http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Alacasu Cennet Koyu - Antalya'nın Saklı Doğası - Geçmiş Bin Yılda Aslanların Yurdu - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Alacasu Cennet Koyu - Antalya'nın Saklı Doğası - Geçmiş Bin Yılda Aslanların Yurdu

Alacasu Cennet Koyu - Antalya'nın Saklı Doğası - Geçmiş Bin Yılda Aslanların Yurdu

Tarih 10 Nisan 2020, 15:41 Editör Mehmet SÖKMEN

Alacasu Koyu sahasını sabah ve akşam ışık konumlarında tekrarlı dönüşüm ile filme alarak ışık renk oyunlarında Akdeniz’in büyülü görsel sanatının derinliğini de sizlere yansıtmak istedik. Bu sahada her metre karede farklı bir güzellik ve farklı bir geçmiş yaşamın izleri vardır. Geçmiş bin yılda insanlarla birlikte büyük üst yırtıcı kediler de burada boy göstermiştir.

ISBN 978-605-88104-0-2
Alacasu Cennet Koyu - Antalya'nın Saklı Doğası - Geçmiş Bin Yılda Aslanların Yurdu 
Bu belgesel filmimizde bizimle birlikte Likya yollarına düşün, tarihi yeniden yaşayın ve kudretli doğanın etkileyici gücüne tanık olun. Alacasu sahillerinin muhteşem doğasını en canlı biçimde kayda aldık, muhteşem kaya tiplerini ve denizin gücü ile kayalıkların nasıl biçimlendiğini izleyeceksiniz.



Alacasu Koyu sahasını sabah ve akşam ışık konumlarında tekrarlı dönüşüm ile filme alarak ışık renk oyunlarında Akdeniz’in büyülü görsel sanatının derinliğini de sizlere yansıtmak istedik. Bu sahada her metre karede farklı bir güzellik ve farklı bir geçmiş yaşamın izleri vardır. Geçmiş bin yılda insanlarla birlikte büyük üst yırtıcı kediler de burada boy göstermiştir.
Antalya doğa sistemleri benzersiz destansı güzelliklerin dünyadaki tek örneğidir. Yemyeşil çam ormanlarının görsel güzellikleri ile büyüleyen Alacasu Cennet Koyu; sırtını tahtalı dağına yaslamış arkasında Tahtalı Dağı, önünde Akdeniz’in engin renkli mavisi uzanır. Araç ve daha çok günlük tekne turlarıyla ulaşılabiliyor. Ancak koy sahasına girmeden önce biraz geriden orman içindeki yoldan yürüyerek en görsel manzaraları da görmeden geçmeyin diyoruz.
Maceraperestler Çıralı plajından devamla tarihi Likya yolunu takip ederek bu cennet koya gidebiliyor. Alacasu Cennet Koyu Antalya'nın Kemer ilçesi Tekirova bölgesindedir. Yakınında yerleşim yeri bulunmayan koy piknik yapmak için de tercih ediliyor. Mavi ile yeşilin buluştuğu koyda bunaltan yaz sıcaklarında buz gibi denize girebilir, tertemiz kıyısında dinlenebilirsiniz.
Alacasu Koyu sahasının muhteşem doğasında; Likya Antik Yolları geçer. Berrak denizi yemyeşil çam ormanları son derece karmaşık bitkisel ekosistemleri faunal ve floral yapılarına sahiptir. Çok yakınında tepelik yerde eski bir mezarlık vardır. Unutulmuş durumda olan yüzyıllar önce yaşanmış bir medeniyetin kalıntıları vardır.
Bu muhteşem saklı doğa cennetini görmek isteyen yerli ve yabancı turistler geldiklerine pişman olmayacaklar. Yerel halk tarafından Cingi olarak adlandırılan sert taşlardan yapılmış mezarlıklar görülmeye değer.
Alacasu Koyu doğal sahasında yaklaşık iki bin yıl öncesi bir yaşantının izlerini görebilirsiniz. Aslında bu mezarlar Phaselis Ana Nekropol sahasıdır.
Alacasu Koyu ile Phaselis Antikkenti arasında muhteşem doğa deniz ve yeşil uyumlu haldedir. Sahilleri binlerce yıldır denizin dalgalarının yalaması sonucu çok keskin ve sivri kayalıklar ile kaplıdır. Bu kayalıklar doğanın muhteşem güzelliklerini meydana getirmiştir.
Panaromik delikler mağaralar görülmeye değer. Kemer'in eşsiz güzellikteki Alacasu Cennet Koyu Phaselis koyu ile Çamyuva arasında kendine has güzellikleri barındırır. Beydağları milli parkı ve çam ormanlarıyla kaplı bir koyda yer alan Alacasu Cennet Koyu, 175 metrelik plajı, yürüyüş yollarına sahiptir.
Cennet Koyu’nun 175 metre uzunluğunda, güneşlenmek ve yüzmek için çok ideal bir plajı var. Alacasu Cennet Koyu, daha çok hafta sonu piknik, kamp ve yüzme aktivitesi için gelen özellikle yerel tatilcilerle dolu oluyor. Buraya gelen ziyaretçiler, koyda demirlemiş yat ve teknelerden, ormanlık alanda kamp yapan çok sayıda tatilcileri görebilirler. Koyda herhangi bir konaklama olanağı yoktur.
Alacasu Koyu, saklı kalmış Antalya cennetlerinden biri. Muhteşem doğası ve yumuşak kumlu plajıyla deniz kokusu eşliğinde kitap keyfi yapmak isteyenler kadar, güneş sponsorluğunda yeni buğday tenine kavuşma beklentisi olanlar da burada çok mutlu olacak. Alacasu Koyu’nda güneşlenmek için harika noktalar var.
Alacasu koyu sahasında oldukça düz sayılabilecek ve arka bölümü karışık meşcereli ormanlarla kaplı iken plaj bölgesi olabildiğince açık ve duvar teşkil eden iki uzun tepe arasında Akdeniz açıklarına uzanır.
Plaj sahasından batı yönünden Phaselis Antik Kenti yönüne doğru giden yol güzergahındaki sırtlar tamamen antik yıkıntılar ve nekropol alanlarıdır.
 Tarihsel süreçte Kuzey Yolu Phaselis’in Çamyuva ve üzerinden Idiros bugünkü Kemer istikametine giden güzergahı ya da bu güzergahlardan biri kuzeydoğu nekropolis’i arasından ilerlemekteydi. Phaselis’in üçüncü ve en büyük nekropolis’i olan kuzeydoğu mezarlığı kentin doğu girişindeki kuzey limanı ile lagünün önlerinden başlayıp Alacasuya kadar yaklaşık 3 km boyunca devam etmektedir.
Akdeniz’in en güzel görsel manzaraları eşliğinde Phaselis’in yakın hinterlandı ve diğer yerleşimlerle olan bağlantısını sağlayan ulaşım ağı kentin kuzey limanından itibaren kuzeydoğu nekropolis alanı boyunca İnceburun, Cennet Koyu olarak adlandırılan koy ve Karaburun istikametinden Alacasu’ya oradan da Sarıören Tepesi üzerinden Çamyuva’ya doğru ilerleyen güzergâhlardır.
Hellenistik Yerleşimdeki kapıdan merdivenler eşliğinde inen ve kuzeydoğu nekropolisin içinden geçerek bir kolu kente, diğer kolu ise Alacasu istikametine doğru ilerleyen yol yer yer takip edilebilmektedir. Alanda şimdiye kadar herhangi bir kazı çalışması gerçekleştirilmediğinden söz konusu güzergahta cadde-sokak düzenlemelerine ilişkin bir gözlem yapılamamakla birlikte antik güzergahların yer yer mezar öbekleri arasından ilerlemektedir. Bu güzergahların genişliğinin bazı alanlarda 3 metreye kadar ulaşıyor. Ancak burada halen kaçak kazılar sürdürülmektedir
Güzergah üzerinde bir rezervuar alanı, bir kilise ile biri olası bekçi kulübesi olmak üzere nekropolisle ilintili birkaç yapı kalıntısı bulunuyor. Ancak kuzeydoğu nekropolisindeki kentin rezervuar alanını geçinceye kadar herhangi bir yol kalıntısı görülmemektedir. Rezervuar alanının yaklaşık 150 m güneyinde, yola ait istinat duvarları mevcut olup ve yaklaşık 150 m boyunca takip edilebiliyor.
İnceburun mevkiini geçtikten sonra Cennet Koyu’na doğru yer yer ilerleyen yol kalıntılarına rastlanılıyor. Cennet Koyu sahasında olası güzergahın İskender’in Phaselis’ten Perge’ye doğru ilerlerken kullanmış olabileceği yolla bağlantılı olabileceği kuvvetle muhtemeldir.
Yolun güzergahı Alacasu’yun kuzey doğusu boyunca uzanır. Kentin kuzey limanından itibaren kuzeydoğu nekropolis alanı boyunca İnceburun, Cennet Koyu olarak adlandırılan koy ve Karaburun istikametinde günümüzde de devam eden yol güzergahı halen canlıdır. Yer yer 3 metreye varan yolun genişliği ve bu güzergah üzerinde bir kilise yapısı ile birkaç yapı kalıntısı vardır.
Söz konusu güzergah Alacasu istikametinde ilerlemekte ve Alacasuyun kuzeyindeki Sarıören Tepesini aşmaktadır. Bu alanda 2 m. genişliği bulan yolun yer yer ana kayaya oyulduğu, yer yer istinat duvarları ile desteklendiği görülmüştür. Karaburun-Alacasu arasında devam eden yol güzergahıdır.
Alacasu Koyu ve çevresindeki Phaselis dahil burada yaşayan geçmiş uygarlıkların en önemli gelir kaynaklarından biri balıkçılık olmasına rağmen Akdeniz’deki balık türlerinden birçoğunu ne görmüş ne de tüketmişlerdir. Süveyş Kanalı’nın 1869 yılında açılmasıyla birlikte Kızıldeniz aracılığıyla Akdeniz ve Hint Okyanusu arasında bağlantı kurulmuştur. Bu bağlantı yoluyla İndo-Pasifik orijinli birçok organizma Akdeniz’e göç etmiştir.
Bu göç günümüzde Lesepsiyan göç olarak tanımlıdır. Şu ana kadar Süveyş Kanalı aracılığı ile Akdeniz’e 100 farklı balık türü göç etmiştir. Bu türlerden bir kısmı Akdeniz ekosistemine adaptasyon sağlayabilmiş ve popülasyonlarını oluşturabilmişlerdir.
Levantine olarak terimlendirilen Doğu Akdeniz’in ekosistemi, Akdeniz’in diğer bölgelerine oranla kısmen daha sıcak ve de daha tuzlu karasularını bünyesinde barındırır. Bu farklılık nedeniyle lesepsiyan türler daha çok bu bölgede görülmektedir. Bu sahalarda İsrail’in Akdeniz kıyılarında Kızıldeniz orijinli 100 farklı balık türü bulunuyor. Şu ana kadar Antalya Körfezi için bu sayı 54 türdür.
Alacasu ve Phaselis antik kenti Levantine olarak adlandırılan Doğu Akdeniz coğrafyası üzerindedir. Antalya-Kumluca karayolu üzerinde ve Antalya’nın güney batısında yer almaktadır. Kent sahası Arkaik, Klasik, Hellenistik ve Roma İmparatorluk dönemleri boyunca Lykia Bölgesinin doğu kıyısının en önemli yaşam alanıydı.
Doğu Akdeniz’in ekosistemi, Akdeniz’in diğer bölgelerine oranla kısmen daha sıcak ve de daha tuzlu karasularını bünyesinde barındırır. Bu farklılık nedeniyle lesepsiyan türler daha çok bu bölgede görülmektedir.
Alacasu Phaselis karasularındaki biyoçeşitlilik kapsamında 28 familyaya ait 44 lesepsiyan balık türü bulunuyor. Antalya Körfezinde ise lesepsiyan balık türü sayısı 54’e ulaşmıştır.
Bu sahanın dahil olduğu Akdeniz ekosistemine giren balık türlerinden bazıları, bu yeni ortama çok iyi bir şekilde adapte olmuş ve hızlı bir şekilde populasyonlarını oluşturmuştur. Bu türlere, Nil Barbunu, Kılkuyruk mercan, Lokum balığı, Külah balığı, sokar balıkları gibi türler vardır.
Akdeniz’e sonradan dâhil olmuş balık türlerinin yeni ekosistem ve balıkçılık üzerine olumlu ve olumsuz bir takım etkileri bulunmaktadır. Ekosistem yönünden ele alındığında ekosisteme yeni giren türlerin yerli türler üzerine baskı kurması ve besin-alan açısından rekabet etmesi gen karışımı açısından olumsuz bir durumdur. Bunun aksine zayıf nişlerin zenginleşmesi yönünden bakıldığında ise göçlerin olumlu katkılar sağladığı da düşünülebilir.
Yaz aylarında yurttaşların serinlemek ve dinlenmek için tercih ettiği Alacasu, Beydağları Olimpos Milli Parkı sınırlarında olmasının yanında aynı zamanda birinci derece doğal sit alanı statüsündedir.
Balıkçılık açısından düşünüldüğündeyse Lesepsiyan göç yapan balıkların çok az bir kısmı ekonomik olarak değerlendirilebilmektedir. Bu türlerin çoğunluğu ekonomik olarak değerlendirilemediği gibi balıkçılık operasyonlarını da güçleştirmektedir. Örnek olarak, Balon balıkları balıkçı olta ve ağlarına zarar vermekte, ayrıca bu av araçlarıyla yakalanan balıkları da yiyerek balıkçıların işini daha da güçleştirmektedirler.
Cennet koyu olarak da anılan Alacasu, Kemer Orkidesi başta olmak üzere çeşitli endemik bitki türlerine ev sahipliği yaparken, koyun mavi suları da deniz kaplumbağalarının bölgedeki son sığınaklarından biri.
Çamyuva ile Tekirova arasında bulunan Alacasu Koyu, denizle ormanın buluşmasının yarattığı doğal güzelliğinden dolayı halk arasında Cennet Koyu olarak da anılıyor.
Endemik bitkilerin yaşam alanıdır. Biyolojik çeşitlilik yönünden de oldukça zengin olan Alacasu Koyu çevresinde, dünyada yalnızca bu alanda yayılış gösteren Kemer Orkidesi başta olmak üzere pek çok endemik bitki türü bulunuyor. Alacasu, insan baskısı yüzünden yaşam alanları giderek daralan deniz kaplumbağaları için de bölgedeki son sığınaklardan biri.
Phaselis orman ile deniz arasında cennet gibi bir yer. Hem tarih, hem doğa bulabileceğiniz ender yerlerden. Denizi çok güzel metrelerce gittiğiniz halde sığ ve dalgasız.
Berrak denizi, yemyeşil çam ormanları, son derece karmaşık bitkisel ekosistemleri, faunal ve floral yapılarına sahip Alacasu Koyunda Balıkçı barınağı koyun batı tarafına dağın dibine gizlenmiş ve etrafı yemyeşil çam ormanları, mevsime göre mimoza ile sarıya bürünür, kuzey tarafında dorukları karla kaplı Tahtalı Dağının muhteşem görünüşlü halini seyretmeye doyum olmaz.
Alacasu Koyu ile Phaselis Antik kenti arasındaki muhteşem doğa, deniz ve yeşilin uyumlu tonları insanı hayal alemine götürüyor. Sahilleri, binlerce yıldır denizin dalgalarının yalaması sonucu çok keskin siyah tonlarında kesici ve sivri kayalıklar ile kaplıdır. Bu kayalıkların oluşum ve biçimlenmesi doğanın muhteşem güzelliklerinin yanı sıra yapıcı ve yıkıcı gücünü tüm gizemleri ile görmeye değer.
Hatta yol boyu keskin kayalıklarda gezinildiğinde doğal su mağaraları ve obrukların yaban hayata barınaklık ettiği bile tanık olunur. Her mevsimde buraya gelip dağ çadırları kurularak doğanın tadına varılabilir. Kayalıklar üzerinden sahil boyu yürümeye devam edildiğinde, açık denizin sahili nasıl biçimlendirdiği görülür ve buradan Phaselis Antik kentine doğru bir rota belirir.
Yarı yola gelindiğinde yüksek ve dik uçurumlu sarp kayalıklar ziyaretçilerinin önünü keser ancak yeniden dağa tırmanarak burada işaretli patika yollardan Antik Phaselis kentine doğru tarihi bir yolculuk yapmak da unutulmaz olabilir.
Alacasu Koyu ile Phaselis Antikkenti arasında muhteşem doğa, deniz ve yeşil uyumlu haldedir. Sahilleri, binlerce yıldır denizin dalgalarının yalaması sonucu çok keskin ve sivri kayalıklar ile kaplıdır. Bu kayalıklar doğanın muhteşem güzelliklerini meydana getirmiştir. Panoramik delikler, mağaralar görülmeye değer. Filmimizi izleyin ve görün.
Panoramik delikler, mağaralar keskin andezit kayalıkların deniz ile ilişkisinin uyumudur. İlkbahar başında Antalya Likya yolları sahasındaki bu bölgelerde doğa olağanüstü güzellikte olup rengarenk elbiselerini giymiş, renk tonlarının canlılığı bu filmimde gözlerinizi muhteşem büyüleyecektir.
Alacasu Koyu Coğrafyasına tanıklık etmek muhteşem bir duygudur;
Muhteşem doğa renkleri ve biçimleri ile Alacasu koyu sahasının giydiği renga renk mevsim elbiseleriyle bezenmiş hali farklı renk ve tonlarda kaktüsler, dağ çilekleri ve daha birçok tür mevsimsel yaban yemişleri bakımından Alacasu zengin içerik sunar.
Coğrafi anlamda ise kıyılar azgın Akdeniz dalgalarıyla sürekli dövülerek çok farklı ilginç görüntülerle sizleri büyüler, keskin ve kesici kayalıklarda gezindiğinizde doğal su mağaraları ve obruklar yaban hayata barınaklık eder. Her mevsimde buraya gelip dağ çadırlarınızı kurabilir, doğanın tadına varabilirsiniz, bu güzelim doğa endamından doya doya görsel ve diğer duyularınızla yararlanabilirsiniz, hele yeni aşklar için burada doğada aşk yapmak bir başka olacaktır. Mutlaka denemelisiniz.
Alacasu koyundan karşı tarafa geçip dağa doğru tırmanıp tekrar sahile indiğinizde karşınızda kemer ve tatil köylerinin bulunduğu doğayı da göreceksiniz, keskin kayalıklarla kaplı düz sahilde yürümeye devam ettiğinizde hiç görmediğiniz doğanın yeni ve gizemli gücü ile karşılaşacak, gözlerinizin pası ihtişamlı doğanın farklı güzellikleri ile silinecektir.
Kayalıklar üzerinden sahil boyu yürümeye devam ederseniz, açık denizin sahili nasıl biçimlendirdiğini görecek ve Phaselis Antik kentine doğru giderken sahadaki serpilmiş nekropol kalıntıları sizleri tarihin derinliklerindeki yaşamın izlerine götürecek.
Önünüz yüksek ve dik uçurumlu sarp kayalıklarla kesilecek, yeniden dağa tırmanarak burada işaretli patika yollardan Antik Phaselis kentine doğru tarihe bir yolculuk yapmış olacaksınız... En iyisi mi bu kadar deyip filmi izleyin ve doğayı yaşayın kendinize göre yorumlayın…
Tuvalet ve duş yok, Balıkçılar için açılan küçük barınak nedeniyle, koyun bir bölümü tahrip edilmiş… Sahildeki çakıltaşlarını, başka yerlerden getirilen irice taşlar kaplamış. Burada deniz tek kelimeyle muhteşemdir
Hafif bir meltem, denizle flört ediyor, dalga boyu sıfır. Denizin dibindeki balıkları, deniz kabuklarını, kum tanelerini sayabiliyorsunuz. O kadar berrak.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 03.04.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 08.04.2020
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 44 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Antalya Doğa Krallığında Herpeto Faunasında Kurbağa Popülasyonu

Antalya Doğa Krallığında Herpeto Faunasında Kurbağa Popülasyonu Antalya’nın da dahil olduğu Türkiye Flora ve diğer Fauna elementleri bakımından olduğu gibi, Amfibi ve Re...

Aşk Vadisinde Doğa Krallığının Saklı Sırları - Antalya

Aşk Vadisinde Doğa Krallığının Saklı Sırları - Antalya Bu filmimizde Doğa Ananın Krallığında Bizimle yolculuğa çıkarken; Doğanın muhteşem büyüsüne tanık olacak, kısa süre...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |