http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Tarih 14 Nisan 2019, 09:13 Editör Mehmet SÖKMEN

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

ISBN 978-605-88104-0-2
Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya 
Kış mevsiminin kısa geçtiği Antalya ormanları, kar yağışıyla beyaza bürünen karışık iğne yapraklı ormanları görsel şölen sunuyor. Büyük bir uykunun mevsimidir kış. Yalnızca doğa değil, insanoğlu da onunla birlikte bu uykuya hazırlar bedenini, değilse de özünü.



Karlı mevsimde bizimle Antalya’nın, muhteşem görsel şölen sunan yüksek rakım orman ekosistemlerinde, orman ağaçları ile birlikte fizyografik, klimatik, edafik ve biyotik faktörler gibi doğanın yaratıcı oluşumlarını tanımaya yolculuğa çıkııın, geleceğimizin teminatı ormanların
Dünyaya nasıl nefes aldırdığını öğrenin, bilgilenin.
Ormanların krallığında gezinirken, yorgun bedenimizin nasıl bir anda dinçleştiğini hemen fark ederiz. Dünyanın en önemli oksijen kaynakları ormanın karlı mevsimdeki muhteşem panoramasında tavşan izlerini süren vaşaklar hala Antalya doğasında ben varım diyor.
Antalya dağlarında orman sahalarında İlkbaharın sağaltıcı neşesi, yazın baştan çıkarıcı enerjisi ve sonbaharın hüznünün ardından, kış bir teselli gibi geliverir. Özü uykuya yatırma zamanıdır yürüdüğümüz bu bölgededir. Uyumanın ve unutmanın zamanı artık sona ermek üzeredir!
Dünyanın en benzersiz ve nadide şehri Antalya doğasında dört mevsimin bir arada yaşandığı orman ekosisteminde belirli ve farklı yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlardan; sedirler, karaçam ve kızıl çamlar, ardıçlardan, çalılardan, otsu bitkilerden, mantarlardan, mikroorganizmalardan ve yaban hayvanlarından oluşan, doğal bir kara ekosistemi hakimdir.
Yürüyüşümüz ve tırmanışımızın sürdüğü beyaz dokusunda saf ormanların derin sessizliğinde doğa krallığında güzelliklerin canlı rüyasını yaşıyoruz. Göğe uzanan sedirlerin sivri ucunda tek ve tenhadayız. Stres ve sorunlar yumağından kurtuluşun umudunu yaşıyoruz.
Kar yağmış ve değişim geçiriyor. Eriyor ve doğaya can suyu vermeye hazırlanıyor ve biz karın erime misali gibi yeni umutları sizler için, insanlık için görüntüye alıyoruz. Burada belleğimizdeki acı yaşantıları  unutabilmek için önce hatırlamamızı sağlayan kış ayları boyunca yağan karın olağan üstü büyüsünü yaşamamız gerek diyoruz.
İnsanlığın ve tüm canlıların yaşamının devamlılığını sağlayan ve yeryüzü için birçok faydası bulunan buradaki yemyeşil ve gri ormanlar çok sayıda ağaç barındırır. Her bir ağaçtaki yaprak sayısı düşünüldüğünde ağaçların neden çok büyük bir oksijen kaynağı olduğu kolayca anlaşılabilir.
Bu sahada doğanın restoranı kar nedeniyle hala kapalıdır. Yüksekte uçan kaya kartalları, şahinler buranın tek hakimidirler. İğne yapraklı ormanlar güneye bakan yamaçlarda kardan elbiselerini çıkarmışlar, kuzey yamaçlar hala kar manzaralarının görkemli peyzajı altındadır.
Kar örtüsünün kalınlığı bahar döneminde bölge için su kaynağı olacaktır. Yavaş yavaş eriyen kar örtüsü mevsimlik dereler halinde saha ormanlarının yeryüzündeki yaşamın sürekliliğine önemli katkı sunacak.
Yürümesi hayli zor olan parkurda ıssızlığın sessizliği hakim olsa da heybetli görünümleri ile kar örtüsü altındaki yüksek rakım sedirleri bahara yaklaşılan bu dönemde şakayıklara ev sahipliği yapıyor. Saha ormanları kirlenen Antalya atmosferini temizlemekle kalmıyor, atmosferdeki gazların dengesinin korunmasında önemli etki yapıyor.
Saha alanında kış mevsimin son uzantısı artık sona ermek üzeredir. Parlak güneş yardımıyla ağaçlar tam fotosentez üretim fabrikasına dönüşmüş, suyu ve karbondioksiti besin glikozuna dönüştürürken atmosfere oksijen salar. Yetişkin bir çam ağacı 40 insanın bir saatte havaya verdiği karbondioksidi bir saatte oksijene dönüştürebilir.
Buna rağmen hala ormanlarımız rant hırsızları tarafından hızla yok ediliyor, canlı neslinin devamı için buna dur demek elzemdir. Ormanda bir yaprağın içinde bulunan, gözle görülemeyecek kadar küçük, çok sayıda gözenek hava ile gaz alışverişi yapar. Bu nedenle yapraklardaki stomalara minik akciğerler demek yanlış olmaz.
1 hektar iğne yapraklı orman yılda 30 ton, 1 hektar geniş yapraklı orman ise yılda 16 ton oksijen üretir. 25 metre uzunluğunda bir kayın ağacı saatte 1,5 kg oksijen üretir. Bir düşünün; tüm ormanlar yok olduğunda nefes aldığımız oksijeni nereden alacağız? Yani insanlık ve diğer canlı yaşam bir anda yok olacak!
Yeryüzünde 1,31 milyar hektar yani 1 hektar 10.000 metrekareye eşit denklemli bütünlüğü bozulmamış orman alanı bulunuyor. Ülkemizdeki 78 milyon hektarlık alanın yaklaşık %30’unu yani 22,3 milyon hektar ormanlar oluşturuyor. Zengin bir çeşitliliğe sahip ormanlarımızda milyonlarca ağaç fotosentezle havayı temizliyor.
Kuzey gölgelerinde toktağanlaşan kar örtüsünde tırmanırken, gök yüzünün öbek öbek görünen mavisinde düşüncelerimizdeki yaşantılarımız gerilere sürükleniyor. 1811 metre yüksek rakımdan kaynaklı anlık değişimlerle havalar birden soğurken, doğa ananın akşama kalmayın uyarılarını alıyoruz!
Ülkemizde ormanlar genellikle Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerinin kıyıya yakın kesimleri ile dağlık alanlarında ve Doğu Anadolu Bölgesi’ni güneyden bir yay halinde kuşatan Güneydoğu Toroslar üzerinde toplanmıştır. İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin büyük bölümü ormandan yoksundur.
Bu belgesel filmimizde bizimle birlikte eşsiz güzellikte saha ormanlarındaki yolculuğunuzda en değerli kaynaklarımızdan birisinin son izlerine tanık oluyorsunuz, tahribat son hızla devam ediyor, engellenmediği sürece bu güzellikle birlikte yaşam sona erecek.
Bu sahanın biyolojik çeşitlilik bakımından en değerli ve acil olarak korunması gereken yüz ormandan en önemlisidir. Bu alanlar Türkiye ülkesi ormanlarının en Sıcak Noktaları olarak tanımlanmalıdır. Sıcak Noktalar; dünyada endemik tür bakımından zengin ve aynı zamanda hızla habitatı, yani yaşam alanı daralan alanlardır.
Bu alanlardan on’u Türkiye’de yer alıyor: Bu saha dahil, Amanos Dağları, Yenice Ormanları, Fırtına Havzası, Karçal Dağları, İstanbul Ormanları, İbradi-Akseki Ormanları, Datça ve Bozburun Yarımadaları, Babadağı ve Küre Dağları.
Dünyamız kapsamında bu bölgemiz için oksijen kaynağı olan ormanlar aynı zamanda iklim üzerinde düzenleyici etkiye sahiptir. Sadece bulundukları bölgenin havasını temizlemez, aynı zamanda bol yağış almasını da sağlarlar. Ayrıca ormanlardaki ağaçların kökleri toprağı tutarak erozyonu ve sel baskınlarını önler.
Sahada Kışın soğuğunda, doğa çıplaklığa bürünmez, aksine iğne yapraklı ormanlar kar örtüsü altında bam başka güzel giysileriyle selamlıyor bizi. Adrenalimizin doruk noktasına ulaştıkça, farkında olmadan biz de kış ıssızlığını giyinmeye başladık. Koyu renk giysiler içinde özümüzü yeniledik.
Sahanın ormanlık alanlarında meşe, kayın, kızılağaç, sedir, kızılçam, karaçam, sarıçam, göknar, ladin, sedir ağaç türlerinden oluşan iğne yapraklı ormanların önemli yer kapladığı bölgede çok sayıda vahşi yaşamı barındıran sarp kaya sistemlerinin güzel oluşumlarını iç içe görmek mümkün.
Antalya orman ekosistemleri özellikle zengin biyolojik çeşitliliği sebebiyle çok önemidir. İnsanlık için hayati önem taşıyan kıymetli ekosistemleri sağlayan orman sahaları, insan var olduğu ilk günden bu yana kendisine yaşam veren her şeyi doğadan alıyor.
Aldığımız temiz havayı, içtiğimiz suyu doğa sessiz sedasız üretiyor. Bu yüzden gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir dünya bırakabilmek için her birimiz ormanlarımızı korumalı ve ağaçlandırmaya gerekli önemi vermeliyiz yani ülkemizin orman zenginliğini daha da genişletmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Kış mevsiminin büyülü güzelliklerini eserlerinde anlatan o kadar çok aşk-meşk şairi vardır ki, bunların hiç birisi gerçek anlamda doğaya çıkıp kar örtüsündeki muhteşem çeşitlilik içeren orman formasyonlarını tanımamış ve o havayı tenefüs etmemiştir.
Sadece bulunduğu konformist ortamındaki debdebeli evlerinde yağan karı seyretmiş, çok nazlı olmaları sebebiyle çıtkırıldım üşüdüm stemleriyle şiirlerini romanlarını yazmışlar, doğanın kim yada kimler tarafından nasıl yağmalandığına tanık bile olmamışlar, zaten umurlarında bile olmamış.
Kış mevsiminde yoğun kar örtüsündeki çam ağaçlarının kabuğunu bir bıçak, balta gibi kesici aletlerle kestiğiniz zaman, bir süre sonra sarımsı reçineler oluşmaktadır, bunu sebebi ağacın kendini korumaya almasıdır. Aynı zamanda yanıcı bir maddedir, yürüyüşçü; kışın zor durumda kaldığında bu maddeyi kullanarak çok rahat bir şekilde ateş yakabilir.
Yüksek rakıma ulaştıkça muhteşem peyzajlı kar örtüsünde sedir ağaçları popülasyonunda artış görülüyor. Ardıç ağaçların kendine özgü farklı bir iklimi vardır. Kokusu bile farklı ve belli koşullarda yetişiyor, bir ardıç kuşunun ardıç ağacının tohumunu yemesiyle ve o tohum dışkıyla birleşip ardıç kuşu dışkıyla toprağa bırakıyor ve toprağa karışmasıyla uzun yıllar sonra meydana geliyor.
Sarıçınar dağının 1.813 metrelik karlı zirvesi kartal yuvasını andırır. Gövdelerinin bir bölümü kar altındaki Ladin ağaçlarının içinden fışkıran o muhteşem kaya Kulelerinin üstünde uçuşan kuşlarıyla yükselen kaya blokları doğanın ne kadar güçlü ve gizemli olduğunun göstergesidir.
Antalya körfezi batısında deniz kıyısında aniden yükselen karlı tepelerle muhteşem güzellikte dağlık bir manzara görüntüsündedir. Alp dağlarını andıran yüksek dağ silsileleri ve derin vadiler bölgede aşılması zor morfolojik bir birlik vücuda getirmiştir.
Kışın kar örtüsü altında Sarıçınar dağının her bir tarafı ayrı güzeldir. Bu güzellikleri görmek için, farklı rotalardan farklı yerlerden dağa çıkmak gerekmektedir. Ancak parkur derecesi oldukça zordur. Yine de ezber bozmak adına mutlaka çaba gösterilmelidir.
Üçoluk dahil olarak tüm saha çam ve çınar ağaçları ile kaplıdır, çam ağaçlarının bulunduğu vadinin içindeki pırnal ağaçları karlı mevsimdeki manzaraları görülmeye değer.
Sahadaki yükseltide Ambar adı verilen bir sedir ağacının yaşının 2000 yıl olduğu tahmin edilmektedir. Bunun ülkemizdeki en yaşlı canlı olması söz konusudur. Adını Toros Dağlarından alan Toros Göknarı Akdeniz, özellikle de Antalya’ya endemik bir ağaç türü olarak kabul edilebilir. Kar giysili zamanında mutlaka görmelisiniz diyoruz.
Sahadaki saf sedir ormanı ender bulunan doğal değerlerimizden biridir. Kültürümüzde Hayat Ağacı olarak bilinen çini ve ipek halılarımıza motif olarak işlenen bu ağaç türü, Fıstık Çamıyla birlikte Akdeniz’in olduğu kadar Antalya’nın da kış ve diğer mevsimlerdeki tipik peyzaj ağacıdır.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Ulaşım : Kadir Demir
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 05.04.2019
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 12.04.2019
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 169 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Anadolu Oyuncak Müzesi - Dokumapark Antalya

Anadolu Oyuncak Müzesi - Dokumapark Antalya Müzeye ilk giriş sürpriziniz neden Antalyaspor köşesi olmasın ki! Burada Antalyaspor'un ilk forma-şort ve çorap...

Varyant Ekosistemi Ve Konyaaltı Plajında Işık Oyunları Antalya

Varyant Ekosistemi Ve Konyaaltı Plajında Işık Oyunları Antalya Bence Konyaaltı sahilleri, anlatılmaz yaşanır. Gelin bu güzelliği bu filmimizde ve buraya gelerek, hep birlikte yaş...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |