http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Karaalioğlu Parkı, Doğası Ve Geçmiş Tarihi - Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Karaalioğlu Parkı, Doğası Ve Geçmiş Tarihi - Antalya

Karaalioğlu Parkı, Doğası Ve Geçmiş Tarihi - Antalya

Tarih 14 Şubat 2020, 16:14 Editör Mehmet SÖKMEN

Karaalioğlu parkından, hangi açıdan bakarsanız bakın. Toroslar Silsilesi Bey Dağları bölümü size aynı ama farklı açıdan göz kırpacaktır. Bulutlu, parlak güneşli ve akşam ışık konumlarında muhteşem doğa peyzajları sunan benzersiz Türkiye'de doğal büyük bir parktır.

ISBN 978-605-88104-0-2
Karaalioğlu Parkı, Doğası Ve Geçmiş Tarihi - Antalya
Karaalioğlu parkından, hangi açıdan bakarsanız bakın. Toroslar Silsilesi Bey Dağları bölümü size aynı ama farklı açıdan göz kırpacaktır. Bulutlu, parlak güneşli ve akşam ışık konumlarında muhteşem doğa peyzajları sunan benzersiz Türkiye'de doğal büyük bir parktır.



Kaleiçi'nin hemen güneyinde, şehir merkezinde, yürüyerek veya tramvayla kolayca ulaşılabilir. Belediye şehir tiyatrosu ve Roma limanına bakan Hıdırlık Kulesi antik bir kale, kayalıkların manzarası ve Antalya Körfezi'nin geniş mavi alanı parkın en ilgi çekici yerleridir.
Park sahasında denize her seviyeden bakabilir, manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Karaalioğlu park alanının bir kısmının mülkiyeti Karaalioğlu isimli bir şâhısa, bir kısmı da İl Özel İdaresi’ne aitti. Antalya’nın geçmiş dönem valisi Haşim İşcan parka Karaalioğlu ismini vermek suretiyle bahçe sahibi ile kamulaştırma sorunu çözdü.
Antalya Kent Müzesi’nin Karaalioğlu Parkı üzerine araştırmalarında ve Karaalioğlu Parkı ile ilgili hazırlanan kitapta; 20. Yüzyılın ilk yıllarına gelinceye değin Karaalioğlu Bahçesi bir mesire yeri olduğu açıklanır. Bahçenin Yenikapı tarafında, sırasıyla Leski Kahvehanesi, Attalos Kulübü, Nocera Sineması, Rum Cemaati’ne ait Agia Pantaleimon Kilisesi ve Rum Mezarlığı bulunuyordu.
Leski Kahvehanesi Cumhuriyetin ilk yıllarında Vatan Kıraathanesi, Nocera Sineması ise Leyla Sineması adını almış. Agia Pantaleimon Kilisesi de Türk Ocağı binası olarak kullanılmıştır.
Karaalioğlu Bahçesi’nin modern bir parka dönüşümü ise 1930’lu yılların başlarına rastlamaktadır. İpekçilik Mektebi’nin temelleri 1929 yılında atılmış, Ağustos 1930’da çifte yolun inşaatı bitmiş ve yine 1930 yılında bahçeye bir çocuk parkı yapılmıştır.
Bununla birlikte Karaalioğlu Bahçesi 1930’lu yılların başlarında bile çitlembik ağaçlarıyla çevrili bir mesire yeriydi. 27 Şubat 1931 tarihinde bahçenin içine Gazi Bulvarı açılmış, 1934 yılında da Böcekçilik Mektebi’nin yanına İpekböcekçiliği İstasyonu inşa edilmişti. 1931 yılında ise Halkevi binasının şimdiki taşınan Büyükşehir Belediye Binası temelleri atıldı.
Haşim İşcan’ın Valiliği döneminde, 14 Ağustos 1940 tarihinde kurulan Antalya’yı Güzelleştirme ve Tanıtma Cemiyeti’nin öncülüğünde 2 Mart 1941 tarihinde, modern park çalışmaları başlatıldı. Üç sene süren çalışmalar sonrasında Karaalioğlu Bahçesi, İnönü Parkı adıyla 29 Nisan 1943 tarihinde hizmete girdi.
Park 140 bin metrekarelik bir alana kurulmuştur. Parkın içinde, denize doğu-batı yönünde, birbirine paralel üç cadde bulunmakta ve bu caddeler deniz kıyısında üç seyir terası ile sonlanmaktadır. 1970’lerin sonlarında park içinde bazı özel heykel çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
İkinci seyir terasında Heykeltraş Mehmet Aksoy tarafından yapılan İşçi ve Çocuğu heykeli, üçüncü seyir terasında Kuzgun Acar’ın El heykeli, ikinci ve üçüncü seyir terasları arasında Cahvar Göktaş’ın Don Kişot heykeli bulunmaktadır. 2010 yılında ise Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Nazım Hikmet Kültür Vakfı’nın işbirliği ile Mehmet Aksoy tarafından yapılan Nazım Hikmet Hapiste isimli heykelin açılışı gerçekleştirilmiştir.
Kuzgun Acar’ın El heykeli, Vali Haşim İşcan’ın anısına yapılmıştır. 12 Eylül döneminde başından çok trajik olaylar geçen heykelin çok bilinmeyen bir özelliği var. Rivayet o ki; Heykeltraş ve eşi, heykelin içine nikah yüzüklerini koymuştur.
Karaalioğlu Parkı, Antalya florasını yansıtan ağaç, bitki, çiçek ile kuş türleri başta olmak üzere zengin bir canlı varlığına sahiptir. Park‘ta yaşayan 54 farklı kuş türü bulunuyor.
Doğal olarak tropikal Asya ve Afrika’da yaşayan Yeşil Papağan Karaalioğlu Parkı’nın simgesi durumunda. Kaleiçi İskele civarındaki gümrükte yakalanarak salınan veya gemilerdeki kafeslerden kaçan Yeşil Papağanlar’ın zamanla yerleşik bir topluluk haline gelmiştir.
Parkta 10-15 arasında Yeşil Papağan bulunuyor. Ağaç oyuklarına yuvalanan Yeşil Papağanların nesilleri tehlike altında ve korunması gerekmektedir.
Park sahasında; Yeşil Papağanların yanısıra, Küçük Kumru, İbibik, Çalı Bülbülü, Arap Bülbülü, Peçeli Baykuş, Akkarınlı Sağan, Arı Kuşu, İshakkuşu diğer kuş türlerinden bazıları da popülasyonları mevcut.
Parkta zaman geçiren insanlar çevreyi kirletiyorlar, çevre bilinci olmayanların kuşlara nasıl gözle bakacakları için fazla söze gerek yoktur.
Herkesten ilgi bekleyen 1940’lı yılların başında ve İkinci Dünya Savaşı’nın zor koşulları altında oluşturulan Karaalioğlu Parkı ilk etapta yetmiş bin metrekarelik bir alana, dönemin Antalya Valisi Haşim İşcan tarafından inşa ettirilmişti
Şimdiki taşınan Antalya’da Büyükşehir Belediye binası önünden batıya baktığınızda Antalya’nın en güzel parkı; geçmişte muhteşem güzellikte bir botanik bahçesi gibi rengârenk çiçek bahçelerine sahipti.
Parkta denize uzanan Antalyalıların mirador olarak adlandırdıkları üç büyük seyir terasından Beydağları; Konyaaltı Plajı sahili ve uçsuz bucaksızmış gibi görünen Akdeniz’in her an değişen bir renk çümbüşü içinde muhteşem bir görünüşü vardır. İnsan saatlerce ve hiç bıkmadan bu güzelliği hayranlıkla seyredebilir.
Karaalioğlu Parkı; Antalya kent merkezinde yer alan, eşsiz doğası ve büyüklüğü ile Antalya halkının soluklanabildikleri nadir yerlerden biridir. Avrupa’nın alevler içinde yandığı 2. Dünya Savaşı yıllarında 1941 yılında Vali Haşim İşcan zamanında başlanmış, sonrada ilk önce Çaybaşı’ndan gelip, Atatürk Caddesi’nin altından, kalelerin tarafına geçen ve kalelerin dibinden akan suyu, Atatürk Caddesi’nin ortasından açtırdığı kanala akıtır.
Etrafı yeni dikilmiş palmiye ağaçları ve renkli elektrik lambaları ile süslenmiş olan bu kanaldaki suyun, bugünkü Taşınan Büyükşehir binasının önünden geçerek, Deliktaş Plajı üzerindeki Adil Aşçıoğlu’nun buz fabrikasını çalıştırıp şelale olarak denize dökülmesi sağlanır.
1940 yılından önceden halkın gezip dolaştığı çalılık bir gezi alanı olan Karaalioğlu Bahçesi, Ermeni asıllı bir Antalyalı tarafından çizilen bölgenin planında da yine yeşil alan olarak belirtilmiştir.
Karaalioğlu park alanının bir kısmının mülkiyeti Karaalioğlu isimli bir şâhısa, bir kısmı da İl Özel İdaresi’ne aitti. Vali Haşim İşcan parka Karaalioğlu ismi vermek suretiyle bahçe sahibi ile kamulaştırma sorunu çözse de, sonraları bu kişinin varisi olan iki kızı ile İl Özel İdaresi arasında mülkiyet hakkından dolayı sorunlar yaşandı.
Mülkiyet sorunu ancak 1977-1978 yılları arasında dönemin Belediye Başkanı Selahattin Tonguç zamanında çözülebildi. Parkın hemen hemen bugünkü genel görünümünü yaratan proje; 1940-1943 yılları arasında uygulandı. Vali Haşim İşcan’ın öncülüğünde zamanın İl Özel İdare Müdürü Muharrem Önal’ın başkanlığını yaptığı Antalya’yı Güzelleştirme Cemiyeti’nin katkılarıyla park düzenlemesi Mimar Necmettin Ateş’e yaptırıldı.
Bu park tamamen halkın eseridir. Haşim İşcan Karaalioğlu Parkı’nı 2. Dünya Savaşı sırasında yaparken, o dönemde en büyük sorun malzeme kıtlığıydı. Gaz yağı ve lastik yoktu. O zaman, benzin, lastik, gaz vs. her şey vesika ile alınıyordu.
Dönemin iktidarı ile iyi ilişkiler içinde olan Haşim İşcan’ın kıvrak zekası sayesinde hiçbir yerde olmayan araba lastiği Antalya’da hazır ve nazırdı. Bir kamyoncuya bir lastik verirdi; “İki kamyon kum çekeceksin” derdi. Bazen bir teneke gazyağına bir lira alırdı.
Antalya’yı Güzelleştirme Cemiyeti gelirlerini arttırmak için ayrıca bir piyango çekilişi düzenledi. Piyango bileti beş lira idi ve Bahçelievler’de yapılacak evlerden birisi de büyük ikramiye olarak çekilişe konuldu. Bu beş liralık piyango biletleri bazı kişilere yüzer adet verilerek satmaları istendi. Fakat bileti kime satacaklar? Halkın alım gücü yoktu. Bilet bedellerini çoğu kez kendileri ödediler.
Biriken bu gibi paralarla Karaalioğlu Parkı, Kalekapısı’ndan Yenikapı Parkı’na kadar, ortadan ışıklı bir su kanalı ve kanalın iki tarafı beton iki cadde olarak düzenlendi. Atatürk Caddesi’nde parka giden su kanalları da düzenleme içine alındı.
Antik Perge kentinden örnek alınarak Yediarıklar-Atatürk Caddesi arasında kanal düzenlemesi yapıldı. Bu düzenlemeyle bağlantılı olarak bugünkü görünümüne kavuşan Karaalioğlu Parkı, Antalyalıların hizmetine sunuldu.
Park inşaatı, üç yıl kadar sürdü. Antalya Lisesi öğrencileri yevmiye karşılığı, mozaik taşı imal ederek hem kente, hem ekonomik yönden katkıda bulundular. Yapımı bittiğinde, Türkiye’de büyük bir ün yaptı. Devrin Cumhurbaşkanı 1943 yılında bu parkı görmeye geldi.
Bugün hâlâ parkın Gazi Bulvarı denilen girişinin iki yanında bulunan aslanlı iki lahit kapağı Korkuteli’nin Küçüköğüt Köyü’nden getirildi. Antalya’yı eğer seviyorsak, hepimiz el birliği yapmak zorundayız. Antalya’nın bu güzel parkı şimdi yetkililerden acil olarak ilgi ve korunma bekliyor. 7’den 70’e tüm Antalyalılar Miradorlarda oturmaya bayılır.
Cahvar Göktaş’ın “Don Kişot” heykeli ve asırlık Çitlenbik Ağacı. Şayet yolunuz düşerse Antalyalı Mimar-Şair Tarık Akıltopu’nun Çitlenbik şiirini okuyunuz.
Mehmet Aksoy tarafından yapılan “Nazım Hikmet Hapiste” isimli heykel. Havuzda serinleyen kadın heykeli Karaalioğlu Parkı’nın sembolleşen yüzlerinden.
Karaalioğlu’nda semaverden demli bir çay içerken, Beydağları’nın gün içinde değişen renklerini seyretmenin doyumsuz keyfini başka hiçbir yerde bulamazsınız. Karaalioğlu’nda dört mevsim baharı yaşarsınız.
Karaalioğlu Parkı; Kaleiçi surlarının kenarında enfes bir manzaraya karşı konumludur, 145.000 metrekarelik dev bir alanı kaplıyor. Bölgedeki en iyi rekreasyon alanlarından biridir. Seyir teraslarında dört mevsim her dakika farklı doğa seremonilerini seyretme şansına sahipsiniz. Sanatla buluşan doğa içinde kısa bir yürüyüş yapıp seyir teraslarında fotoğraflar çekebilirsiniz.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 01.12.2019
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 10.01.2020
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 32 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Kaymakamlar Gezi Evi- Safranbolu

Kaymakamlar Gezi Evi- Safranbolu Kaymakamlar Evi 18 ve 19.yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü ve yaşama biçimi ile teknolojisini yansıtan Sa...

Korsan Koyu-Gelidonya Feneri Sahası Doğa Krallığında Kaplanların Geçmiş Bin Yıldaki İzleri

Korsan Koyu-Gelidonya Feneri Sahası Doğa Krallığında Kaplanların Geçmiş Bin Yıldaki İzleri Bizimle birlikte genç ve yaşlı aşkların destansı tüm güzelliklerini barındıran ve geçmiş bin yılda kapların ağaçlar...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |