir köprüdür. 
Köprü eski Roma yapısının nehir yatağındaki ayak kalıntılarını takip ettiği için yol güzergahının ortasında belirgin sapmalar görülür. Köprü 259,50 metre uzunluğunda olup, genişliği 9,44 metredir. Sütun kalınlıkları 9,60 metre, kemer açıklığı 23,52 metredir.
Eurymedon Köprüsü eski yapının rekonstrüksiyonu, Roma köprüsünün yapısı ve güzergâhı bilgisayar yardımıyla sanal ortamda simüle edilmiştir. Bilgisayar modeli, hala mevcut olan yapı kalıntılarına dayanılarak yapılmıştır. Bunlar rampaların bir kısmı, her iki kıyıdaki karşı ayaklar ve bir sütunun temelidir. Bunun dışında, nehir yatağında bulunan birçok diğer kalıntı, yerli yerinde olmadıkları yüzünden modelde dikkate alınmamıştır.
Rekonstrüksiyon yapılan köprünün modeli, 259,50 m uzunluğunda ve 9,44 m genişliğinde, 9 yuvarlak kemerli bir köprüyü gösterir. Eurymedon nehrini Köprüçay dik bir açıyla geçen yapının genelde düz olan yol güzergahında sağ kıyıya yakın bir yerde rampanın biraz öncesinde sola doğru hafif bir sapma görülür. 
Antik köprünün yüksekliği için, yükseklikleri sol kıyıda 12,3 m, sağ kıyıda ise 12,2 m olarak belirlenen iki rampanın meyilleri esas alındı. Rampanın meyli kıyı bölgesinde bittiğinden dolayı, köprünün nehri düz bir seviyede geçtiği biliniyor. Eski köprünün yüksekliği, kalıntıları üzerine yapılan Selçuklu eserinden yaklaşık 4,1 m daha yüksekti.
Yatay orta kısmındaki 6 kemerin dışında, köprünün rampa alanında sel tahliyesi için biri solda 5,11 m genişliğinde, ikisi sağda olmak üzere üç tane küçük kemeri vardır. Eurymedon nehri, normal su düzeyinde nehrin ortasındaki üç ana kemerin altından akardı. Bu üç kemerin sağ ve solundaki ayaklarında, suyun temelleri eşmemesi için iki taraflı sivrilmeleri bulunan kıyı duvarları bulunuyordu. 
Arkeolojik bulgulara göre, bu kıyı duvarlarının uzunlukları, akıntıya karşı yönde 8,15 m olup aktıntı yönünde 4,7 m ile daha kısaydı. İlave koruyucu bir önlem olarak köprünün her iki tarafında sivri dalgakıranlar kurulmuştu, ancak bunların bazı sütunlarda sadece tek taraflı oldukları göründü. 
Üç ana kemerin açıklıkları köprü kalıntılarından hareketle orta kemer için 23,52 m ve her iki yanındaki tonozlu kemerler için 14,95 m olarak saptanabildi. Orta kemerin sağ ve solundaki iki sütun genişlikleri 9,60 m idi. Sağ taraftaki köprü rampasının açıkta kalan gövdesi, Anadolu'daki bazı Roma dönemi köprülerinde görülen içi oyuk yapıları ifşa etmektedir. 
Köprüde bulunan ankraş demirleri, antik dönem köprü mimarisinin ne kadar gelişmiş olduğunun bir göstergesidir. Bu ankrajlar, kanca ve halkalarla birbirlerine tutturulan, 1,5 m uzunluğunda demir çubuklarıdır. Bu çubuklar köprü temelinin alt kesme taşları seviyesinde sağlamlaştırılması için kullanıldı. Köprü gövdesi Roma Çimentosundan Opus Caementitium yapılmıştı. Bu yapı malzemesi en az bir Selçuklu eseri sütunda da kullanılmıştır.
Tarihleme
Roma köprüsünün tarihlemesi, yapı malzemesinin bir kısmının alındığı, Aspendos'a kadar uzayan, yakınlardaki Roma dönemi viyadükleri ile bağlantılı olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, sadece köprünün dış katmanında, duvarlarda Aspendos viyadüğü su hattından alınan 250 tane delikli taş devşirilerek kullanıldı. 
Su hattı belgelerle sabit olduğu üzere MS. 4. yüzyıla kadar kullanıldığına göre, Eurymedon nehrinin üzerine kurulmuş olan bu yapının bu dönemden daha önce yapılmış olması mümkün değildir. Ancak söz konusu antik köprünün yerinde daha önce de bir Roma köprüsünün bulunmuş olması olasılığı da vardır. 
Eski yapının Aspendos viyadüğü ile birlikte, MS. 363 yılında meydana gelmiş olan bir depremde tahrip olmuş olması düşünülebilir. Bu teori, artık kullanılamaz hale gelmiş olan delikli boru taşlarının köprünün yeniden imarında kullanılmış olmasını açıklar.
Güzergah Köprünün Zigzag Güzergahı
Yine bir depremde tahrip olduğu düşünülen Geç Roma dönemi köprünün kalıntıları üzerinde 1219–1237 arası Selçuklu döneminde, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından yapıldığı sanılan, yeni bir köprü inşa edildi. Bu köprünün yapımında, mümkün olduğunda eski köprünün arta kalan parçalarından yararlanıldı. 
Nehrin akıntısının gücüyle kaymış olduğu sanılan bazı parçaların da kullanılması nedeniyle, bugünkü köprü nehrin ortasındaki merkez sütunu hizasında belirgin bir sapma gösterir. Bu zigzag güzergâh ve sivri kemerleri nedeniyle bu köprü Roma yapısından çok farklı bir görünüme sahip olmaktadır.
Ebatlar
Selçuklu eseri köprü, antik dönemdeki yapıdan farklı olarak çok daha küçük boyutlara sahiptir. Oysa antik yapı kalıntılarının kullanılabiliyor olması avantajını beraberinde getirdi. Örneğin köprü genişliğinin yarı oranında daraltılması sonucu sadece yarım kalan köprü temelleri yeni yapıya dahil edilebildi. Yükseklik açısından ortaçağ eserinin kemerleri 4,1 m oranında daha alçaktır. Köprünün uzunluğu, yeni köprü rampası önceki yapının henüz yatay düzleme geçtiği bir yerde başlayacağı şekilde kısaltıldı
Yapıda Kullanılan Malzemeler Devşirilen Delikli Taşlar
Köprü yapımında kullanılan başlıca malzeme kesme taşlardır. Daha önce, Aspendos viyadüğünden alınarak geç antik dönem yapısında kullanılan delikli taşlar da bu sefer Selçuklu eseri köprünün rampa kısmında yeniden kullanıldı. Bu şekilde, bu devşirme malzemenin üçüncü kez kullanılması söz konusudur. Yıkılmayla karşı karşıya olan yol kenarı duvarları 1990'lı yılların sonunda restore edildiğinde, Rum ve Arap dillerinde yazılmış eski kitabeler içeren taşlar da kullanıldı.

--------------------------------------------- 
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 26.08.2020 
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 17.02.2021 
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93 
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 42 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri

Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri Isparta'nın Eğirdir ilçe sınırları içinde doğanın cömert davrandığı Kovada Gölü Milli Parkı, destansı doğal güz...

Gazipaşa Aydıncık Atakent Silifke Mersin Arasında Yolların Dili

Gazipaşa Aydıncık Atakent Silifke Mersin Arasında Yolların Dili Bir düşünün geçmişe doğru hayal edin! Burada yol ağı yokken ulaşım nasıl olmuş, ne kadar zaman sürmüş, vahşi doğa k...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |