http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Yeşil Göl Doğa Sistemi - Gömbe Kaş - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Yeşil Göl Doğa Sistemi - Gömbe Kaş

Yeşil Göl Doğa Sistemi - Gömbe Kaş

Tarih 27 Ağustos 2020, 19:47 Editör Mehmet SÖKMEN

Anadolu coğrafyası dünya kara sisteminde olağan üstü benzersizdir. Bu bölümde bizimle birlikte Akdeniz Batı Toros sisteminde yolculuğa çıkın, doğa okulunun benzersiz yaratımlarında Gömbe Yeşilgöl’ü tüm özellikleri ile tanıyın. Sabah ve sonraki zamanda ışık konumlarında çekimlerimizdeki yansımalar olağan üstü büyüleyici güzelliktedir.

ISBN 978-605-88104-0-2
Yeşil Göl Doğa Sistemi - Gömbe Kaş
Anadolu coğrafyası dünya kara sisteminde olağan üstü benzersizdir. Bu bölümde bizimle birlikte Akdeniz Batı Toros sisteminde yolculuğa çıkın, doğa okulunun benzersiz yaratımlarında Gömbe Yeşilgöl’ü tüm özellikleri ile tanıyın. Sabah ve sonraki zamanda ışık konumlarında çekimlerimizdeki yansımalar olağan üstü büyüleyici güzelliktedir.

http://i.ytimg.com/vi/izpnch4L7DI/hqdefault.jpg?sqp=-oaymwEZCNACELwBSFXyq4qpAwsIARUAAIhCGAFwAQ==&rs=AOn4CLBphwGpD_A7QZQGQ2FkHz0iE8KLdw

Yeşil Göl, Gömbe Akdağ'da 36.55 Kuzey-29.61 Doğu paralelleri arasında yer alır. Akdağ karstik bir dağdır ve gölün yeşil rengini karstik oluşumlardan aldığı düşünülmektedir. Gölün deniz seviyesinden yüksekliği 1.823 metre, derinliği 7 metre olarak ölçülmüştür. Gölün yüzeyi alanı 11,2 hektardır. Gölün doğu bölgesinde su batar ve daha aşağı kesimlerden çıkarak Gömbe Ovası’nı sular
Yeşil Göl, Batı Akdeniz Bölümünün Teke yöresinde yer alır. Batı Torosların en yüksek zirvelerinden 3014 m rakımlı Akdağ Kütlesi’nin doğu yamacındadır. Genel olarak Pleistosen buzullaşmasına maruz kalmış Akdağ Kütlesi yamaçlarında jeomorfolojik bakımdan günümüz erozyonel süreçlerinin başında, flüvyal etkinin yanısıra, 11.700 yıl ve sonrası buzul dönemin ürünü olan heyelanların önemli bir rolü bulunmaktadır.
Muhteşem doğa oluşumları, anıt ardıç ağaçlarına ev sahipliği yapan Yeşilgöl ve Uçarsu Şelalesi sahası aynı zamanda doğa okuludur. Burada geçmiş bin yılda yaşayan dağ aslanlarının izleri hala sürülebilir. Göl sahası Şili Patagonya bölgesine çok benzeyen sarp ve vahşi doğa oluşumlarının merkezidir. Geçmiş bin yılın iklim koşulları burada dağ aslanları ve diğer üst yırtıcı memelilerin yetişmesini olanaklı kılmıştır.
Bu denüdasyonel yamaç süreçleri bölgede derin kaya ve moloz kaymaları ve düşmeleri şeklinde gelişmektedir. Akdağ Kütlesi’nin doğu ve güney yamaçlarında yoğunlaşan kütle hareketleri, litolojik faktörlerle birlikte, kütlenin doğu ve batı yamaçları arasında topografik bir asimetri yaratmıştır.
Sabah ışık konumunda Güneş ışıklarının zaman zaman göl üzerinde oluşturduğu farklı yansımalardan farklı görüntüler yansır. Güneş belirli zaman aralıklarında Yeşil Göl üzerinde, muhteşem renklerdeki yansımaları yaratır.
Günümüzde de halen aktif olan bir çok heyelan kütlesi genel olarak saha alanında ekstrem yağışlar ve ani kar erimeleri ile tetiklenerek yeniden aktivite kazanmaktadır. Ortalama hacimleri 102-105 m3 arasında değişen heyelanlar topografik eğim değerleri bakımından %25 üzerindeki alanlarda yoğunlaşmışlardır.
Akdağ Kütlesi’nin doğusundaki yamaçlar aynı zamanda kaya-moloz kaymaları ve akmalarına ilişkin depoların kalınlığının arttığı zondur. Bu heyelanlara ilişkin depo kalınlıkları 5-100 metreler arasında değişiklik gösterirken; bu depolarının en kalın olduğu kesim, Yeşil Göl’ün de içinde yer aldığı, heyelan sınıflamasına göre kaya kayması türündeki heyelandır.
Yeşil Gölde çekimlerimizde ailesinin görülen tek ferdi sıcakkanlı ördek bağırarak eşini arıyordu. Toroslardaki doğal güzellik Yeşil Göl Antalya'nın Kaş İlçesi'nde batı Torosların en yüksek noktası olan Akdağ'ın eteklerindedir. Göl, güzelliğiyle insanı hayran bırakıyor.
Bu heyelanın bölgede yer alan diğer heyelanlara göre yüksek hacminin dışında Akdağ’ın doğu kesiminde heyelan gölü içeren tek heyelandır. Yapılan arazi gözlemleri sonucu heyelanların topografik yamaç lokaliteleri, oluştukları yamaç yüksekliği ve lokal rölyef değerlerinin doğu kesiminde benzer olmasına karşın heyelan gölünün bu kesimdeki varlığı dikkat çekicidir.
Ağustos sıcağında bile buz gibi sularında yüzülmesi adeta imkânsız olan gölün hemen yanı başında, metrelerce yüksekten süzülen Uçarsu Şelalesi yer alıyor. Akdağ’ın doruklarına yakın bir kaynaktan gökyüzüne doğru fışkırarak şelaleye dönüştüğü için Uçarsu bu adı alıyor.
Yeşil Göl’ün oluşmasında etkili olan jeololik özelliklerdeki heyelan gölü kışın karlar altında vahşi bir güzellik sunarken, yaz aylarında da içmeye doyum olmayan buz gibi kaynak sularıyla insanlara arınma duygusu veriyor.
Litolojideki farklılıklar kütle hareketlerinin oluşmasına uygun ortam hazırlamıştır. Stratigrafik olarak kalın kireçtaşı kütlelerinin altında, kiltaşı-kumtaşı bantlarının neden olduğu kayma yüzeyi ters eğimler oluşturan kütle hareketlerini tetiklemiştir.
Batı Toroslar, Alp Orojenik Kuşağı’nın Anadolu’nun güneybatı kesimlerinden geçen önemli bir bölümünde bulunmaktadır. Bu alan nap ve bindirme hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu hareketler kaya birimlerinin yapısını oldukça karmaşık hale getirmiştir. Otokton konumlu Beydağları Otoktonu ve allokton konumlu Likya Napları, Yeşilbarak Napı kaya birimlerinin yüzeylendiği bölgede, birbirinden farklı deformasyon izleri taşıyan yapısal birimler yer alır.
Yeşil Göl usta bir ressamın elinden çıkmış gibi görünse de aslında usta ressamları yine Kudretli Doğa Ana yaratıyor! Eğer hayallerinizi güçlendirmek istiyorsanız, buraya veya herhangi bir gölün kıyısına gitmeniz yeterlidir. Karşınızdaki o duru ve durgun manzara, içinizde bir şeylerin kıpırdandığını hissettirecek ve aradığınız şey; dinginlik ve sükûnet ise, Yeşil Göl tam da aradığınız yer.
Alan sahasında Orta Jura-Kretase dönemde stratigrafik olarak üstte neritik kireçtaşlarından oluşan Madırkaya formasyonu yer alır. Birim, orta-kalın tabakalı, bej, krem, açık kahve renkli, yer yer gastropod, alg, mercan izli kireçtaşlarından oluşur. Dolomit ve dolomit kireçtaşı düzeyleri de içerir.. Neritik kireçtaşları içerinde Likya Napları’na bağlı olarak gelişen bindirmelerle yerleşen Orta Eosen-Paleosen dönemde oluşan Karanasıflar formasyonu yer alır.
Doğal güzellik kavramını yeniden yorumlayan Yeşil Göl, çevresinde barındığı yeşil renk alanlarıyla da hem bedeninize hem de zihninize bambaşka bir zindelik kazandırıyor. Her mevsim farklı bir keyif bırakıyor olsa da, siz yine de bahar aylarında gidin. Hiç çaktırmadan bir iç huzur aşılıyor kalbinizin bir köşesine. Sakinliğin ve huzurun bölgesi olan Tabiatın insanlığa sunduğu eşsiz güzelliklerden biridir, Yeşil Göl.
Orta-Kalın tabakalı breşlerden oluşan Karanasıflar formasyonu, değişen boyutta, çört, çörtlü kireçtaşı, kireçtaşı gibi kaya türü parçalarından meydana gelmiştir. Çakıllar, köşeli ve yarı yuvarlak karakterdedir. Orta-kötü boylanmalı olup, yer yer derecelenme gösterirler.
Karanasıflar formasyonunun altında düşey atımlı faylanmalara bağlı olarak tekrar yüzeylenen Madırkaya formasyonu yer alır. Onun altında iki birim halinde Alt-Orta Miyosen dönemde oluşan Uçarsu formasyonu bulunur.
Uçarsu formasyonunda üstteki birim; Likya Napları’ndan türemiş yuvarlak çakıllı, orta-iri boylanmalı olan bu konglomeralardan oluşurken, alttaki birim; gri, yeşil, yeşilimsi gri renkli, orta kalın tabakalı kumtaşı düzeyleri ile bej, açık kahve renkli biyohermal kireçtaşı mercekleri bulunur.
Bu birimde kil ve silttaşı düzeyleri de görülür. Birim yer yer köşeli iri çakıllı ve bloklu bir düzey ile sonlanır. Elmalı formasyonu üzerine yerel uyumsuz olarak bulunan Uçarsu formasyonu, üstte Likya Napları tarafından tektonik olarak örtülür. Kalınlığı 0-215 m arasında değişir. 17º KKB ya dalımlıdır.
En altta ince-orta- kalın tabakalı, gri, koyu gri, yeşilimsi gri, sarımsı kahve renkli, kiltaşı ve silttaşlarından oluşan Eosen- Alt Miyosen dönemde oluşan Elmalı formasyonu yer alır. Seyrek konglomera düzeylidir. Aşırı deformasyon nedeniyle, kireçtaşı ara düzeyleri blok; kil ve silttaşları ile yapraklanmış ve şeyl görünümü almıştır. Tamamen türbititik karakterde olan Elmalı formasyonu kendi içinde kıvrımlı, kırıklı ve ekaylı bir yapı gösterir.
Alan sahası aktif tektonizma açısından GB-Anadolu'da Isparta Açısı olarak bilinen bölgesel jeolojik yapının batı kenarı üzerinde yer almaktadır. Bu alan Fethiye- Burdur fay zonunun denetimi altındadır.
Göl alan sahası 3017 m. yükseltisi ile Batı Torosların en yüksek 2. zirvesine sahip Akdağ Kütlesi’nin doğu yamacında yer alır. Akdağ, Pleistosende buzullaşmaya maruz kalmış bir alan olup görülen buzul şekilleri Alpin tip buzullaşma sonucu oluşmuşlardır. Akdağ’ın zirve kısımlarında sirklerle başlayan buzul vadileri 1900 metrelere kadar inebilmektedir.
Akdağ litolojik olarak kireçtaşlarından oluşur ve bu bağlı olarak zirve kısımlarında çok sayıda dolin ve uvala yer alır. Bu karstik depresyonlar geçmişte buzulların yerleşmesine uygun ortamlar hazırladığı gibi günümüzde de tabanlarında yer alan düdenlerle gelişmiş bir yer altı drenajını yaratır. 1810 metrelerde yer alan Yeşil Göl ve hemen batısındaki Uçarsu kaynağı da bu yer altı drenajından beslenir.
Özellikle Uçarsu kaynağı, 2400 metrelerde yer alan zirve düzlüğüne kışın yağışın kar şeklinde düştüğü ve uzun süre zeminde kaldığı zamanlarda kurur. Mayıs ayından itibaren eriyen kar örtüsü ile kaynak tekrar aktif hale gelir
Akdağ’ın doğu yamacı, kireçtaşı yüzeylerinde ortalama %30 bir eğime sahiptir. Eğim konglomeralarda %15-20 dolaylarındadır. Yine konglomera kil-kumtaşı yüzeylerinde %15 altına düşer. Farklı aşınıma bağlı oluşan bu eğim değişkenliği heyelanın oluşumundan sonra daha farklı bir karakter kazanmıştır. Heyelan aynasında eğim %35-40 arasında değişirken kayan malzemenin çarpıldığı alanda %25-30 ters eğim gözlenmektedir. Heyelan topuk kısmında ise eğim %5-20 arasında değişiklik gösterir.
Deniz seviyesinden yüksekliği 1810 m olan Yeşil Göl’ün toplam alanı 1.95 km² dir. 0-10 m arasında değişen derinliğe sahip olan ve karstik kaynaklarla beslenen Yeşil Göl, fazla sularını yine karstik boşluklarla dış drenaja aktarır. Bu nedenle suları tatlıdır.
Göl sahasında litojik yapı Likya Napları’ndan büyük ölçüde etkilenmiştir. Özellikle Akdağ’ın doğu yamacında, Orta Jura-Kretase yaşlı neritik kireçtaşlarından oluşan Madırkaya formasyonu ile onun altında yer alan Eosen- Alt Miyosen yaşlı kil ve silt taşlarından oluşan Elmalı formasyonun dokanak noktalarında çok sayıda kütle hareketi meydana gelmiştir.
Bu dokanak noktaları aynı zamanda çok sayıda karstik kaynağın bulunduğu alanlardır. Akdağ zirvesinde özellikle de karların eridiği dönemde kireçtaşı içerisine sızan sular, killi yüzeylere temas ettiği alanlarda kil bantları yüzeyinde hareket etmekte ve karstik kaynaklar olarak yüzeye çıkmaktadırlar. Bu alanlar aynı zamanda eğimin yeterli olduğu alanlarda kayma yüzeyleri oluşturdukları için kütle hareketlerinin gerçekleştiği alanlar olarak da karşımıza çıkarlar.
Yeşil Göl’ün bulunduğu alanda bu dokanak noktasında yer alır. Farklı olarak Yeşil Göl ve yakın çevresinde Madırkaya Formasyonu ile Elmalı formasyonu arasında iki birim halinde kalın tabakalı konglomeralar ile orta tabakalı kumtaşı, şeyl düzeylerinden oluşan ile Uçarsu formasyonu yer alır. Heyelan büyük ölçüde Uçarsu formasyonu içindeki iki biriminin konglomeralar ile kumtaşı, şeyl dokanak noktasında gelişmiştir.
Yeşil Göl heyelanı sahadaki diğer heyelan alanlarından benzer olarak düzlemsel kayma şeklinde gerçekleşmiştir. Heyelan sonucu yer değiştiren kütle, yükseltisi göreli olarak düşük eski aşınım yüzeylerini ve sırtlarını örtmüştür. Heyelanın topuk kısmında topuğun sonlandığı noktadan kaynak alana doğru yaklaşık 30 m. sonra heyelan malzemesinin en kalın olduğu 100 m alandır.
Bu alandan sonra kalınlığı azalarak değişkenlik gösteren malzeme de geriye doğru ters eğimler oluşturur. Malzemenin tekstüründe ve boylanmasında belirgin derecelenmelerin gözlemlendiği, yamaç molozu ve konglomeralardan oluşan heyelan malzemesi geriye çarpılması sonucu oluşan çukur alana göl yerleşmiştir. Bu alanda göllenmeyi sağlayan tabanda biriken ince taneli malzemenin geçirimsiz bir alan oluşturmasıdır.
Gölün içine yerleştiği çukurluk göl gelişmesi ve büyümesi uygun gibi görünse de, tabandaki geçirimsiz malzemenin üst sınırında gölün fazla suları kireçtaşı ve konglomera bloklarından zemindeki boşluklu alanlardan sızmaktadır. Heyelanın oluşmasında KKB-GGD doğrultulu düşey atımlı fayında etkisi muhtemeldir.
Fayın olası hareketine bağlı olarak heyelan tetikleneceği gibi fay düzlemi boyunca kireçtaşı blokları arasındaki çatlaklara sızan sular alttaki geçirimsiz zon boyunca hareket etmiş ve bir kayma yüzeyi oluşturmuştur. Bu da yamaç dengesini bozmuş ve geçirimsiz zon boyunca kütle, düzlemsel kayma şeklinde hareket etmiştir.
Bu alanda Yeşil Göl yüzeyinden yaklaşık 60 metrelik bir sırt oluşturmuştur. Heyelan esnasında stratigrafik olarak Elmalı formasyonu üzerinde bulunan polijenik konglomeralardan oluşan Uçarsu formasyonu üst birimi büyük ölçüde yer değiştirmiştir ve buna bağlı olarak Akdağ doğusunda genelde yatay olarak gözlemlenen konglomeralar heyelan sahasında güneyde parçalanmış ve ters eğimler oluşturarak çarpılmıştır. Kuzeyde ise; eğim doğrultusunda parçalanarak alt kotlara sürüklenmiş ve yer yer yuvarlanmıştır.
Burada heyelan güneyden kuzeye doğru asimetrik bir morfoloji sunuyor. Güney-Kuzey yönlü bir çarpılma da söz konusudur. Bu bakımdan topuk kısmındaki çarpılma sonucu oluşan doğu-batı yönlü çukur alan ile birlikte güney-kuzey yönünde oluşan ve kuzeye doğru morfolojik asimetri oranının arttığı kesimler arasındaki depresyonda gelişebilecek bir gölün varlığı, jeomorfolojik olarak mümkün olmaz.
Burada depresyona son şeklini veren, bir kaya çığı seklinde gelişen ikincil bir heyelanın varlığı jeomorfolojik olarak heyelan gölünün buradaki oluşumunu sağlayan sürecin son halkasıdır. Bu bakımdan bu ikincil heyelan, ana hareket olan Yeşil Göl heyelanından gençtir. Heyelanın yaşı pek bilinmiyor. Fakat heyelan topuğu üzerinde seyrek de olsa var olan ağaçlar, heyelanın çokta yeni olmadığının göstergesi niteliğindedir.
Özellikle heyelanın güneyinde yer alan bir Ardıç ağacının gövdesinde heyelana ait darbe izlerinin olması ve ilk olarak heyelanın hareket yönünde eğilip sonradan dikine normal gelişim göstermesi, heyelanın dönemsel olarak yeniden aktivite kazandığını ifade eder. Bu durum heyelanı yaratan ilk hareketin ürünü olabileceği gibi topukta gelişen ikincil kaymalarında ürünü de olabilir.
Heyelan her ne kadar eski bir heyelan olsa da, heyelanın dış sınırlarında özellikle kuzey ve güneyde akarsu vadilerine gelen kısımlarında, akarsuların derine aşındırmasına bağlı ikincil güncel kaymalar gerçekleşmektedir. Bu kaymalar eğimin arttığı alanlarda olup, sığ kütle hareketleri ve moloz akmaları olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle heyelanın kuzey sınırında bu ikincil kaymalar çok aktiftir.
Göl sahasındaki diğer güncel kütle hareketleri ise heyelan aynasının %40 ve üzeri eğimli yüzeyi boyunca göl tabanına doğru gerçekleşen kaya çığlarıdır. Bu kaya çığları gölün tabanına kadar ilerlediğinden göl, gün geçtikçe sığlaşmaktadır. Yeşil Göl, heyelan aynasının dibinde fay yüzeyi boyunca birkaç kaynaktan beslenirken fazla suları ise; heyelan malzemesi içine sızarak kuzeyde vadi tabanında Elmalı formasyonun dokanak noktasında bir kaynak olarak çıkmaktadır
Akdağ’ın doğu eteğinde, Gömbe kasabasının kuzeyinde 1810 metrelerde yer alan Yeşil Göl; heyelan aynası önünde geriye çarpılan topuğun gerisinde oluşmuştur. Kuzeye doğru asimetrik olan bu depresyon, daha sonra ikincil bir heyelan gelişimi ile kuzey kenarı kaya çığı molozlarıyla örtülmüş ve ülkemizde çok fazla örneği olmayan bir heyelan gölünün oluşmasına imkan tanımıştır.
Yeşil Göl, karstik kaynaklarla besleniyor olması ve yer altı drenajıyla fazla sularını boşaltması nedeniyle yıl boyunca seviyesini koruyan ve suları tatlı olan bir göldür. Oluşum bakımından düzlemsel kayma şeklinde gerçekleşen Yeşil Göl heyelanı eski bir heyelan olup, heyelan aynasında güncel kaya çığları ve moloz akmaları gelişirken topuk kısmında da sığ yüzeysel kütle hareketleri gözlenmektedir.
Yeşil Göl ve Uçarsu Pınarı jeomorfolojik oluşumu bakımından dikkat çekici olduğu kadar sahip olduğu doğal güzellikleri nedeniyle çok sayıda ziyaretçiyi çekmektedir. Yine doğal güzelliğinin yanında Uçarsu Pınarı’nın ve Yeşil Göl’ün oluşumu hakkında dinsel içerikli menkıbelerin varlığı bölgeye özellikle Hıdırelez Şenliklerinde ziyaretçilerin sayısını bir hayli artırmaktadır.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 22.07.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 17.08.2020
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 24 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Gömbe Yeşil Göl Uçarsu Doğa Sistemi - Kaş

Gömbe Yeşil Göl Uçarsu Doğa Sistemi - Kaş Akdeniz Bölgesi nice farklı doğa oluşumlarının en güzel örneklerini sunarken, Akdağların biyoçeşitliliğinde önemli ...

Kuran Dağları Tekirpınarı Karadere Göleti Doğasında Fibonaccı Sayıları Ve Yüksek Alpinler - Antalya

Kuran Dağları Tekirpınarı Karadere Göleti Doğasında Fibonaccı Sayıları Ve Yüksek Alpinler - Antalya Sabahın ilk ışıklarıdır, kuran dağları silsilesi Doyran ve Karadere çaylarının ana su kaynaklarında nice benzersiz ...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |