http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Karapınar Doğa Sistemlerinde Geçmiş Bin Yılda Aslanların Parsların Anavatanı - Serik Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Karapınar Doğa Sistemlerinde Geçmiş Bin Yılda Aslanların Parsların Anavatanı - Serik Antalya

Karapınar Doğa Sistemlerinde Geçmiş Bin Yılda Aslanların Parsların Anavatanı - Serik Antalya

Tarih 28 Şubat 2019, 04:47 Editör Mehmet SÖKMEN

Karapınar Doğa Sistemlerinde Geçmiş Bin Yılda Aslanların Parsların Anavatanı - Serik Antalya

ISBN 978-605-88104-0-2
Karapınar Doğa Sistemlerinde Geçmiş Bin Yılda Aslanların Parsların Anavatanı - Serik Antalya
Burada bizimle beraber bahar mevsiminde en muhteşem yeşil tonlarının büyüsünde kayaların vahşi krallığında bir yolculuğa çıkarken; İnsanın dışında oluşan, herhangi bir insan müdahalesi olmaksızın ortaya çıkan, gelişen her şeyin; toprak, su, hava, bitkiler, hayvanların Doğayı nasıl oluşturduğuna dair şelalelerin, suyun ve toprak kurbağasının gizemine tanık olacaksınız.



Sahada bulunan İki yaşamlı Toprak Kurbağası Morfolojik karakterleri bakımından en bariz özelliği, arka ayaklarda toprağı kazmaya yarayan kazıcı çıkıntı, Metatarsal Tüberkül’ün çok büyük ve serttir. Kulak zarı bulunmaz ve derisi düzdür, ancak yetişkin kurbağanın derisi oldukça kalın ve siğiller mevcuttur.
Arka ayaklarındaki yüzme zarı akarsu yataklarında hızlı yüzmesini sağlar. Dikey göz bebeklerinin sağladığı görüş yeteneği ile küçük böcekleri ve solucanları kolaylıkla avlar. Kurbağanın rengi; başta açık parlak sarı veya kirli açık sarı; sırt ve bacaklarda ise beyazımsı gri veya sarımsı gri-beyazdır. Sırt tarafında ekseriyetle yeşil renkte siğil biçimli lekeler mevcuttur. Lekeler ve zemin rengi üzerinde dağınık vaziyette açık sarı, pembemsi veya tuğla kırmızısı noktalar bulunabilir.
Gündüzleri yaklaşık 1 m. Derinlikte kum ve toprak içinde gömülü olarak gizlenir, akşamüzeri ve geceleri avlanmak için çıkar. Erkeklerinde ses kesesi bulunmaz. Üreme zamanı suya geçtiklerinde, erkeklerin ön kol bölgesinde bulunan nasır, iyi gelişmiş ve iri hale gelir.
Larvaları erginlerden daha büyük boya erişir. Erkek dişiyi kasık bölgesinden kavrar. Dişi yumurtalarını kalın bir kordon halinde suya bırakır. Aslında sağ ve sol oviduktan çıktıklarında iki sıradır, daha sonra birleşip suda kalınlaşır.
Balkanlar, Türkiye, Güneybatı Asya’da: İsrail, Suriye, ayrıca Karadeniz ile Hazar arasında kalan dar bir sahada, yani Transkafkasya'da yayılmıştır. En hareketli zamanı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Eylül, Ekim, Kasım aylarıdır. Su kenarları, Vadi yamaçları, Taşlık, kayalık alanlar ana habitatlarıdır.
Doğa sistemi bu sahada, afacan bir çocuğun lunaparktaki sınırsız jetonlarını harcamaya çalıştığı, usta bir heykeltıraşın eserleri arasında eğlendiği bir yer gibi özellikler oluşturmuş, çok görsel güzellikteki çavlan ve çağlayanları yaratmıştır. Bu hiperaktif eğlence durumunda doğanın ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu görüp içimizde alev alev yanan adrenalini hissederek güçlü bir doğa terapisi alıyoruz.
Şelale sahasında aşkını arayan erkek toprak kurbağası etrafını kolaçan ediyor, ses kesesi olmadığı halde sevgilisini bulması zor olacağa benzer. Ama muhteşem kurlarına yakında güzel bir dişi yanıt verecektir.
Çınar ağaçları bahar giysilerini çoktan giymiş, kulağın pasını silen çavlan sesleriyle bize muhteşem güzellikte peyzajlar ve seremoniler sunuyor. Bu sahada yaban hayatı kameralarımıza yansımasa da, doğada mevcut veya sonradan kendiliğinden gelebilen bitki ve hayvan toplulukları tarafından oluşturulmaktadır. Burada doğal olarak el değmemiş ormanlar, gürül gürül akan sulak alanlar var.
Muhteşem ve saklı bir güzelliğe sahip bu bölgede yaban hayatı içerisinde bitkiler; otlar, çalılar, ağaç ve ağaççıkları. Memeliler, kuşlar, sürüngenler, kurbağalar ve balıklar ile omurgasız hayvanları kapsar.
Günümüzde hızla azalan orman sahaları bu kaya krallığında da tehlike altındadır. Buradaki vahşi yaşam mutlaka korunmalıdır. Topografik yapısıyla tipik Akdeniz iklim özellikleri gösteren saha, Türkiye kıta karakteri özelliğinden dolayı çok çeşitli bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır.
Saha çoğunlukla endemik sisteme dahildir. Burada ve pek çok yerde, aşırı ve düzensiz yararlanmalar sonucunda, doğanın özellikle Sulak ve Ormanlık alanların dengesi hızlı bozulmuş ve biyolojik çeşitlilikte azalmalar başlamıştır.
Bu bölgede geçmiş bin yılda Asya fili, yaban öküzü, yaban eşeği, aslan ve çita ile Anadolu parsı yaşamıştır, şimdi nesli tükenen bu hayvan kırallığının debdebeli döğüşleri Afrika savanalarında yapılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir zaman diliminde Türkiye’deki yılanboyun ve kelaynak türlerinin doğal popülâsyonları da yok olmuştur. Zamanımızda soyu önemli ölçüde tükenme tehdidi altında olan 15 memeli, 46 kuş, 18 sürüngen, 5 çift yaşamlı ve 58 balık türü bulunmaktadır.
Bu sahanında dahil olduğu Türkiye doğası ve yaban hayatı, taraf olunan uluslar arası sözleşmeler yanında, Milli Parklar, Kara Avcılığı ve Orman Kanunu gibi yasal düzenlemelerle milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve yaban hayatı geliştirme sahaları gibi statüler altında korunmaya çalışılsa da yetersizdir.
Gelişmiş ülkelerde koruma altına alınan alanlar, ülke yüzölçümünün en az %5-10’u arasında olduğu halde, bu oran Türkiye ülkesinde sadece % 1-2 civarındadır.
Bu saha dahil Antalya çevresinde de, yaban hayatını oluşturan türlerden bazıları yok olmuş ya da nesli yok olma tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır.
Roma’nın Kilikia valisi Marcus Tullius Cicero’nun, İ.Ö 51 yılında, Pamphylia’nın yani bugünkü Antalya’nın kuzeyindeki dağlardan yakalatıp gladyatör dövüşleri için Roma’ya gönderdiği, çok daha sonraları valinin kendi adıyla isimlendirilen Anadolu parsı ne yazık ki yaşamıyor artık.
Bölgemizde yalnızca Manavgat Taşağıl ormanlarında yaşayan karacaların son bireyi de, 2000’li yıllarda vurularak yok edilmiştir.
Yoğun av baskısı ve yaşama alanlarının daraltılması nedeniyle mezgeldek, turaç, toy, çakal ve su samuru yanında, tüm Avrupa’ya Anadolu’dan Antalya-Düzlerçamından yayıldığı bilinen ve Türkiye’deki tek saf ırk ve gen kaynağı olan alageyikler de tükenme aşamasında bulunmaktadır.
Saha; Biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengin olan endemik Bitkilerden oluşur. Kameramıza yansımayan Şah kartal ve Anadolu sıvacısı gibi türler olmak üzere, değişik statülerde 113 kuş türü yaşamaktadır.
Yaban hayatının büyük bir zenginlik içerdiği bu sahada kızıl akbaba gibi nesli tehlike altında olan yırtıcı türler yanında, yöreye özgü endemik olan, göknar ağacının alt türü ile az miktarda servi ormanı bulunmaktadır.
Saha Alanı içinde yer alan Akbaş Göletinin etkisiyle kuş göç yolları üzerinde yer almakta ve içerisinde değişik statülerde 236 kuş türü barınmaktadır.
Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanlarından 12’sinin yer aldığı Antalya ve çevresindeki yaban hayatı, korunan bu alanlar dışındaki yerlerde de çok çeşitlilik içermektedir. Özellikle Toros Dağları, kardelen, siklamen, lale, çiğdem ve salep diğer adıyla orkide gibi soğanlı bitkiler açısından oldukça zengindir.
Yaban hayatını oluşturan bitki ve hayvanlar, insan yaşamı için hava ve su kadar vazgeçilmez olup, bunlar yöre insanının kültürünü de etkilemektedir.
Beslenme amaçlı avlanmak için başta yaban keçisi, alageyik, karaca, tavşan ve keklik; halk sağlığında ardıç, andız, alıç, defne, mersin, karaçalı meyveleri; içecek olarak adaçayı, kekik, mercanköşk ve salep; yöresel mutfakta ebegümeci, ısırgan, semizotu, pazı, şevketibostan ve zeytinyağı; ticari meta olarak keçi boynuzu, sakız ağacı ve soğanlı bitkiler; tütsü olarak tespih çalısı ve sığla ağacının kabuk ve reçineleri geçmişte kullanıldığı gibi günümüzde de kullanılmaktadır.
Antik çağda simge olarak ya da doğa olaylarının daha kolay anlaşılabilmesi için alageyik, baykuş, şeytan asası ve nar gibi birçok bitki ve hayvan da mitolojik hikâyelere konu olmuştur.
Bu saha önemli bir Biyolojik zenginlik olup, sürekliliğini sağlamakta en önemli sorumluluğumuz olmalıdır. Biyolojik çeşitliliğin ve saha yaban hayatının korunması, bu sahaların, gelecek nesillere bırakabileceğimiz en büyük miras olacaktır.
Deniz seviyesinden 450-1000 m yüksekliklere kadar olan maki, firigana, Kızıl Çam ormanı, karışık orman, Laden üzerinde yetişir. Çok yıllık olup; Mart-Haziran aylarında çiçeklenir.
Doğa Ananın krallığının bu bölümünde; birkaç çarşaktan gelen akarsular tarafından derin yarılmış sarp kayalıklı karstik nitelikli vadiler, görsel güzellik bakımından son derece zengindir. Vadi duvarlarında Akdeniz Bölgesi kartal türlerine ait muhteşem güzellikte yuvalar vardır.
Akdeniz Bölgesi’nin Batı Toroslar Bölümündeki bu havza Antalya’nın en önemli karst alanı içinde yer aldığından, özellikle alçak ve yüksek plato sahası yoğun bir karstlaşmaya maruz kalmıştır. Karst topografyasına ait çözünme ve çökelme şekillerinin en karakteristik örneklerini içerisinde barındırmaktadır.
Saha havzası, floristik çeşitliliğin ve endemizmin en zengin alanlarından biridir. Havzada; orman, çalı ve alpin bitki formasyonları yer almakta olup, en geniş alan kaplayan bitki topluluğu orman formasyonudur. Bölge Havzası’nın yaklaşık % 75’i ormanlarla kaplıdır. Buna göre Antalya Serik sahası en yoğun orman alanlarından birisidir.
Orman formasyonu içinde başlıca türler; çam, ardıç, meşe, sedir ve köknardır. Bunlar içinde en geniş yayılım gösterenler çam ve ardıç türleridir. Biyogenetik rezerv niteliğindeki Akdeniz Servisi Ormanı en geniş servi ormanlarındandır. Ayrıca pek çok arkeolojik kalıntı da saha Havzası’nın kültürel önemini arttırmıştır.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 13.04.2018
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 26.02.2019
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 62 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike

Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |