http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Korsan Koyu-Gelidonya Feneri Sahası Doğa Krallığında Kaplanların Geçmiş Bin Yıldaki İzleri - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Korsan Koyu-Gelidonya Feneri Sahası Doğa Krallığında Kaplanların Geçmiş Bin Yıldaki İzleri

Korsan Koyu-Gelidonya Feneri Sahası Doğa Krallığında Kaplanların Geçmiş Bin Yıldaki İzleri

Tarih 19 Mart 2020, 09:04 Editör Mehmet SÖKMEN

Bizimle birlikte genç ve yaşlı aşkların destansı tüm güzelliklerini barındıran ve geçmiş bin yılda kapların ağaçlarını tırmaladığı Korsan Koyu ve Gelidonya Feneri doğa sistemlerine geziye çıkın.
İki kaya tepe arasına konumlanan koy, ne açık denizden ne de karadan fark edilebiliyor.

ISBN 978-605-88104-0-2
Korsan Koyu-Gelidonya Feneri Sahası Doğa Krallığında Kaplanların Geçmiş Bin Yıldaki İzleri 
Bizimle birlikte genç ve yaşlı aşkların destansı tüm güzelliklerini barındıran ve geçmiş bin yılda kapların ağaçlarını tırmaladığı Korsan Koyu ve Gelidonya Feneri doğa sistemlerine geziye çıkın.
 İki kaya tepe arasına konumlanan koy, ne açık denizden ne de karadan fark edilebiliyor. Bu korunaklı yapısı, geçmiş çağlarda korsan gemilerinin sığınağı olarak kullanılmasını sağlamış. Şimdi bir balıkçı barınağı olan sahilin iki yanındaki tepelerde Melanippe antik kentinin kalıntıları geçmişin acı hatıralarını insanlığın dikkatine sunuyor.



 Özellikle koyun sol tarafındaki tepede yoğunlaşan harabeler, sık bir çalı örtüsü altındadır. Ören yerinin yapı kalıntıları Hellenistik döneme tarihleniyor. Koyun pırıl pırıl sularında yüzmeden geri dönmeyin.
 Dünyaca ünlü saklı doğal güzelliklerini görmek bir ayrıcalıktır. Gerek coğrafi durumu gerekse tabii özellikleri bakımından ayrı bir güzellik arz eder. Her mevsim farklı bitkilerin boy gösterdiği Korsan Koyu sahasında insanın özünü terapi eden özelliğe sahiptir.
Torosların, Korsan Koyu sahasında mevsimin rengarenk anemonları açmış yaban arısı nektar toplama telaşındadır. Aynı zamanda polenleri taşıyarak bitkilerin yaşam döngüsüne katkı sunar. Karaöz Koyu ve körfez sahili genel morfolojik yapısını oluşturur. Dağlar kıyılarda çam ve maki karışımı, iç kesimlerde ise karışık meşcereli ormanlarla örtülüdür.
Korsan Koyu, Cevşen Koyu gibi Karaöz'e 3 kilometre, Kumluca'ya 25 kilometre ve Antalya'ya daha uygun olan Kumluca yolundan 119 kilometre uzaklıktadır. Korsan Koyu, Cevşen Koyu'nun güneybatı ucunda, tertemiz denizi, yemyeşil orman dokusu ve bakir ortamı ile karavancıların ve yatçıların ilk tercih ettikleri koylardan biridir.
 Korsan Koyu, yüzlerce yıl denizlerde korsanlık yapanlara ev sahipliği yapmış, asırlık çam ağaçlarının denize kadar uzandığı koyda, denize farklı saatlerde farklı renkler sunan muhteşem güzellikte saklı bir doğa sahasıdır. Özellikle Akdeniz kıyılarında eşine artık az rastlanan büyülü güzellikte bir yerdir.
 Şimdiki durumu içler acısıdır. Ülkemiz insanı bu güzelim yeri hoyratça kullanıyor, saha; kirlilik işgali altındadır. Hunharca kullanılmaya başlanan bu olağan üstü güzellikteki koy. Türkiye'nin farklı yerlerinden gelmiş minibüs, römorklu pikaplar, lüks saylan arabalar ile tıka basa doludur.
Korsan Koyu bu modern yerli korsanlara öyle bir yenik düşmüş ki anlatılması olanaksızdır. Doğaya duyarlı insanın öfkesi burada sıfıra yakınlaştığı anı yansıtır!
Kayalıklarda Akdeniz’in uzak kıyılarını yanlız veya sevdiğinizle izliyorsanız, düşleriniz günün denizdeki yansıyan yakamozlarına karışır, yaşantılarınız veya yaşatacaklarınız gökyüzüne yansıtılır o an. Farkında olmadan; ufuk çizgisi, gözyaşlarınızı alır kendine. İlmek ilmek dokursunuz düşüncelerinizi, günün her an değişen ışığının gizemli nakışlarında. Umut ve gün batımı arasında yıkılmaz bir köprü oluşur hayallerinizde.
Buraya gelin, bedeninizi doğanın yeşil ve mavi terapisine teslim edin, en yeni coşkularınız ve enerjinizin doruklarında kendinizi uçuyor hissedeceksiniz. Burada bir tam gün geçirirken, siz yeniden doğar ve çoğalırsınız. Doğa ile etkileşimi kuvvetli olanlar, her şeyin bir anlam ile yüklü olduğunu bilir. Doğada geçirilen her gün, bir sonraki günde doğacak güneş ile insan için yeni bir umuttur.
Yeşil ve Mavinin tüm tonları burada; doğaya çıkmadan doğayı yazan aşkçı meşkçi yazarlara inat en büyük sanatçıdır; o kadar yeteneklidir ki çok çirkin bir şehrin çok güzel görünmesini bile sağlayabilir! Sahtekar yazar çizerlerin safsatasına rest çeken büyük bir sanatçı.
Buraya gelin doğanın sanatını tanıyın! Vee, o muhteşem büyülü sanatı tanıdıkça, yalakalık ve riyakarlıkta dibe vuran, halkının önderi olamayan bağnaz sözde sanatçıların kirli ve karanlık ruhunu gecenin karanlığına gömerek bir sonraki güne yeni umutları doğurduğunu anlayacaksınız.
Burada akşamüstü öyle bir senfonidir ki; Dağlar, ağaçlar güneşin kaybolmadan önce öten kuşuyla, börtüsüyle ve böceğiyle selamlar. Her gün batımına yakın o an, o zaman ve bugün de hayatta kaldığımız için aklımıza, şansımıza doğaya ve evrene teşekkür ederiz! İnsan ve canlı için, hayatta kalmak, her daim bir mucizedir!
Korsan Koyu sahsı doğa krallığında geçmiş bin yılının büyük yırtıcılarının yaşam izlerinde her günün bir gizemi vardır. Gün sona ererken o an, içinde derinlerde bir yerde hayatın battığını hissedersin! Eğer hala yaşamaya dair zamanın varsa, bir sonraki gün doğumu insan için yeni umutların başlangıcı hatta kaynağı olabilir.
Güneş çok büyük bir sanatçıdır! Diyoruz. Neden mi? Her güneş batışı farklı, bulutlar, uzay, yansımalar, dağlar, sisler farklıdır ve hepsinden önemlisi insan olarak biz farklıyız! Öüzümüz, düşüncemiz daima yaratıcı ve felsefe zenginidir.
Güneş ve akşamüzeri denklemi çok mükemmeldir. Karşı olsan da olmasan da, sevsen de sevmesen de, önem versen de vermesen de güneş hep sonsuz doğacaktır! İlgili, ilgisiz düşünceniz ne olursa olsun, ne hissederseniz hissedin yaşamınızda mutlak döngüler olacaktır!
Akşam zamanında yapılması gereken en iyi şey; işini bırakmalı ve onu seyretmek bedenin yorgunluğunu atacaktır. Akşam ışıklarının büyülü sanatı ve güneşin bize verdiği bütün olağanüstü yaşamı takdir etmek için harika bir fırsat olmalıdır. Gündoğumu ve batımı doğada, fotoğraflarda, rüyalarımızda, tablolarda her zaman muhteşem görünür, çünkü Güneş olağan üstü muhteşemdir! Günbatımı, bir senfoni müziği, gecenin açılış müziğidir.
Antalya’nın Akdeniz’deki en uç noktası Gelidonya Feneridir. Türkiye’nin en güzel yürüyüş rotalarından biridir. Adrasan ve Kumluca arasındaki Karaöz kasabası sınırları içinde yeşil ve mavinin kesişme noktası üzerindedir.
Genel topografyası, engebeli kayalıklar üzerinde, denizden 30-100 m’ye kadar yükselen bir antik travertenden oluşan terasta muhteşem seyir sahası olmasından dolayı eşsizdir. Topografya eğimi 17-25 km kadar çok az olup, yükseklik yaklaşık 120 m’ye kadar hafifçe artmaktadır.
Kırlangıç Burnu ve Taşlı Burnu olarak ta anılan Gelidonya Burnu ile önündeki Beş Adalar’ın Likya coğrafyasında ve denizcilik tarihinde önemli bir yeri vardır. Gelidonya Burnu ters akıntılardan dolayı Antalya Körfezi’nin en tehlikeli yeri konumundadır. Burada Güneşin Akdeniz ile yakamoz dansını seyredin.
Antik dönemde sayısız gemi kayalara sürüklenerek batmış. Burun adeta bir sualtı mezarlığına dönüşmüş durumda. 1960 yılında yapılan ilk bilimsel sualtı araştırması da bu bölgede gerçekleşmiş. George F. Bass ve ekibinin incelediği İ.Ö.15. Yüzyıl’a ait gemi kalıntıları Bodrum Sualtı Müzesi’nde sergileniyor. Efes’ten başlayan Antik Likya Yolu, fenerin önünden geçiyor.
Akdeniz kılavuz fenerlerinden biri olan Gelidonya Deniz Feneri’nin 1934 yılında Antalya’nın Kumluca ilçesi Taşlık Burnu’nda Tarihi Likya Yolu üzerinde inşasına başlanmış, 1936 yılında hizmete açılmış.
227 metrelik rakımıyla Türkiye’nin en yükseğe konumlanmış feneri. Çam ve adaçayı kokuları arasında Akdeniz güneşiyle yıkanan Gelidonya Feneri, Türkiye’nin en etkileyici en güzel manzaralı deniz feneri.
Kış mevsimi çekimi bu filmimizi izlerken, Kış mevsiminden eser bulamazsınız! Antalya coğrafyası da iklimi kadar gizemlerle doludur. Likya Yolunun en güzel ve zorlu rotalarından biri olan Adrasan-Gelidonya Feneri ve Korsan Koyu doğa sistemleri sahasıdır.
Muhteşem doğa sahasında, akşam öncesi zamanında ufku seyrederken, Akdeniz’in sütliman sakinliği gökyüzünün gri maviye bürünmüş renklerin cümbüşü içinde güneşin büyülü yansımaları, tüm olağanüstü haşmetiyle herkesi bekliyor.
Öğle zamanı yakamozu, tüm hüzünlerinizden arınarak ruhunuza sindirdiğiniz andır. Grileşmiş mavinin, adeta doğa aşkı adına birleşmesi ve güneşin yakıcı güzelliğinin yerini akşamın sessiz coşkusuna bırakması zamanıdır. Mavi gri renkler uzaktan, ufuktan gümüşi olarak denizle buluşmuş, hala hazan mevsiminin izleri cap canlıdır.
Denizdeki ışın demeti ince saç telleri yoğunluğunda yakınlaştıkça kalınlaşarak seyre dalmış ve kendinden geçenin gözlerine hitap ediyor. Yalnız veya sevdiğinizle izliyorsanız, düşleriniz bu ışık huzmesi demetine karışır, yaşantılarınız veya yaşatacaklarınız gökyüzüne yansıtılır o an.  
Burada; güneşin denizle bütünleşmiş yansımaları, gözyaşlarınızı alır, düşüncelerinizi ilmek ilmek örer. Gün içindeki yakamozun gizemli nakışlarında, umut ve öğle yansımaları arasında yıkılmaz bir köprü oluşur hayallerinizde.
Suyun ışıkla dansının büyülü görüntüsü her daim yeni umutların, en yeni coşkuların doğumudur. Yansımanın en güzel kadını kıskandıran ışıktan oluşmuş saç demetini izlerken, siz yeniden doğarsınız. Artık gitme zamanıdır, hüzünle ayrılıyorsunuz, yaşantılarınız geçiyor gözlerinizin önünden.
Bir başka zaman tekrar gelmenin ve izlemenin hayallerine kapılır insan. Burada doğanın mucizelerini görür, her bir varlığın anlam ifade ettiğinin farkına varır. Gün içi yansımalarının denizle buluşması, yarın doğacak güneş ile insan için bir başka yansıma, bir başka yeni bir umuttur.
Bu noktada en yüksek rakımı 300 m olan ikinci bir teras ortaya çıkar. İkinci terasın üzerinde topografya neredeyse Toros dağlarının eteklerine kadar farklı biçimlerde yükselmektedir. Bu karstik oluşum erime kanallarıyla çokça dallanmış ve parça olmuştur.
 Algli kireçtaşları ve Kuvarsitik kumtaşından oluşan formasyon, Antalya napları üzerinde de izlenir. Birim orta-kalın tabakalı, gri, bej, krem, kirli sarı, yersel koyu gri renkli algli kireçtaşlarından oluşur. Tabanında bazen konglomera veya konglomeratik kireçtaşı görülebilir. Alglerin kıt olduğu yerlerde veya düzeylerde mercan yığışımları yaygındır.
 Yer yer Lameli, Gastropod, Ekinid gibi makro fosillidir. Formasyon üstte killi kireçtaşları ile sonlanır. Alt ilişkisi açısal uyumsuz olan Karabayır formasyonu, üstte Karakuştepe formasyonu ile geçişlidir. Kalınlığı en fazla 400 metredir. Formasyon sığ karbonat şelf ortamında çökelmiştir. Birim, stratigrafik konumuna göre Üst Permiyen yaşlı konumdadır,  kıyı gerisi-kıyı ortamında çökelmiştir.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 23.02.2020
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 18.03.2020
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 20 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Kaymakamlar Gezi Evi- Safranbolu

Kaymakamlar Gezi Evi- Safranbolu Kaymakamlar Evi 18 ve 19.yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü ve yaşama biçimi ile teknolojisini yansıtan Sa...

Gokdere Su Kaynakları Doğa Sistemi - Antalya

Gokdere Su Kaynakları Doğa Sistemi - Antalya Muhteşem görseller barındıran Gökdere Vadisi olağan üstü çeşitlilikte ekosistemlere sahiptir. Gökdere su kaynakları...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |