http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Delikli Dağ Kaplankapanı Sarıçınar Kaya Sistemi Krallığı 600 Yüzyıl Öncesi Kaplanların Anavatanı - Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Delikli Dağ Kaplankapanı Sarıçınar Kaya Sistemi Krallığı 600 Yüzyıl Öncesi Kaplanların Anavatanı - Antalya

Tarih 19 Aralık 2018, 16:36 Editör Mehmet SÖKMEN

Delikli Dağ Kaplankapanı Sarıçınar Kaya Sistemi Krallığı 600 Yüzyıl Öncesi Kaplanların Anavatanı - Antalya

ISBN 978-605-88104-0-2
Delikli Dağ Kaplankapanı Sarıçınar Kaya Sistemi Krallığı 600 Yüzyıl Öncesi Kaplanların Anavatanı - Antalya
Burası Sarıçınar Delikli Dağ Kaplankapanı Sarp Kaya Sistemi. Burada; İnsan zekâsı hiçbir zaman doğadan daha güzel, daha yalın ve daha dolaysız bir buluş gerçekleştiremez; çünkü doğanın buluşlarında hiçbir eksiklik olmadığı gibi hiçbir fazlalık ta yoktur temel öğretisini fark edeceksiniz.



600 yüzyıl öncesinin kaplanların cirit attığı bu yerde şimdilerde sadece onların tuzaklandığı yapılar var. Yeşil ilkbahar ve sarı yazın ardından, renkler yeniden yoğunlaşmış. Kızıl Sonbahar tüm canlı renkleriyle doğaya hakimdir. Burada zorlu sarp sistemde yürürken; doğanın muhteşem büyüsüne kapılıyoruz. Sararan maki sisteminin, kızıldan kırmızıya dönen yaprakları, kuru dallar ve her tonda dökülmüş yapraklarla muhteşem görüntüler sergiliyor.
 Burada canlı ekosisteminde muhteşem bir ortak yaşam vardır. Yaşlı çınar ve meşeler likenlere, sarmaşıklara ve dikensi otlara payandalık yaparken, taşıdığı bu bitkiler ise yaşlı ağaçlara su ve besin veriyor. İşte burada büyülü bahçelerde gezindiğiniz hissini uyandıracak. Bu görsel şölenlerle, sonbaharda Delikli Dağ doğa sistemleri bambaşka bir güzelliğe sahiptir.
Doğa; uykuya dalmadan önce; Belgesel çekimler için Sonbahar renklerini keşfe çıkabileceğiniz en güzel yerdir burası. Sahada havalar yavaş yavaş serinlemeye ve sonbahar yüzünü göstermeye başladı bile. Doğa uykuya dalıp yenilenme sürecine geçmeden önce bizlere görsel bir şölen yaşatmak için hazırlanıyor.
Sahada Sonbaharın en güzel yanı, kuşkusuz doğanın büründüğü inanılmaz renklere şahit olmaktır. Yavaş yavaş sararan, zaman zaman kızıla çalan yapraklar ve ağaçlar, 1-2 hafta sonra sunduğu manzaralar ile insan yüzünde kocaman bir gülümsemeye yol açacak.
Doğanın olduğu her yerde sonbahar aynı güzellikte yaşansa da bazı yerler var ki bu güzelliği çok daha fazla yaşayabiliyorsunuz. Peki sonbaharın birbirinden güzel renklerini yakalamak için nereye gitmeli?
Delikli Dağ Doğa Ekosistemi yakın geçmişte hayvan krallığının olağan üstü görsel sanatlarının merkeziydi! Burada Dağ kaplanları kaya ceylanlarını ve keçileri doğanın sanatı eşliğinde avlıyor, yavrularını yakaladıkları çulengolarla eğitiyorlardı.
Kaya krallığının merkezine buyurun! Burada trafik karmaşası, hava kirliliği, gürültü, telaş yok! İşi gücü düşünmek yasak, düş kurmak serbest! Tam bağımsızlık ve özgürlük var! Olağanüstü görsel güzellik sunan kaya oluşumları şekilden şekile giriyor, neresinden bakarsanız bakın birbirine benzemeyen sonsuz anlamlı doğanın sanatına tanık olacaksınız!
Panterlerin domuzlarla dansına ev sahipliği yapan sarp kaya ülkesi burasıydı! Binbir çeşit floristik varlığın anavatanıdır burası! Çevresi bu mevsimde masalsı bir güzelliğe bürünüyor. Doğanın yeşilden sarıya uzanan renkleri, uzaktan zirvelerden süzülen mavi sonsuzluğun sakinliği insanı günlük rutinin stresinden çekip çıkarıveriyor. Gelin bu zor erişilen yerde sessizliğin sesini dinleyin, Sadece kendi sesinizi duyun!
Sarıçınar Delikli Dağ sahası aynı zamanda şimşeklerin dans ettiği ve yıldırımların sürekli düştüğü doğanın en gizemli köşelerinden biridir. Fırtınalı zamanlarda ladinler, çamlar ve diğer iğne yapraklılar adeta yalvarırcasına beni yakma diyorlar. Ama onlar da doğanın halkalarıdır, bir döngü varsa onlarda bunun devamıdır.
Sahada yürürken nice yıldırım yemiş ağaçları yerde yatarken veya kurumuş halde hala ayaktadır. Bu manzaralar bu sahada fırtınalı havalarda yürüyenlere kuvvetli bir mesaj olsa gerek! Yani yıldırıma maruz kalma oranı % 50 dir demektir.
Sonbaharın gelişi akla nedense durgunluk ve sıkıntı getirse de oysaki, yazdan bile canlı renkleriyle, cıvıl cıvıl atmosferiyle bu mevsim, insanı büyülüyor. İşte teklifimiz ortadayken; Sarıçınar Delikli Dağının kaya krallığına bizimle birlikte yolculuğa çıkın, Torosların sesli türküsünün çığlığını dinleyin, Kızıl Sonbaharın Kış Mevsimine giden yolda Kudretli Doğa Ananın renk paletinde en büyük ressamın sofrasına buyurun!
Yakın geçmişin en muhteşem aslanlarının evi olan burada doğayı sarıya bürüyen, hafif rüzgarlar estiren, beklenmedik yağmurlarıyla ıslatan, tatlı hüzünlerin mevsimi sonbahar, birçok kişinin en sevdiği mevsim olsa gerek. Biz de bu belgesel filmimizde bu güzel mevsimin gelişini birbirinden güzel görüntülerle kutlamak, sevmeyenlere sonbaharı sevdirmek istedik.
Erişimi oldukça zor olan sarp kaya sisteminde hüznün, renklerin ve huzurun mevsimi kızıl güzün en güzel anları sarı veya altın renkli sahasına girmiş durumdayız. Bu iki renk sonbaharın iki ayrılmaz renk olmanın dışında, insanlara göre doğanın yavaş yavaş öldüğü bir mevsimdir. Oysa Doğa Ana hiç ölmez, sadece programlı döngüsünü tekrarlar durur!
Hep söylenir durur; Sonbahar, dengesini bozuyor insanın. Hani derler ya sonbahar en güzel aşkların bile sona erdiği mevsimdir. Ama tam tersine Kızıl Sonbahar Mevsimi; kirlenen insan vücudunun banyo ile temizlendiği gibi, genel bir temizlikle Kış mevsimi eleğinden geçirerek bahar mevsimine kaya krallığıyla birlikte hazırlar.
İnsan duygusallığı genelde Kızıla boyanmış Sonbaharı; Yüreklerdeki sevgiyi, aşkı, umudu alıp götürdüğünü, yerine hüznü, ayrılığı ve daha ne kadar tuhaf duygu varsa onları getirdiğini kabul eder. Kış mevsiminin sert ve soğuk havalarından bile daha acımasızdır der, Sonbahar için. Oysa Delikli Dağ kayalık sisteminde bu mevsim kayaların ufalanma ve dönüşüm zamanının hızlanmasıdır.
Ancak gerçekçi insanlar için sonbahar en güzel mevsimi oluşturmaktadır, biz çekim ekibi için de Sonbaharın güzellikleri görüşü hakimdir.
Artık zaman, konfeti misali engin kaya zirvelerinin hakim bitki topluluklarının sarı yapraklarında yürüme ve tırmanma zamanıdır. Bu yürümeyi en iyi bir şekilde Türkiye’nin Antalya bölgesinde Kaya Krallığının merkezinde doğaya yürüyüşe çıkarak, kaya krallığının dağ zirvelerinden birer kartal olun ve keskin gözlerle çevreyi süzün!
Günler kısalmaya başladıkça doğanın renkleri de hızla değişiyor. Doğa Ana en güzel peyzajlarını burada bizlere sunarken; bizi izleyenler için de kameralarımız, Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerini taşıyan doğadaki renk cümbüşünü, en nadide görüntüleri kartlarına doldurdu.
Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir. Ağaçlar da tıpkı bazı hayvanlar gibi ilkbahar ve yaz aylarında bünyelerinde enerji ve besin maddesi depolar ve kış aylarında dinlenme sürecine geçerler.
Kayalık sistemin yüzey sahasında tıbbi aromatik bitkiler de renk değiştirerek kırmızı kızıla doğru evrilmiştir. Sütleğenler muhteşem manzara halindedir.
Bu sahada İlkbahar ve yaz aylarında bitkiler ve ağaçlar güneş ışığını fotosentez yaparak enerjiye dönüştürür. Bütün bitkilerin yapısında, renk veren çeşitli pigmentler bulunur. Yapraklara yeşil rengi veren klorofil pigmenti fotosentezin gerçekleşmesini sağlayan kimyasal bir bileşendir. Ağaçlar Likenleri, yosunlar ve likenler de ağaçları destekliyor, ortak yaşam burada muhteşem bir uyum içindedir.
Sonbahar renkleri temel olarak sarı ve kırmızıdan oluşur. Sonbaharın ilerleyen günlerinde bazı sarı yapraklar kahverengiye dönüşür. Bu renk değişiminin ardından ağaçlardaki yaprakların tümü en kısa zamanda dökülür. İşte Kudretli Doğa Ananın gücüne kim karşı koyabilir ki? Doğanın en büyük ressam, sanatçı ve usta olduğuna kim itiraz edebilir ki?
Her mevsimde kayalık alanda yürüyüş ve tırmanış insan düşünce sistemine sonsuz etkileşim yapar, bakmasını ve görmesini bilenler için. Sonbaharın, doğada belki de en güzel renklerin bir arada bulunduğu bir mevsim olduğunu, tüm ormanın, yolların, akarsular ve göllerin, başta sarı olmak üzere farklı renkte yapraklarla kaplandığını görür, etkilenir, keyif alır, öz bakımından mutlu olur insanoğlu.
Işık konumuna göre kayalık yapı farklı renklerle bu mevsimde floraya uyum sağlar. Ağaçlar ve yapraklar sanki renk yarışına girmiş gibidir. Sonbahar Mevsiminde gelecek nesillere aktarılmak üzere hazırladığımız bu belgesellerin çekimleri için geniş kayalık ve orman sisteminde gezerken büyük bir renk denizine dalıyoruz! Doğa bu mevsimde bin bir resme dönüşür; hâkim rengi saman sarısıdır. Her yerde karşınıza farklı bir tablo çıkar.
Doğa Ana kameralarımıza konuşurken insanlık adına utanç ve mahçuptur! Diyor ki; daha beş yüz yıl öncesine kadar açgöz insan burada yaşayan ve her gün yaşanılan hayvan dövüşlerinin aktörleri aslanlarımı, kaplanlarımı, ceylanlarımı ve tüm uçanımı, kaçanımı öldürdü yok etti! İşte size bu görüntüleri verememenin derin eksikliğini yaşıyorum. Buradaki en büyük eksiklik işte budur; büyük üst yırtıcı kedi krallığı ve habitatları!
Burada fotoğraf çekecekler bazı püf noktalarını iyi bilirler, çekilen birçok fotoğraf anlık, çoğunlukla rastlantı eseri çekilmiş fotoğraflardır. Çünkü sipariş üzerine fotoğraf çekmeye çıkılmamışsa, nerede ne zaman karşınıza ne çıkacağını kestiremezsiniz. Bu bakımdan zaman ve ışık hep sürprizlere açıktır. Yani ne çekeceğinizi çoğunlukla planlayamazsınız.
Bizim doğadaki tek ayak izimizin belgesi olan belgesel çekimlerimiz gibi sonbahar fotoğraflarını ne zaman, nerede çekeceğinizi planlamanız gerekse de, aslında öyle değil. Zaten bu plan kendiliğinden yapılmış olarak karşınıza çıkar. Sizin sadece takip etmeniz gerekir. Ağaç yaprakları türlü türlü renklere bürünmeye başladığında size fotoğraf çekmek düşer.
Sonbahar Mevsiminde yaptığımız gibi ağaç fotoğrafı açısından iyi ışık koşulları, geniş yapraklı ağaçların renk değişimi ve yapraklarının dökülmesi nedeniyle oluşan çok farklı desenler ile en çok tercih edilen mevsimdir.
Kaya peyzajıyla süslü yüksek rakımlı bu sahada ağaç yapraklarının renk değişimi önce bu tür yüksek rakımlı yerlerde başlar ve zaman içerisinde adım adım deniz seviyesine doğru ilerler. O yüzden fotoğraf çekmeye gideceğimiz yerin mevsim şartlarını çok iyi bilmeli, planlarınızı ona göre yapmalısınız.
Sahanın Delikli Dağı zirvesine yakın ağaçların üzeri sarıya boyanmışken orta kesimlerinde yeşil hâkim olabilir. Eğer sarı yaprakları ağaçların üzerinde çekmeyi düşünüyorsanız, gideceğiniz bu yerin rakımına göre ekim başından başlayıp kasım ayının ilk haftasına kadar devam eden bir süreyi kapsar.
Gideceğiniz bu güzel bölgeye mutlaka hem ağaç üzerinde hem de yerlerde sarı yaprakları bulmanız çoğunlukla mümkün olacaktır. Çünkü ağaç türlerinin yaprak dökme günleri çoğunlukla birbirlerinden farklılıklar gösterecektir. Sonbahar renkleri temel olarak sarı ve kırmızıdan oluşur. Kahverengi sarı yaprakların dönüşen ikinci aşamadaki renkleridir.
Saha doğası ekosistemindeki sarp kayalık dağ sisteminde Sonbahar fotoğrafları için en ideal ağaçlar geniş yapraklı ağaçların bulunduğu ormanlardır. Çünkü bu saha, çok farklı ağaç türlerinin çınarlar, meşeler, çamlar gibi bir arada bulunması, hatta yapraklarını döken ağaçlarla, dökmeyen ağaçların her yükseklikte yan yana gelmesi sebebiyle, fotoğraf için çok daha büyük zenginlikler sunuyor. Burada Sonbaharın doğaya yansıyan sarı tonlarının hissedilmeye başladığı en önemli zamandır.
Sonbahar aylarında renk cümbüşünün yaşandığı Antalya’nın dağ silsilesinde; Dağları ve eteklerindeki göller, ziyaretçilerini büyülüyor.
Her mevsim ayrı güzellikler sunan saha dağları, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı çeşitliliğiyle doğa ve fotoğraf tutkunlarını kendisine çekerken, sonbahar aylarında hava sıcaklıkları düşüşünün yavaş seyri ile birlikte ağaçlar farklı renklere bürünerek doğal bir güzellik oluşturuyor.
Vadilerde bitki örtüsündeki renk cümbüşü sonbaharın tüm izlerini yansıtırken, eteklerde bulunan kayalık manzarasına ise doyulmuyor.
Şehrin ve iş stresinden uzaklaşmak için buralara, yaylalara çıkın diyoruz.
Sonbahar renklerinin sahadaki hakim doğasında; Doğanın renkleri içerisinde insan adeta kendini yeniliyor. Renklerle ve akan su ile birlikte adeta sizin de yorgunluğunuz üzerinizden akıp gidiyor. Bizler için doğa, tam bir terapi merkezidir.
Roma krallarının hayvan dövüş arenalarının büyük kedilerine kaynaklık etmiş bir yerdir, Delikli Dağ Doğası. Sahadaki ağaçların yaprakları dökülmeden önce sarıya değil, daha çok kırmızıya ve kızıla döner.
Delikli Dağın efsane ve söylencelere konu olduğunu en güzel şekliyle Ulaşım sorumlumuz Kadir Demir Anlatır; Delikli Dağ nice antik söylenceleri bağrında besler; Hikaye bu ya! Antalya’nın eskileri, sohbetlerinde Bir gece gittim bir gündüz, bir Yaz gördüm bir güz bulmacasını çözülmesi için hep sormuşlar! Birbirlerine 2-3 gün sonraki sohbetlerinde tekrar geldiğinde çözdün mü? Sorusu tekrarlanırmış.
Bu sorulardan biri de zaman içinde Kadir Demir’e sorulmuş! Birisinin bir yol gittiğini, bunun bir gece bir gündüz sürdüğünü ve bulunduğu yerden bir tarafa bakınca yaz, bir tarafa bakınca da kışı gördüğünü yani Anadolu tabiri ile Güz’ü, gördüğünü ifade etmiştir.
Bu söz nerden geliyor diye Kadir Demir kendisine sorduğunda da ailesinden böyle bir söylentinin geldiğini ifade ediyor. Bir gün Likya topraklarına gelen bir yabancı bu sözün ne anlama geldiğini ve bu yerin neresi olduğunu herkese sorarak aramakta imiş. Ve bu hikaye bir Likya kralının oğlu genç bir prensin babasının hazinesini çalarak bu topraklara gelip gömdüğü yıllarmış. Sonrada, bu yeri bulmak için gönderdiği bir elçiye ait olduğu söylencesi yaygın imiş. 
Ve yaşasaymış bu adam hala burayı arıyor olacakmış. Kadir Demir’in Galip’e cevabı ilginçtir. Anadolu’da kışın ilk kar Bin metre üzerine düşer ve öyle bir nokta varsa ancak 1000 metre üstünde aramak lazım, diye cevaplamış. 25 yıldır dağlarda bu noktayı aradığını hep söyler durur. En uygunu da kendisine bu işin mührünün vurulduğu yer gibi olan antik tanrıların Antalya’yı gözetlediği delikli dağdaki pencerenin geldiğini söylüyor.
Kadir Demir; Bu antik pencerede dikilip Doğuya bakarsanız, yazı, batıya bakarsanız, daima kış aylarında karlı dağları yani güzü görürsünüz diyor. Antik çağın kutsal dağlarından biri olan delikli dağ belki bu Antik Söylence’nin kilidi olabilir. Araştırmaya ve Anektod’u inceleyip tekrar, tekrar yorumlamaya devam diyor.
Muhteşem görsel güzellikteki Delikli Dağ; Antik Çağın Tanrıların kutsadığı devrinin Arafat dağı sayılan kutsal Delikli Dağ’ın penceresi o tarihlerde bu günün aksine herkesçe bilinen en belirgin bir yer idi. Hemen altında da dağın Doğusundaki balkona geçit veren 8-10 metrelik bir Dehliz ikinci delik mevcuttur. Bu diğer penceresiyle, Delikli Dağ Bize gelen Antik Söylencenin kilidi olabilmeye aday ilk öncelikli yerdir.
Delikli dağın Penceresinin altından Doğuya açılan geçitten balkon'a geçiyoruz. Delikli dağın altından geçit veren Dehlizden geçilince bu balkona çıkılıyor. Aşağısı 300 m. derinliğinde Uçurumdur. 1400 Metrelerde Antalyayı Uçaktaymışız gibi seyran eyleyip, keyifle, öğlen yemeğimizi yiyoruz.
Delikli Dağın Penceresindeyiz. Buraya kadar gelip Antik tanrıların Kutsadığı dağ olan Delikli Dağın Penceresi'ne ulaşabilmek, geçmiş bin yılların Arafat'ı sayılan bu yerden antik Tanrıların Gözüyle ANTALYA'yı seyredebilmek her Ölümlü'ye nasip olmaz. Bir meteor çarpıp zımba gibi delmediyse bu delik nasıl oluştu soruları sorulabilir!
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Ulaşım : Kadir Demir - Mustafa Önder
Çekim Tarihi : 10.11.2018
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 17.11.2018
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 87 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike

Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |