http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Etler Şelalesi Üst 1. Basamak Ve 4. Basamak Doğa Sistemi - Serik - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Etler Şelalesi Üst 1. Basamak Ve 4. Basamak Doğa Sistemi - Serik

Etler Şelalesi Üst 1. Basamak Ve 4. Basamak Doğa Sistemi - Serik

Tarih 08 Mayıs 2020, 18:40 Editör Mehmet SÖKMEN

Saha sistemlerinin korunması gereken Etler Uçansu Şelale Sahası, doğanın en nadide oluşumlarından sadece bir tanesi olan muhteşem güzellikteki saklı doğa köşesidir.

ISBN 978-605-88104-0-2
Etler Şelalesi Üst 1. Basamak Ve 4. Basamak Doğa Sistemi - Serik 
 Bu belgesel filmimizde Etler şelale sahasının üst bölümünün sonbahar ve ilkbahar mevsimindeki farklı konumlarını göstereceğiz. 29 Nisan 2020 günü çekimde su seviyesinin mevsimsel özelliklerine göre geçmiş yıllara nazaran çok azaldığı görülmüştür. Küresel kuraklığın tehlikeli boyutları Antalya doğa sistemlerinde de kendini hissettirmesi buradaki canlı yaşam için tehlike çanlarının işaretleridir.



Saha sistemlerinin korunması gereken Etler Uçansu Şelale Sahası, doğanın en nadide oluşumlarından sadece bir tanesi olan muhteşem güzellikteki saklı doğa köşesidir. 2012 yılından itibaren kayda alışımızla tanınmaya başlayan ve yakın zamana kadar pek fazla bilinmeyen Etler şelale sisteminin üst 1. Bölüm basamağının da çekimlerini yaptık. Etler Köyü Karapınar sahasında, berrak bir kaynaktan çıkan içilebilir sular, etler şelalesinin ana kaynaklarından sadece bir tanesini oluşturuyor.
 Şelale 4 basamaklı ana eğim kırık yapı sisteminden oluşmuş ve yaklaşık 200 metre yüksekliğe sahiptir. 4. Basamak bölümü yüksekliği 90 metredir. 1. Üst basamak sahası oldukça karmaşık orman meşceresi ile kaplıdır. Devasa büyüklükte kaya blokları kırıkları ile erişimi neredeyse olanaksız kılmıştır. Kaya makileri ve çınarlar çok renkli ve ilginç güzellikteki oluşumları yaratmıştır.
 Yöre halkı dilinden, Uçan Su adı, yüksekten akarak şelale oluşturan sular olarak tanımlanır. Üst 1. Basamakta 10 metreye yakın bir yükseklikten uçarak aşağı inen su, şelale tabanında, muhteşem güzellikte doğal bir havuz oluşturmuştur.
Muhteşem güzellikte biyosfer çeşitlilik içeren şelale sahası farklı jeolojik oluşumları, mağaraları, uçurumları, sarp kayalıkları ve vadileri barındırıyor. Biz belgesel çekimcileri olan doğa tutkunları, kent yaşamının stresinden uzaklaşmak isteyenler için çok keyifli bir mola noktasıdır.
Şelale sahasının litolojik olarak temelini Jura-Kretase yaşlı karstik kayaçlar ve  sedimanter kayaçlar oluşturmakta, Ovacık dağı Etler bölümü üst Miyosen ve Pliyosen havzasında yer alan şelale, Orta Toroslar'ın batısında yer alır. Bu havza, Aksu vadisinin güneyinde ve kıyı Akdeniz boyunca görülmektedir.
Post tektonik karakterdedir. Bu havzanın çökel kayaları, Messiniyen yaşında çakıltaşı-kumtaşından oluşan farklı formasyonlar ile yanal geçişli ve bazen resifal karekterde olan Gebiz Kireçtaşı, Alt ve Üst Pliyosen yaşında killi kireçtaşı-kumtaşından oluşan formasyonlar ve Üst Pliyosen yaşında volkanik tüflü kumtaşı ve çakıl taşından oluşan Alakilise Formasyonu'nu kapsar.
Kuvaterner formasyonlar ise vadi tabanlarındaki akarsu çökelleri ile birikinti koni ve yelpazelerinden oluşmaktadır. Şelale ve Karstik kaynaklarla beslenenler dışındakilerin rejimi düzensizdir. Yazları sıcak ve kurak geçtiği için suları çok azalır, birçoğu kurur. Sonbahar yağmurları ile su seviyesi yükselir. İlkbaharda Toros Dağlarındaki karların erimesiyle de en yüksek seviyeye ulaşır.
Şelale sahası ve bağlı Ovacık dağı derin vadisi kanyonu, Tektonik etkinlik ve topografya ölçülü kesit için, gerekli düzenli yüzeylemeyi engeller. Ancak kaya türü, ince-orta düzgün tabakalı kumtaşı-şeyl oluşumları ve orta-kalın tabakalı kumtaşı olarak gözlenmektedir.
Özellikle bu sahada zengin bitki çeşitliliğinde kekik türleri ön plana çıkar. Mevsimsel döngülere bağlı olarak yer değiştiren çok sayıda kekik türü vardır. Her adım attığımız yerde burnumuza muhteşem ferahlatıcı kekik kokuları geliyor.
Bu alanın da dahil olduğu Batı Akdeniz bölgesi sahip olduğu ekolojik unsurlar neticesinde otsu ve odunsu özellikte birçok bitki türünü içerisinde barındırmaktadır. Ovacık Dağı Yöresi de sahip olduğu bitki türleri açısından Batı Akdeniz bölgesi vejetasyon özelliklerini yansıtmaktadır.
Saha alanı sınırları içerisinde 9 farklı ana kaya tipinde konglomera, karışık ana kaya, moloz, alüvyon, bloklu fliş ve dolomit ana kayaları Ofiyolitli melanj ve Mikrit ana kayaları üzerinde Türk Kekiği türü oldukça yaygındır. Türk kekiği ve Büyük çiçekli adaçayı ticari öneme sahip türlerdir. Türkiye’de endemik olduğu ve bu açıdan ülkenin kekik türleri için bir gen merkezi konumundadır.
Yörede en yaygın olarak bulunan kekik türü olup, antik çağlardan günümüze kadar en çok kullanılan kekik türlerinin başında gelmektedir. Türk kekiği, Bilyalı kekik ve İzmir kekiği olarak ta bilinir. Şelale sahası kekiği Antalya’nın Elmalı Yöresi’nde Taş kekiği, Kumluca Yöresi’nde Dağ Kekiği olarak bilinmektedir. Bu tür Türkiye’de çok büyük bir ticari öneme sahip olup özellikle Akdeniz bölgesinde kültürü yapılan iki kekik türünden birisidir.
Şelale sahası ve tüm çevresi önemli Biyosfer Rezervi alanıdır, burada sürdürülebilir doğa koruma yaklaşımı uygulanmalıdır. Yöre halkı tarafından bilinçsizce endemik bitki toplama ve kullanımı vardır, doğa yürüyüşlerine yönelik rehberlik gibi doğaya saygılı korumanın yöre halkı tarafından gerçekleştirilmesine yönelik eğitim çalışması yapılmalıdır. alandaki biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynak değerleri mutlaka korunmalıdır.
Şelale ve çevresi ormanlarında köknar, meşe, dişbudak, karaağaç, kocayemiş, çınar, ahlat, ıhlamur, yabani ve aşılı zeytin, kermes meşesi, mazı meşesi, sandal, sakız ağacı, mersin, tespih ağacı, defne, akça kesme, hayıt, zakkum, harnup, kayacık, funda, ladin, çılbırdı, cehri, katırtırnağı, kekik, patlangaç, sütleğen, dikenli mersin, deve dikeni, ballı baba, alev doda, adaçayı, safran, kanada şifa otu, tokuz otu, çakır dikeni, çiriş otu, kuşkonmaz, krizantem gibi ağaç ve ot cinsleri bulunur.
Şelale sarp bölgesi ve çevresi fazlasıyla olumsuz insan etkisine maruz kalmış, avcılık faaliyetleri bölgedeki tüm yaban yaşamı bitirmiştir. Geniş bir doğal ekosistem yelpazesini barındıran havza, doğal yaşlı ormanları ve nemli iklimiyle ılıman yağmur ormanları niteliğindedir. Doğal yapı, çengel boynuzlu dağ keçisi gibi önemli yaban hayatı türlerini barındırır ve yırtıcı kuş göçünü Ovacık Dağı alt vadileri boyunca dar bir koridora yönlendirir.
Biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı neredeyse kalmamıştır. Havzası’nın biyosfer rezervi olarak ilan edilmesi, bölgede, biyolojik çeşitliliği korumak, bozulmamış ekosistemlerin devamlılığını sağlamak, doğal sistemler ve bu sistemlerin zamana bağlı değişimlerini öğrenmek gibi doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ilişkin bilgileri paylaşmak ve doğal kaynakların yönetimindeki sorunların çözümünde işbirliği yapmak en iyi genel geçer kurallar dizisi olacaktır.
Şelale sahasının Biyosfer Rezervi mevsimlere göre çeşitlilik gösterir, rakım farkına dayalı olarak ortaya çıkmış olan çok değişik tür ve ekosistemleri içerir. Koruma önceliğine sahip değerleri ise; doğu ladini, doğu kayını, kestane, ve Kafkas ıhlamuru gibi doğal yaşlı ve karışık ılıman kuşak yağmur ormanları, alpin ve subalpin ekosistemler, sucul topluluklardır. Sahanın Biyosfer Rezervi’nde 23’ü endemik 990 adet bitki türü yayılış gösterir.
Buradaki Biyosfer Rezervi olumsuz insan etkisine maruz kalmış bir fauna çeşitliliğine sahiptir. Koruma önceliği olarak özellikle önem arz eden fauna türleri genetik olarak saf olan Kafkas arı ırkı, çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ horozu, Anadolu engereği ve semenderi, kırmızı benekli alabalık ve göçmen yırtıcı kuşlardır.
Burada muhteşem güzellikteki ormanın izin verdiği ölçüde açılan dar yolda zaman ve mekân kavramını yitirebilirsiniz. Yemyeşil bir fanus içinde ormanın kokusunu, sessizliğini duyabilir, sanki kendinizi o anın ve yerin bir parçası gibi hissedebilirsiniz
Bölgenin coğrafyası, iklimi ve ormanın yoğunluğu, ormanla etrafınızın çevrildiği, adeta yeşilin ve dağların arasında kaybolduğunuz hissini verir size. İlk anlarda ürkütücü gelen bu duygu bir süre sonra yerini müthiş bir huzura bırakır, kaybolmuş hissetmenize rağmen, olabildiğine özgür hissettirir.
Bu hissi yaratan doğanın heybeti mi, bize sunduklarını yeni fark etmiş olmanın dehşeti mi ya da her ikisi veya başka bir şey mi ilk anlarda anlamak mümkün değildir. Etler sarp kayalıklarının içinde gizli olan dört aşamalı şelaleye vardıktan ve oranın insanları ile konuşup, hikâyelerini dinledikten sonra bu hissi yaratanın ne olduğu anlayabilirsiniz.
Belgesel çekimlerimizde bize rehberlik eden yerel rehberin kendine has üslubu dönüş yolunda daha önceki çekimlerimizde görev alan ve şimdi aramızda olmayanların anıları, duyduklarımızla orada tanıdığınız insanların öyküleri birleşiyor ve çok eskilerden bugüne uzanan doğa-insan-tarih ve kültür iletişimi ile dolu hikâyelere dönüşüyor.
Sadece yöre köylülerin ve az sayıda maceraperestin varlığını bildiği, buz gibi mavi ve yeşilin tonlarını ihtiva eden cam göbeğine yakın renkteki suya, kayalıklar ve keçi yolu patikalarından zorlu iniş yolculuğu sonucu, dalarak, terlerimizden arınıyor tüm yorgunluğumuz sona eriyor. Bedenimiz üç beş kulaç sonrasında çivi gibi oluyor. Şelale kazanı alanında yaşlı bir ağacın gövdesinden çıkıyormuş izlenimini veren kaynak suyundan da içimizi ferahlatıyoruz.
 Keyifle indiğimiz patika ve keçi yolundan gerisin geri çıkarken kekik ve mersin yapraklarının kokularını ciğerlerimize doldurarak daha bir zindelikle ve çok daha fazla neş'eyle yukarı çıkıyoruz.
 Gökçepınar'dan, Etler sahasına gidildiğinde, sağdan bir patika ile aşağı inilebilen şelale, yaklaşık 90-100 m yüksekliğinde olup, yukarıdan kısa aralıklarla, 4 basamak halindedir. Çok dik ve sarp kayalıklı bir yapıya sahip etler şelalesi, farklı mevsiminde değişik düşük debi ile farklı güzel görseller sunar.
Antalya merkeze tam 80 km uzaklıkta bulunan Etler Köyü Uçansu Şelale Sahası, Serik ilçesine 28 km uzaklıktadır. Bu filmimizi izlerken, doğa sistemi içerisinde,  endemik ekosistem yapı, floral bütünlük ve çok farklı ışık konumunda, doğanın renk cümbüşü ile büyüleneceksiniz. Bu şelale sahasında ilk kez, biz kapsamlı çekimler yaptık ve ilk olma ayrıcalığına sahiptir.
 Burada tüm sahada Tektonik sistemler, genelde, Gebiz-Kargı arasında, alttaki ince denizel litolojiler üzerinde oldukça sert karasal çakıl taşı havzası devamı üzerinde bulunmaktadır. Ovacık dağı dolayında, alttaki çakıl taşı-çamur, topaklı miltaşı, karasal ve üstündeki çakıl taşı-nano planktonlu mil taşı denizel özelliktedir.
 Etler şelale sahası yüksek ve hızlı düşüş özelliğinde olduğu halde, kayalık yüzeyler, yosun ve kaya makiliği ile kaplıdır. Birçok küçük ağaççıklar ve farklı endemik türlere ev sahipliği yapan etler şelalesinin tabanındaki muhteşem doğal yüzme havuzu, konuklarına sıcak davetiye çıkarıyor. Mevsimsel değişim gösteren farklı su debisinin ısı değeri de değişmektedir. Genelde suyu yüzmeye elverişli olup bu doğal havuzda mükemmel yüzme keyfi yapılabilir.
 Şelale havuzundan akarak, yoluna devam eden sular ve diğer doğa oluşumları, şelale havzasında çok değişik formasyonlarda göz alıcı doğa oluşumları meydana getirmiştir. Devasa kayalıklar, kimi yerde düzgün yüzeyli ve kimi yerde çok keskindir.
Su debisinin çok fazla olduğu kış mevsimi sonu ve ilkbahar başında, şelale de üç koldan su düşüşü başladığından, muhteşem doğa panoramaları gözlenir. Bu son belgesel filmimiz ile tüm mevsimlerde olmak üzere farklı konumlarda çekim programlarımızı tamamlamış bulunuyoruz. Yakın gelecekte kuvvetli yağışlı havalarda suyun ve doğanın gücünün değişim döngülerini kayda alacağız
 Şelale sularının düştüğü çok dar ve keskin yarıkların her iki yakasını oluşturan yüksek kayalıklar, çınar, çam ve meşe ağaçlarına da barınaklık etmektedir. Yüksek kayalıkların tepeleri çürük ve dağılma süreci içinden geçtiğinden, her zaman hayati risk taşımaktadır. Bu nedenle şelale tabanına kasksız inilmemelidir.
 Kaya içi mağaralarının da bulunduğu Şelale kayalık sahası Kalınlığı 0 ile 400 m arasında, yüksekliği ise 300 metre arasında değişir. Alanın doğusunda alttaki akarsu ya da plaj çakıl taşının üzerinde çapraz tabakalı kumtaşı olarak gözlenmekte olup, kalınlık 30-50 m kadardır. Ovacık napları üzerinde açısal ve düşük açılı uyumsuzluk gösterir. 
 Etler şelale kaya formasyonları diğer formasyon tipleri ile karışık haldedir. Bu bölgeyi yüzeyleyen birim, kalın tabakalı-som ve kısmen resifaldir. Kayalıkların alt 10 metresi parmak mercan, sarımlı alglar kapsayan gevşek kumtaşıdır. Üstündeki kireçtaşı beyaz, orta-kalın tabakalı, olup 30 m kalınlığındadır.
Tüm bu özellikler, sınırlı platform-açık platform koşullarını yansıtmaktadır. Şelale yüzey kayaları ayrıca betonik özellikler de gösterir.
Suyun aşağıya düştüğü sahada her iki tarafta, mevsimsel renklerine uyumlu hale gelen çınar ağaçları muhteşem bir görüntü sunuyor.
Şelale doğal havuzundan geçen sular, nispeten genişlemiş vadi sahasında ilerlerken 100 metre sonra aniden daralan dev kayalık boğazdan geçer. Buradaki genişlemiş vadi tabanı ve duvarları muhteşem formasyonda, çınar ve çam ağaçları ile bezenmiş, farklı renk tonları almış diğer endemik bitki türleri ile yep yeni bir endemik ekosistemler dünyası meydana getirmiştir.
 Etler şelale sahası yüksek ve hızlı düşüş özelliğinde olduğu halde, kayalık yüzeyler, yosun ve kaya makiliği ile kaplıdır. Birçok küçük ağaççıklar ve farklı endemik türlere ev sahipliği yapan Etler şelalesinin tabanındaki muhteşem doğal yüzme havuzu nitelikli kazan, konuklarına sıcak davetiye çıkarıyor. 
Şelale havuzundan akarak, yoluna devam eden sular ve diğer doğa oluşumları, şelale havzasında çok değişik formasyonlarda göz alıcı doğa oluşumları meydana getirmiştir. Devasa kayalıklar, kimi yerde düzgün yüzeyli ve kimi yerde çok keskindir.
Şelale sahasında her mevsime göre renk değişimi sunan ormanların farklı türden ağaçların yaprakları yeşilden başlamak üzere sarı, kırmızı ve kahverenginin her tonunu alır. Bir gördüğünüz rengi, bir sonraki gün göremezsiniz. Çünkü ormanın rengi her gün değişmektedir. Saha alanı orman ekosistemine göre renk harmonisine bürünür.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 29.04.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 02.05.2020
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 32 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Antalya Doğa Krallığında Herpeto Faunasında Kurbağa Popülasyonu

Antalya Doğa Krallığında Herpeto Faunasında Kurbağa Popülasyonu Antalya’nın da dahil olduğu Türkiye Flora ve diğer Fauna elementleri bakımından olduğu gibi, Amfibi ve Re...

Aşk Vadisinde Doğa Krallığının Saklı Sırları - Antalya

Aşk Vadisinde Doğa Krallığının Saklı Sırları - Antalya Bu filmimizde Doğa Ananın Krallığında Bizimle yolculuğa çıkarken; Doğanın muhteşem büyüsüne tanık olacak, kısa süre...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |