http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa

Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa

Tarih 20 Mart 2019, 08:08 Editör Mehmet SÖKMEN

Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa

ISBN 978-605-88104-0-2
Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa
Bu belgesel filmimizle sizi doğa ananın tanrısal dokunuşunun kusursuzluğuyla buluşturmak istiyoruz. İşte Köprüçayın 160 Km. lik sahasına bizimle birlikte derin ve uzun yolculuğa çıkın, mutlaka görmeniz gereken gizemli ve keşfedilmemiş saklı doğa köşelerini görün!
Milyonlarca yılda bu hale gelen kanyon ayrıca birçok fosilinde içinde kolayca bulunmasıyla geçmiş hakkında günümüze ışık tutar. Bu belgesel filmimiz yeni nesil bilim insanlarının yetişmesine de önemli katkıda bulunabilecek konumdadır.



Burada taş ile suyun dansına tanık olunuyor. Derinlik rekortmeni mağaralarda dibe sızan suların vadilerde yeniden çıkışı; daha yüksekteki susuz coğrafyaya tam bir karşıtlık oluşturan şelaleler; çoğunlukla kıraç arazide yaşam mücadelesi veren köyler; rüzgârın biçimlendirdiği antik kentler bu coğrafyaya özgü doğal karakterlerdir.
Aynı zamanda nehir kıyılarında bulunan dik karstik kaya sistemleri ve taşlar da özellikle geceleri muhteşem bir doğa manzarasına davet çıkarıyor. Tüm bunların yanı sıra barındırdığı kuş çeşitliliğiyle de ünlü olan Köprülü nehri, eğer güneye doğru ilerliyorsanız Antalya’nın size son sürprizi olacaktır.
Kış aylarında Antalya’daysanız ve Köprülü şelale silsilesi tam karşınızda duruyorsa, karşı karşıya olduğunuz görselliğin herhangi bir tarifinin olmadığına şahit oluyorsunuz demektir. Dünyanın sayılı güçlü çağlayanları buradadır. Heybeti, gücü ve muhteşem görselliği ile Antalya seyahatinizin en özel anlarından birini oluşturacaktır.
Yeşil krallığın olağanüstü doğası burada ve sizi çağırıyor, bağrıma, kalbime gelin ve güzelliklerimi görün diyor! Bundan belki de iki milyar yıl önce karayosunları sahneye çıkıyor ve yeşil krallık Dünya üzerindeki ilk adımlarını atıyor.
Etkileyici şekilde evrimleşerek kendini geliştiren ve değişime adapte olan bu canlı türü, yani bitkiler, içerisinde oluşan klorofiller sayesinde günümüzün en mucizevi simyacısıdır.
Burada su krallığında bitkiler neredeyse her ortamda hayat bulmuştur, güneş enerjisini kullanarak karbondioksit ve suyu, protein ve şekere dönüştürebilecek ve bu tür bir simyayı yardım almadan yapabilecek yeteneğe sahip en mucizevi canlılardır. Bunu yaparken de havaya oksijen bırakarak Dünya’mızın vazgeçilmez doğal kaynaklarından biri olurlar.
Suyun Türkuaz rengi ile tam uyumu, tüm bu süreci yöneten klorofil molekülleri ise yeşil bir pigment olduğundan bitkiler alemi genel olarak yeşil renge sahiptir. İşte bu yeşil krallık, ilgilisine keşfedilmemiş, harikalarla dolu bir dünya iken kimisi için sadece yeşil bir malzeme olarak kalır.
Özelikle ilgisiz bir tasarımcının elinde bir kayıp haline gelen bitki, bilgi sahibi olanın elinde ise en ihtişamlı haline bürünüyor. Peyzaj mimarı ise bu konuya mesleği gereği yakinen ilgili olduğu halde bazı zamanlarda bir o kadar uzak kalabiliyor. Ama burada doğa ana tüm açıkları kapatmış, yeter ki benim kurallarımla hareket edilsin diyor.
Bu filmimizde daha çok suyun gücü ile bitkilerin etkileyici tarihine ve olağanüstü özelliklerine değinerek farklı bir bakış açısı yaratmaya çalıştık. Doğanın sürekli döngüsü, bitkilendirme tasarımını insanoğlunun klasik prensiplerinden çıkarmıştır, peyzaj mimarları, mimarlar ve bitkilerden esinlenerek tasarlayan, onları kullanan tüm tasarımcılarda heyecanlar yaratarak araştırmaya teşvik eden, bitkilerin doğasını anlamaya ve anlatmaya çalışan kısımlar bu belgesellerimizle farkındalık yaratılmaktadır.
Köprülü Nehrinin bu bölümleri de dahil; Dünya tarihini biçimlendiren, jeolojik süreçleri etkileyen önemli aktif güçlerden biri de bitkilerdir. Yaklaşık 5 milyarlık bir zamana yayılan bu süreçte onlar da evrimleşti ve gezegen üzerindeki mineralleri, su kaynaklarını ve yaşamın kaynağı toprağı şekillendirdiler. Bu yetenekli canlı türünün evrimi insan türüne göre çok daha uzun bir süreye yayılır ve sanılanın aksine bizlerden çok daha ileri seviyede evrimleşmişlerdir.
Doğanın uzun soluklu sürecinde, bu bölgede 135 milyon yıl önce ilk çiçekli bitkiler gelişti ve yaklaşık 60-70 milyon yıl içinde bitkilerin doğal yaşam alanları hızla genişledi. Sahadaki bitkiler aleminde kuytulara gizlenmiş eğrelti otları, atkuyrukları ve karayosunları gibi bazı türler vardır ki bunların çiçekleri yoktur ve farklı yöntemlerle çoğalırlar.
İşte bu noktada, bitkilerin çiçeklenmesi belki de insanlarla olan ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak görülebilir. Fakat tabi ki bitkiler bunu, insanların beğenisi için değil polenler yardımıyla diğer bitkilere ulaşabilmek, çoğalabilmek için geliştirmişlerdir. Yine de bizim gözümüzde çiçekler, yeşil krallığı suyun yardımıyla renklendiren muhteşem bir renk yelpazesidir.
Köprülü sahasında doğanın renk paleti hiç bitmez. Güzellik ve faydalarının birleşiminde insanlar bitkiler ile eskiden beri çeşitli ilişkiler kurdu. Bitkilerin bu uzun yolculuğu içinde çoğu zaman renk, koku ve biçim gibi özellikler bazı türlerin lale, orkide, gül gibi özellikle yetiştirilmesine yol açtı.
Köprülü Nehri tarih boyunca büyük medeniyetlerin oluşmasını ve yaşamasını sağlamış. Binlerce yıl geçtiği bölgelere bolluk ve bereket getirmiş. Havzasında dağlardan yağ, ovalarından bal akmış. Antik medeniyetlerce kutsal kabul edilmiş.
Burada doğa sınırsız sayıda şekil, form, renk ilişkisi sunuyor. İnsan muhteşem oluşumları ve güzelliği gördükçe daha fazlasını göresi geliyor. Ve görebildikçe daha fazla hayrete düşüyor.
Bu sahada belgesel çekimler yaparken beynimiz sürekli sorularla meşguldür. Doğa; yalnızca gök, deniz, bulutlar, ağaç ve kayalar gibi dış dünyanın jeopolitik yapısıyla sınırlı mıdır, değil midir? İnsana ait yapılar ve eşyalar da doğanın bir parçasıdır. Bundan dolayıdır ki, doğal olsun yapma olsun; bizi çevreleyen tüm nesnel elemanlar doğanın bir parçasıdır gibi yanıtları yine burada ararız.
Köprülü sahasında, doğa sürekliliği olan bir öğretmendir. Gözlemci birey veya daha dar anlamda sanatçı, sanatın kavramlarını çok çeşitli örneklerle doğadan öğrenebilir. Doğada sanatsal problemlerin nasıl çözüme kavuştuğunu görebilir.
Bizler de ne öğrendiysek öğretmenden değil, doğadaki ağaçtan, kayadan sudan ve renklerinden öğrendik, bu bağlamda sadece, eğitim ve öğretimin hayata ve çevreye ilgisizliği karşısındaki doğa eşliğinde tepkinin sözcüsü olarak değerlendiriyoruz.
Doğanın sunduğu sayısız örnekler burada ve sonsuzdur. Antalya karstik sisteminde canlı ve cansızlarda çok farklı kategorilerde doğanın farklı sanat örnekleri görülür.
Doğanın sergilediği muhteşem sanatında akıl almaz güzellikte sanatlar burada sergilenir. Doğa burada ve her yerde hiçbir şeyi kusurlu yaratmaz.
İnsan gözüne göre güzel ya da çirkin olsun tüm biçimlerin bir var oluş nedeni vardır ve var olan tüm varlıklar arasında, olması gerektiği gibi olmayan tek bir varlık yoktur. Doğada tutarsızlık olmaz.
Bu nehir sisteminde doğa her zaman en yetenekli sanatçının sanattan daha doğaldır, sanatın bu bakımdan doğayla boy ölçüşmesi olanaksızdır. Sanat sadece doğayı kopya eder, anlam ve özününse yalnızca bir benzerlik sorunu olmadığı açıkça ortaya çıkar.
Nehirlerin ve diğer doğal varlıkların kutsal kabul edilmesi animizm temelli inanç sistemlerinde de yaygın bir anlayış. Kızılderiler de nehirlere saygı duyuyor ve kutsuyorlardı. Günümüzden güzel bir örnek Yeni Zelanda’da yaşandı. 2017 de yerli halk Maoriler kutsal kabul ettikleri Whanganui ırmağının canlı varlık olarak tanınması için 160 yıldan verdikleri hukuk mücadelesini kazandılar.
Nehire bir hukuki statü verildi. Mahkemelerde Maori kabilesinden ve kraliyetten birer kişiyle temsil edilecek. Nehir için 80 milyon dolar tanzimat ödenecek. Ayrıca nehrin temizlenmesi için 30 milyon dolarlık fon sağlanacak.
Köprülü Nehri de neden canlı varlık olarak tanınmasın ki?
Köprülü Nehrinin çıktığı kaynaklar, doğanın kusursuz arındırma sistemlerinden süzülerek geldikleri için son derece temizdir. Ancak insan etkilerinin yoğun olduğu rafting alanlarında kirlilik yaşanmaktadır. Bu kirliliği oradan geçimini sağlayan yöre halkının engellemesi gerekmektedir.
Denizler ve göller gibi akarsuların da başlıca çekicilik kaynağı, suyun yarattığı estetiktir. Yer şekilleri kanyon, bitki örtüsü ve çağlayanlarla artan bu çekicilik doğa turizmine konu olurken insanın akarsu kıyılarında yarattığı kültürlerin kalıntıları kültür turizminin ilgi alanı içine girmektedir.
Burada nehir suyu başlı başına önemli bir turizm çekiciliği ve su sporları için uygun bir özellik göstermektedir. Akarsu üzerinde rafting, kano ve nehir kayağı gibi su sporlarının yapılması mümkün olduğu gibi, akarsuyu içinden aktığı vadnin görsel açıdan ortaya koyduğu şekiller ile de tam bir açık hava müzesi durumundadır.
Saha alanı Köprüçay Nehri boyunca gelişmiş dik ve derin vadiler hem seyir hem de macera arayan turistlere fırsatlar sunması açısından oldukça zengindir. Köprülü Vadisi doğal peyzajın en renkli olduğu mekânlardan biridir.
Köprüçay canlı nehri çevresindeki bölge tam bir doğa rezervidir ve sadece ekoturizm taraftarlarını değil raf tutkunlarını da cezp edecek muhteşem güzellikler barındırır. Nehir, dünyadaki en tehlikeli ve acele eden nehirlerden biridir. Burada yürümek, hele hele kaya sistemleri arasına girip gezintiye çıkmak cesaret işidir.
Doğanın cesur yolcuları ancak bu nehir sahası yürüyüşlerini gerçekleştirebilir. Nehir sahası yolculuğunun yanı sıra, yerel doğanın özellikleri, doğa rezervinin en nadir hayvan ve kuş türlerinden de keyif alınabilir. Nehirde rafting pitoresk alanlar üzerinden yürüyüşlerden daha önemli sayılabilir, suyolu üzerindeki karmaşık engellerin çeşitliliği çok nadir oluşumların peyzaj sahasıdır.
Köprülü nehrinin 160 km lik sahasında belgesel çekimler yaparken, çok sayıdaki karmaşık flama, hendek ve kaya oluşumlarının yanı sıra birçok yosun kayasının da üstesinden gelmek zorunda kalıyoruz. Nehir doğası burada, sporculara heyecan verici ve nefes kesen bir macera için ihtiyaç olan her şeyi sunuyor.
Bu alanın en önemli avantajlarından biri bakir kalmasıdır. Doğal rezervin popüler yürüyüş parkurlarında yürüyüş sırasında bile yöre insanı son derece nadir görür. Dünyanın en şiddetli nehirlerinden birisinin kıyıları neredeyse her zaman insan yapımı ucubelere maruz kalabilmektedir.
Köprülü nehri, Antalya'nın en iyi ve en tehlikeli rafting bölgelerinden biridir. Nehir sayısız tehlikeli akım ve sayısız su omurgası ile karakterize edilir. Nehir ne olursa olsun, engelsiz bir nehir kilometresi yoktur.
Rafting yollarının çoğunluğunun bulunduğu nehrin orta yolu karmaşık akımlar açısından zengindir. Sadece deneyimli sporcular onlardan üstesinden gelebilir. Burada milli park bölgesi harika ve ihtişamlı doğasını tanıtmak için mükemmel her fırsatı sunuyor.
Uygarlık yakınlığına rağmen, bu bölgeyi ziyaret edenler, yemyeşil ormanlarla yemyeşil olan nehrin türkuaz suları sayesinde doğayla tam bir uyum içindedir.
Nehir sahası nice inanılmaz derecede müthiş ve tehlikeli yanlarına rağmen, aynı zamanda karşı konulmaz derecede güzeldir. Çamurlu dağ akışlarının aksine, suyu çok saftır ve hoş bir açık yeşil renktedir. Yüksek sıcaklıların hüküm sürdüğü yaz mevsiminde dahi, nehir suyu canlandırıcı olarak serin kalır.
Sayısız karstik sistem ve kaya ile acele eden nehir, inanılmaz güzel ve zor arazide, en kısa sürede denize ulaşana kadar hızlı akar. Doğa sevenler, nehrin kıyısında büyüyen gür çam ormanlarından etkilenirler. Ekoturizm hayranları için inanılmaz heyecan verici seferler bu alandan yapılabilir.
Küçük kum adalarında veya nehir kıyılarındaki kayalıklarda, bir gece kalınabilir. Vahşi hayvanların gözlemlenmesi son derece heyecan verici bir maceraya dönüşüyor. Şans olursa, bir tane vaşak veya küçük bir ayı ve kurt bile görülebilir.
Antalya'nın geçilemeyen tropik özellikli Akdeniz ormanlarında Köprülü Nehri bazı bölümleri gizlidir, bazı rotaları gizli ve çok karmaşıktır. Rafting için ideal çok sahalar henüz kullanılmamaktadır.
Günümüzde ise Köprülü Nehri, nadir türlere ve el değmemiş sulara ev sahipliği yapan, tam bir vahşi doğa mabedi halindedir. Eşsiz bir doğa olan bu saha, her biri farklı bir ekosisteme sahip bu bölgeleri keşfetmenin güzelliği ise, sular üzerinde veya kenarında ilerlerken günün her saati başka bir manzarayla karşılaşılmasıdır!
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Ulaşım : Kadir Demir
Seslendirme : Rüksan Sökmen ATAK
Çekim Tarihi : 09.03.2018
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 11.03.2018
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 175 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Anadolu Oyuncak Müzesi - Dokumapark Antalya

Anadolu Oyuncak Müzesi - Dokumapark Antalya Müzeye ilk giriş sürpriziniz neden Antalyaspor köşesi olmasın ki! Burada Antalyaspor'un ilk forma-şort ve çorap...

Varyant Ekosistemi Ve Konyaaltı Plajında Işık Oyunları Antalya

Varyant Ekosistemi Ve Konyaaltı Plajında Işık Oyunları Antalya Bence Konyaaltı sahilleri, anlatılmaz yaşanır. Gelin bu güzelliği bu filmimizde ve buraya gelerek, hep birlikte yaş...

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |