http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Euromos Antik Kenti Milas Muğla - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
html5 video by ThunderSoft
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Euromos Antik Kenti Milas Muğla

Euromos Antik Kenti Milas Muğla

Tarih 20 Şubat 2021, 22:02 Editör Mehmet SÖKMEN

Euromos, Roma imparatorluğu dönemine ait kalıntılar arasında en önemli ve en iyi durumdadır. Euromos Zeus Tapınağı, Milas-izmir karayolunun 12 km kuzeyindedir. Zeus Tapınağı ve çevresindeki kazılar ve restorasyon çalışmaları 1970’lerde Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu tarafından yürütülmüştür.

ISBN 978-605-88104-0-2
Euromos Antik Kenti Milas Muğla 
Euromos, Roma imparatorluğu dönemine ait kalıntılar arasında en önemli ve en iyi durumdadır. Euromos Zeus Tapınağı, Milas-izmir karayolunun 12 km kuzeyindedir. Zeus Tapınağı ve çevresindeki kazılar ve restorasyon çalışmaları 1970’lerde Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu tarafından yürütülmüştür.
Euromos karyanın güçlü kentidir. Euromos’taki Zeus Lepsynos Tapınağı M.S 2. yüzyıldan kalmadır ve Korinth düzenindedir. Euromos, Antik Çağlarda Mylasa’dan sonra ovanın kuzey kesimini elinde tutan güçlü bir kentti. Tapınak, kentin dışında kalmaktadır. Batıdaki tepeye doğru çıkıldığında kesme taşlar ile örülmüş sur duvarları ve sur duvarının devamında savunma sistemine ait kuleler ile karşılaşılır.  
Büyük ama tahrip olmuş tiyatrosu tepe yamacına yaslanmış vaziyette batıya bakmaktadır. Düzlük alanda ise kareye yakın planlı bir agora yapısı dikkat çekmekte. Agoranın köşe sütunu üzerinde uzunca bir yazıt göze çarpmaktadır. Yazıtta Kallisthenes adlı kişinin kente yaptığı maddi yardımları ve İasos ile yapılan bir ittifaktan bahsetmektedir.
Euromos, Muğla'nın Milas ilçesine 12 kilometre uzaklıktaki antik yerleşim yeridir. M.Ö. 8. yüzyılda kurulduğu tahmin ediliyor. Antik yerleşim Euromos hakkındaki en yakın bilgiler M.Ö. 5. yüzyılda kayıtlara geçen Attika-Delos Deniz Birliği'nin üyesi olduğu ile başlamıştır. 
Büyük İskender fethi sonrası antik yerleşim sırasıyla Makedonya, Mısır ve Suriye kralları ile el değiştirdiği sanılmaktadır. M.Ö. 201-196 yılları arasında Mekadonya kralı 5. Philippos'un hakimiyeti altına giren antik kent, tapınak, agora ve kent surları dahil onarımlar yapılarak antik kent'in adı değiştirilmiş ve Philippoi olmuştur. 
M.Ö. 188 de Rodos'tan Karia'ya gelen kuvvetler karşısında özgürlüğüne kavuşmasa da Mylasa ile ittifak yapmak zorunda kalmış, Apameia Anlaşmasıyla Karia’nın geri kalanı gibi Euromos Rodoslulara bırakılmıştır. 
Kent bir süre sonra bu anlaşmadan rahatsızlık duyan komşusu Herakleia’nın saldırısına uğramış Yıllar içinde gelişen ve bağımsız bir kent tekrar onarım görmüş günümüze kadar kısmen yapıların ayakta durduğu gözükmektedir.
18. Yüzyıldan itibaren Karia Bölgesi’ni ziyaret eden Avrupalı gezgin araştırmacıların, Euromos’ta gözlemledikleri kalıntılar hakkında verdikleri bilgilerin yanı sıra yaptıkları tapınak gravürleri değerli birer belge niteliğindedir.
Zeus Tapınağı
Zeus Tapınağı Milas ile Bafa gölü arasında yer alır. Tapınak M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiştir. 17 adet sütundan 16'sı üst kirişleriyle birlikte hala dimdik ayaktadır. Güney ve güneybatı kenarlarında bulunan ve yivleri hiç açılmamış üç sütun, bu tapınağın hiçbir zaman bitirilmemiş olduğuna kanıt olarak gösterilir. Ancak 1969'da yapılan bir arkeolojik araştırma sırasında Helenistik devirlerden kalma bir kitabeyle, bulunan bu tapınağın, aslında daha önceki bir tapınak üzerine yapıldığı kanıtlanır. 
Euromos Antik Kenti'nin kuzeyinde, kentin dışında bulunan ve karayolu üzerinden rahatlıkla görülebilen tapınak, Anadolu üzerindeki en sağlam kalmış antik tapınaklardan biridir. Korinth düzeninde inşa edilen tapınağın tarihi M.Ö. 2. yy'a kadar gider. Ayaklı Köyü'nün isminin tapınaktan dolayı geldiği bilinmektedir. 
Yapının orijinal halinde, ön ve arka cephelerinde 6'şar, yan cephelerinde ise 11'er sütun dizisi bulunmaktaydı. Günümüze bu sütunlardan, arşitravlarıyla birlikte 16 tanesi gelebilmiş olmasına rağmen çok görkemli bir yapıdır. Tapınağın tamamen bitirilememiş olduğu, güney ve güneybatı yönünde bulunan yivsiz sütunlardan anlaşılmıştır. 
Tapınağı kuzey ve batı cephesindeki sütunların çoğunun üzerinde adak yazıtları bulunmaktadır. Yazıtlar, sütunların beş tanesi hekim ve devlet adamı olan Menekrates ve kız kardeşi Tryphaena'nın hediye ettiğini; yedi tanesinin de devlet adamı Leo Quintus'un armağanı olduğunu yazar. 
1969 yılında başlayan kazılar neticesinde tapınağın önündeki altarın temelleri ortaya çıkmış ve naiskos duvarları ile Zeus heykelinin durduğu kaide görülebilir olmuştur. Tapınak çevresindeki kazılarda yapının bir komplekse dahil olduğu düşünülen pek çok yapı ortaya çıkmış; bunlardan biri olan ve Geç Helenistik Dönem'e tarihlenen altar ve M.Ö. 6. yy'a tarihlenen mimari parçalar, bu kutsal alanın daha erken dönemlerde kullanılmaya başlandığına işaret etmiştir.
Agora
Antik kentin önemli yapılarından biri olan Euromos Agora kent merkezinde Milas, Selimiye karayolunun doğusunda kalmaktadır. Agora kalıntıları rahatlıkla yoldan görülebilmekte olup dört bir yanı portiklerle çevrelenmiştir. Yaklaşık olarak 95 x 83 m ölçüleri ile kareye yakın bir plan sergilemekte olan güney portik içte İonik, dışta dorik düzeninde iken, diğer üç portik dorik düzendedir. 
Batı portiğin her iki köşesinde de, kalp biçimli köşe payeleri yer almaktadır. Kuzeybatı dirsekte yer alan kalp biçimli paye üzerinde yer alan MÖ 150 yıllarına tarihlenen ve Polykhares’in oğlu Kallisthenes onuruna yazılmış onur fermanı bulunmaktadır.
Tiyatronun aşağısında bulunan kent agorasının dört tarafı stoalarla kaplıydı ve stoaların bazı sütunları hala görülebilir durumdadır. Agoranın yakında tespit edilen başka bir stoa daha vardır. Bu stoadaki sütunlardan birinin üzerinde bulunan okunması zor yazıtta, Kallisthenes'in şehre yardımda bulunduğu ve Eoromos'un Iasos kentiyle bir antlaşma yaptığı yazılmaktadır.
Tiyatro
Yerleşimin batı yamacında tarihi kaynaklara göre MÖ.3. yüzyılın ortalarında kurulduğu sanılan antik tiyatro oturma sıralarının kapasitesinin 2000 civarı olduğu anlaşılmaktadır. Temellerinin ana kaya üzerine yerleştirildiği gözüken antik tiyatro mimari açıdan ele alındığında tipik bir Helen tiyatrosunu andırdığı gözükmektedir.
Günümüze çok az kısmı ulaşabilmiş olan Euromos Antik Kenti tiyatrosu, ovanın biraz yukarısında bulunan tepe üzerindedir ve batı yönüne bakar. Büyük bir tiyatro olarak niteleyebileceğimiz yapının beş oturma sırası ve sahne binasının temelleri şu an görülebilen yerleridir.
Euromos Antik Kenti, erken dönemlerde, bölgenin en büyük kenti olan günümüzde Milas olan Mylasa'dan, sonra en hatırı sayılır ikinci kent konumundaydı. Mylasa Ovası'nın kuzeyini kontrol eden kent, muhtemelen, komşuları Olymos ve Kalketor'un da kontrolünü elinde tutuyordu. M.Ö. 5. yy'da kentin adı Kyromos veya Hyromos olarak telaffuz ediliyordu. 
Araştırmacı Bilge Umar'a göre Kyromos adı "Yüce Ana-Yüce Tanrıça'nın halkı"  anlamına gelen "Karama" sözcüğünden gelmektedir. George Ewart Bean'e göre ise Euromos adı, "güçlü" anlamına gelmekle beraber, büyük ihtimal Mausolos'un Karia'da hüküm sürdüğü yıllarda uyguladığı Helenleşme politikaları sonucunda ortaya çıkmıştı.
M.Ö. 167 yılında Mylasa Kenti'nin Rhodos hegemonyasına karşı başlattığı isyana, Mylasa'nın himayesi altında oldukları için Euromos ve komşuları da katıldı. Yine aynı dönemlerde, Euromos'un, komşusu Herakleia ile arasında, Herakleia'nın Euromos ve topraklarına saldırıp şehri yağmalaması sonucunda bir sorun çıktığı yazıtlardan öğreniliyor. 
Herakleia'yı Mylasa'ya şikayet eden Euromos'un, bu şikayet üzerine Herakleia'ya elçi gönderen Mylasa sayesinde mallarını geri almıştır.
Bulunan bir başka yazıtta ise, Mylasalıların Euromos ile yaptığı antlaşmayı bozduğunu ve bu nedenden dolayı Euromos'un Roma'ya ve Rhodos'a yönelmiş olduğundan bahsedilir.
Bağımsızlığını kazanmasıyla beraber gelişen ve zenginleşen Euromos, yine bu dönemde anıtsal yapılarına sahip oldu. Bağımsız bir kent olarak Euromos, M.Ö. 2.yy'dan M.S. 2. yy'a kadar para bastı.
Surlar
Tapınağın 100 m ilerisinde bulunan ve surların bir parçası olan kule görülmeye değer yapı kalıntılarından biridir. Yuvarlak planlı bir yapıya sahip olan kule düzgün bir kesme taş işçiliği sergiler. Surların kalınlığı 2,5 m civarındadır. Surlar, işçiliğinden ötürü M.Ö. 3. yy'a tarihlenir. 
Bu saydığımız yapılar dışında geç döneme ait bir hamam kalıntısı ve yeraltı mezar odaları kentin görülmeye değer diğer yapı kalıntılarıdır.

-------------------------------------------- 
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 30.10.2020.10.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 20.02.2021
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93 
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/MehmetSokmenAntalya

Bu haber 64 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri

Kovada Gölü Doğa Krallığında Sonbahar Renkleri Isparta'nın Eğirdir ilçe sınırları içinde doğanın cömert davrandığı Kovada Gölü Milli Parkı, destansı doğal güz...

Gazipaşa Aydıncık Atakent Silifke Mersin Arasında Yolların Dili

Gazipaşa Aydıncık Atakent Silifke Mersin Arasında Yolların Dili Bir düşünün geçmişe doğru hayal edin! Burada yol ağı yokken ulaşım nasıl olmuş, ne kadar zaman sürmüş, vahşi doğa k...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |