http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ France Köyü Kırsalı Doğa Sistemlerinin Temmuz Ayı Floristik Sistemleri Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

France Köyü Kırsalı Doğa Sistemlerinin Temmuz Ayı Floristik Sistemleri Antalya

France Köyü Kırsalı Doğa Sistemlerinin Temmuz Ayı Floristik Sistemleri Antalya

Tarih 21 Ağustos 2018, 08:30 Editör Mehmet SÖKMEN

France Köyü Kırsalı Doğa Sistemlerinin Temmuz Ayı Floristik Sistemleri Antalya

ISBN 978-605-88104-0-2
France Köyü Kırsalı Doğa Sistemlerinin Temmuz Ayı Floristik Sistemleri Antalya 
Bu filmimizde Doğa Ananın Krallığında Bizimle yolculuğa çıkarken; Doğanın muhteşem büyüsüne tanık olacak, kısa sürede neleri keşfedebileceğinizi, Doğanın labirentlerinde yol aldıkça kendi öz benliğinizi, kültürünüzü, çoktan unuttuklarınızı, belki de sadece keşfetmenin olağan üstü keyfini yaşayacaksınız.
Eğer kendinizi arıyorsanız yönünüzü dağlara çevirin, dağlarda ve kayalıklarda, yaylada ve su kaynaklarında gözlerinizi kapatın, kulaklarınızla görün! Yükseldikçe Doğa Ananın görsel peyzajları karşısında doğaya saygı duyun. Rüzgar olsun olmasın; Ağaçların fısıltılarını, böceklerin seslerini dinleyin.



Torosların gülen yüzünü, sesli türküsünü Beydağlarının Akdeniz’e bakan yamaçlarında gör ve dinle! Yüksek dağ zirvelerine doğru çıkarken; binlerce yıllık geçmiş uygarlıkların izini sür. Bizimle birlikte keşif yolculukları için yoldan çıkmaya hazır ol.
Hazır ol ki; Bugünün modern ulaşım araçlarıyla doğa ananın bağrına açtığımız yol ağlarıyla çarçabuk ulaşıp doğanın en zorlu noktalarına ulaşabiliyorsak, bir de bu olanakların hiç olmadığını düşünelim ve empati yapalım, neolitik ve geçmiş çağların insanının buralara nasıl ulaştığını, zor doğa koşullarında nasıl yaşayabildiğinin muhasebesini yapalım!
İçinde derin bir burukluk ve doğaya saygı hissi duyabiliyorsan eğer; Doğa ile bütünleşmişsin demektir! Geren, Ortaca, France, Kavşık ve Hanyanı Sahasında Doğa Krallığında Floristik ve Jeolojik çekimlerimizde Batı Toroslar ve Batı Akdeniz’i binlerce yıl öncesine dayanan Likya medeniyetlerine uzanan yol boyunca safari ve yürüyüş yapmak; geçmiş çağın özünü anımsamak ve mabedimiz olan Doğa Anaya teşekkür borcumuzu sunmaktır.
Bizimle birlikte bu belgeselde Doğa Krallığının Işıklar Ülkesine Giden Yolda yürümenin ayrıcalığını yaşıyorsunuz. France sahasının olağan üstü güzellikteki görsel peyzajlar sunan doğası şimdiye dek keşfedilmemiş, ancak bu filmimiz ile gün yüzüne çıkarılan muhteşem doğa parkuru ile uzun mesafeli yürüyüş yolu olma özelliğine sahip olduğunun farkına varacaksınız.
France kırsalında muhteşem yeşilin içinde yabanıl erik, elma, armut adına ne ararsan var. Doğa Ana burada kimseyi aç bırakmaz. Toroslara, bu saha dahil akşam vakti kahverengi ile gelir. Ormanlar mevsime göre renklerle genelde sonbaharda kestane rengine döner.   Dorukları kolay sanılsa da, kesinlikle yanıltıcıdır.
Şimdiye dek bilinmeyen ama Likya Yolu üzerinde yer alıyor, bu yol pekala önemli dinlenme ve konaklama merkezlerinden birisi olabilir.
Toros Dağları’nın batı uzantılarından Bey Dağları, Antalya sınırları içindedir. Bu sahada 600-2300 m. rakımlar arasında yer alan dağlar jeolog ve coğrafya bilimciler için çok değişik olanaklar sunar.
Deniz seviyesinden 1250 metre yükseklikte yer France alt bölümünün n güzel özelliklerinden biri de havasıdır. Nem yok, esinti desen ıfil ıfil! Burada, gün içinde terlemeden işini gücünü halletmenin keyfi başka, sıcaktan sağa sola dönmeksizin deliksiz bir uyku çekmenin tadı daha da başkadır.
Nem oranının düşük oluşu, şehir gürültüsünden uzak oluşu, doğal beslenme imkânı gibi etkenler sahada yaşayanlara daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlıyor. Biz de yılda bir kere de olsa gelip havasını soluyabildiğimiz bu güzellikten faydalanabildiğimiz kadar faydalandık. Çekimler yaparken; sabahtan akşama bol bol yürüdük, stresimizi attık, tazelendik.
Çok sayıda meşcerenin bulunduğu sahada yükseklerde Sedir ağaçları, Batı Torosların yüksek noktalarında korunuyor. Sahada doğa ve hayvanlarla baş başa kalmak isteyenler için en uygun yerlerden biri.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesine bağlı bulunan bu yayla sahası, Torosların eteklerinde yer alıyor. Burası serin esen rüzgarı sayesinde yaz döneminde Antalya’da yaşayanların yurt edindikleri en nadide doğa köşesidir. Kemer, Göynük, Beldibi, Konyaaltı ve Antalya merkezde yaşayanların da yaz döneminden Eylül’e kadar konaklamayı tercih ettiği bir yerdir.
Eğer kampsever iseniz, burası tam size göre! Bu dönemde ekonomik ve sosyal olarak hareketlenen köyde konaklama için çadır götürmek iyi fikir. Kamp severler bu güzelim yaylayı rotalarına eklemelidir.
Bu filmimde sizlere Likya yolu yürüyüş parkurunun keşfedilmemiş en güzel yeri dünyada eşsiz doğa harikası France sahasının doğa güzelliklerini, ekosistem bütünlüğünü, endemik eko sistemlerini tanıtıp;  sizlerin kendinizi doğanın dinlendirici terapisine emanet etmesini sağlayacağız.
Geren, Ortaca, France, Kavşık ve Hanyanı Sahasında Doğa Krallığında Floristik ve Jeolojik çekimlerimizde farklı ışık zamanlarındaki
Büyüleyici doğa oluşumları bedeninize ve özünüze hitap edecektir. Bize misafir gelecek doğasever dostlarımızın kendi araçlarıyla gelmeleri halinde en güzel şekilde gezdireceğiz, sahanın saklı cennet doğası ile bütünleştireceğiz.
Burası İnce Memed Kitabındaki Aşk, Ölüm ve Doğanın harmanıdır, Yıkıntı halindeki ve hala zamana direnen muhteşem ahşap evler, yüz yıllar içinde nice aşklara ev sahipliği yapmıştır! Hey gidi hey!
Sahada seyrek sedirler arasında kaya içinde yaşam bulan kaya ardıçları da boy gösterir. Ancak ardıçların hükümranlığı iki bin metreyi aşkın yükseklikte başlasa da 1500 lü metrelerde tek tük ben varım diyor.
Bu olağanüstü güzellikteki doğa parçasının sakinleri arasında yeşil ve mavi Lübnan sedirinin dışında bozardıç, katranardıç, kokulu ardıç, meşe, akçaağaç, dişbudak ve kavak ağaçları da bulunur.
Yüksekliğe göre değişim gösteren bitki örtüsü açısından da çok zengin olan orman, tavşan, tilki, keklik, yaban domuzu, kartal ve şahinleri de bağrında besler.
Bahardan başlayarak yaz sonuna dek titrek kavak, hüsnüyusuf, yılan yastığı, menekşe ve ballıbabalarla yeryüzünde bir cennete dönüşen France sahası bilinen en yaşlı sakinlerinden yaşlı ceviz ağaçlarıdır. Tahminen 1.000 yaş civarındadır.
Ancak ormanın en görmüş geçirmişi Baba Sedir olmasa da 1900 metrelerde Koca Katran olarak ta bilinen 2000 yıllık 25 metre boyunda sedirler de vardır.
Bu dirençli ağaçlar rüzgâr, güneş ve soğuğun etkisiyle ilginç figürler oluşturur. Anıt ağaçları, muhteşem yaban hayatı, endemik bitki örtüsü ve olağanüstü güzelliğiyle sedirlerin doğal müzesi olarak kabul edilen Çığlıkara’dan sonra France sahasıdır, mutlaka görülmesi, mümkünse kısa süreliğine de olsa yaşanması gereken yerlerdendir.
Sahada 1.500 m. yükseklikte bulunan yayla, zengin flora ve faunaya sahiptir. Rakım yükseldikçe maki ve çam ağaçlarının çevrelediği yayla yolunun manzarası etkileyicidir. Bölgede fazla bilinmese de ormanı ve buz gibi kaynak suları ile ünlüdür. Asırlık çam, çınar ağaçları, meyve ve sebze bahçeleri göz alıcıdır.
Tüm özgün ahşap yayla evlerinin, doğanın güzelliklerine güzellik kattığı yıllar artık anılarda kaldı desekte bu anılar da çoktan uçup gitmiş, yok olmuştur. Oysa bu kültürel değerler bir toplumun, ülkenin kanıtlayıcı tapusudur. En genci 600 yaşında olan dev çınar ağaçları, yörenin en tipik özelliğidir.
Tamamen bakir olan bu yayla sahası, farklı yerlerde dağ çayırları, kır çiçekleri, sedir ve asırlık ardıç ağaçları ile kaplıdır. Anadolu’da yayla geleneğini yüzyıllardır sürdüren Yörüklerin ana vatanıydı, yüksekliği 1.300 metren başlayan bu bereketli yaylalarda, kıl çadırlarını kurarak beş ay boyunca hayvanlarını otlatan Yörükler artık yok!
1.700 m. Yükseltiye çıkıldığında yayla sahası, tamamen bakir olup, çam ağaçları, dağ çayırları ve kır çiçekleri ile kaplıdır. Kırmızı ve ebruli renkli Toros Laleleri, tamamen doğal ortamda yetiştir.
Burada Beydağları Torosların türküsünü söyler, gülen yüzünü gösterir ve kucaklar, bağrıma hoş geldiniz der, efsane anlatır. Beydağları, burası bin yıllardır sevdalara aşklara ve nice gizemli yaşamlara ev sahipliği yapmış, dertlinin derdine, çaresizin çaresizliğine ortak olmuş bağrına basmıştır.
Kimi zaman oba beyinin kızına aşık çobanın, yoksulun sevdalısına bir türlü kavuşamayan kavuşmasını engelleyen beyin yarattığı ızdıraba dayanamayarak intizar yaratan despot beyleri cezalandırmıştır, France sahasının Akdeniz’e bakan Beydağları!
Aslında sadece Beydağları değil; Toros Dağları bütünüyle boğaların olduğu kadar, keçi ve çobanların dolayısıyla konar-göçerler Yörüklerin, bin yıl öncesine kadar Alageyiklerin, leoparların, dağ aslanlarının, şimdi bile sedir ve servi ağaçlarının, köknarların, defnelerin, dağ keçilerinin anavatanıdır.
Bu filmimizle; İnsanlara Toros Dağları’nı ve yavrusu Beydağları’nı bu açıdan tanımaya, keşfetmeye çalışmaya ön ayak olmak, doğal dokuyu bozmadan taşıma kapasitesine uygun olarak turizmin ve turizmcinin öncelikli konusu olmasını sağlamayı amaç edindik.
Burada yürürken; Ayaklarınızın altındaki çimenler siz hareket ettikçe sesler çıkartarak eziliyorlar. Yemyeşil, ulu çınar ağaçların arasında bir vadidesiniz. Gökyüzünde ışıldayan ve neredeyse her taşa dokunan güneş, yerini bir bahar veya yaz yağmuruna bırakabiliyor.
Antalya doğası o kadar muhteşem ve çeşitlidir ki; Antalya'yı ütülersek, içinden üç tane Konya çıkarabiliriz. Bu benzetmenin nedeni, kentin çevresini saran görkemli dağlardır. Denizden birden yükselen ve bazıları 3 bin metreyi aşan dağların etkisiyle oldukça farklı iklim ve ekosistemleri barındıran Antalya ve çevresinde tropikal bitki ve böceklerle başlanılan gün, İran-Turan ikliminin bozkır bitkileriyle tamamlanabilir. Antalya'da bulunan 3 binden fazla bitki türünün 600'den fazlası endemik türdür. Bu saha Akdeniz'in maki'de saklı kokularını içinize çekme sahasıdır. 
Antalya France sahası; Gösterişli sedir ve çam ormanlarının yanında aynı zamanda gerçek bir maki cennetidir. Sarı çiçekleriyle yamaçları rengine boyayan keçiboğan çalısıyla başlayan makideki çiçeklenme şöleni, ahlat, alıç, katır tırnağı, zakkum, laden, yasemin, karabaşotu, hayıt, funda ve onlarca irili ufaklı çalı ve ağaççıkla yaz boyu sürüp gidiyor.
Sıcak su dolu bir fincanın içine bir parça sakız ağacı yaprağı, bir iki dal karabaşotu, ya da bir tutam hayıt çiçeği ekleyip Akdeniz'in makide saklı kokularını pekala içinize çekebilirsiniz.
Bu belgesel filmimizle Torosların Akdeniz'e aşkının France sahasında da nasıl hayat bulduğunu, Torosların bu kadar güzelliklerini sindire sindire seyretmek, kokusunu içine çekmek, görselleriyle kalıcı eserler meydana getirebilmek, dört mevsimini uzun uzadıya anlatmak, doğanın sonsuzluğu karşısında elbette olanaksızdır.
Doğaya, dağa özlem duyguları sadece dağlarda mı hissedilir dersiniz? Ya da başka bir deyişle bunları dağlarda mı düşünür dile getiririz. Kesinlikle ki hayır denilebilir. İçinde dağı olan, gönül dağını bilen insanlar o hali her an yaşarlar ve hissederler.
Dağ sadece bir varlık değildir. Dağın anlam ve önemi anlaşıldığında dağ, dağ olur zaten. Tarihin akışına bakınız! Dağı olmayan bir ovaya yerleşen insan bile mutlaka yakınlarda bir yere dağı andıran yapılar Tümülüsler, kuleler, piramitler inşa etmeye başlamamışlar mı?
İnsan doğa ve dağ ilişkisinde insanlar iç duygularından hareketle her dağa gittiğinde de aynı şeyi hissetmez. Ya da başka bir deyişle ortak duyguların ötesinde bazı dağların özelliklerine göre değişen duygulara kapılır, farklı hisler ortaya çıkarır. Kızlar sivrisinde, Ağrı’da başka, Erciyes’te başka, Aladağlar’da başka duygular çıkar ortaya. Hatta aynı dağa farklı zamanlarda gidildiğinde bile farklı duygular yaşanılır.
Bu karmaşık duygular anlatılmaz, ancak yaşanılır, hatta dağlarda türkü söyleyen, dağın dilini bilen, dağ ile söyleşen, börtü, böcekle, uçanıyla kaçanıyla konuşan insanlar bilir.
Doğa temel yaratıcı ve düşünen insanın mabedidir. İnsan ve tüm canlılar Kudretli Doğa Ananın programladığı zaman diliminde doğar, yaşar ve ölür.
Düşünme yetisi olan insana duyguyu yükleyen doğadır, ancak doğa sevgisi eğitimsel süreç ve kazılması gereken istendik davranışlar olumlu ya da olumsuz biçimlenir. Bu bağlamda dağ yalnızlaştığında insan, insan yalnızlaştığında dağ olur. Sonuçta insan dağlarla konuşur, söyleşir, bütünleşir, türküleşir, şiirleşir ve bulutlaşır ise özünü bulmuş, bedenine yansıtmış demektir.
Bilimsel kafa yapısına sahip insan özünü dinlendirmek ve kendiyle kalmak için dağa giderek, kendi varlığını dağda bulacağına inanır, doğanın tüm gücü ve iksirleri ile öz ve bedenen rahatlayacağını bilerek her dağlara gittiğinde güçlülük ve yücelik duygusunu hisseder.
Dağ hiçbir zaman fethedilmez, dağın zirvesine çıkıldığında, dağda insan kendini fetheder, kendi zirvesine çıkar veya iner. Dağlar düşünen insana eşya ve hadiselere bütüncül bakmayı öğretir. Doğanın gücünün bilincine ulaştırır.
Toroslar; Yöresel adlarıyla anılır. Aladağlar, Bakır Dağları, Binboğalar, Tahtalı Dağları gibi. Sanki binlerce boğa omuz omuza vermiş, sırt sırta yaslanmış öylece bir şeyi bekliyorlar. Ya da karlar Bereket dağların kovuğuna saklanmış güneşten kaçıyorlar. Her yayla tepesinde bir efsane, her kovuğunda bir hikâye, her taşının altında bir türkü, bir ağıt, bir masal var.
Torosların gülen yüzü türküler doğurmuştur. Bu türküler dağları hatırlatır. Bu türkü söylediğinde insan içinden sanki dağ yükselir. Avazlar, bozlaklar, uzun havalar bu dağla anlam taşır. İnsanı duygularına yenik düşürerek dağa çağıran, dağı insana getiren de bu duygudur.
Dağlar bolluk ve zenginlik sunar, doğasever insan için! Toros dağları bu doyurganlığın tam kalbidir. Toroslar’da gezerken bitki zenginliği hep hissedilir. Her bir tepesinde, her bir vadisinde, koku denizinde insan kendisini hisseder.
Bu saha dahil doğaya her geldiğinizde bütün çiçekleri görür hatta keyifle seyre dalarsınız. Ağaçlardan gelen kuş sesleri keyfinize eşlik eder. Dağların ormanla kesiştiği yerlerde kendinizi adeta huzur noktasında hissedersiniz.
Toroslarda mevsime göre koku salmada ağaçlar çiçeklerle yarışır. Sedirler, çamlar, ladinler, andızlar, ardıçlar, her biri kendine özgü kokularıyla sizi kendinize, özünüze getirir.
Karacaoğlan’ın, Dadaloğlu’nun neden bu yörelerden, bu bölgelerden çıktığını Torosları görmeden anlayamaz insan. Sadece dağ türküleri değil, yar türküleri de dağlarda söylenir durur. Toroslarda her türkü bir uçurumdur. Kalbiniz yüreğiniz hata yapmaya görsün! Ama türkü bu, bir hatayla kendinizi o uçurumun dibinde bulursunuz, gönül uçurumu, aşk uçurumu!
Toroslarda yavşanları koklamayan, çiçeklerle konuşmayan, su sesinde derdini demlemeyen, rüzgârda savrulmayan henüz doğanın erdemlerini alamamış demektir. Toroslarda, Torosların sesli türküsünde Elif bir çiçektir, Ayşe bir Sedir ağacıdır. Fatma bir tepedir, Zeynep bir türküdür, Emine bir sümbüldür, Hatca ise bir gül!
Toroslar sırlı dağlardır. Dağların sırrı vardır. Torosların sırrı ise şiirlerde, türkülerde, ağıtlardadır. Toroslardan ayrılırken aslında sadece bedenen ayrılırsınız. Duygularınız anlamınız oradan ayrılamaz. Ya da siz Torosları anlam olarak kendinizde taşırsınız.
Bu filmi kayda alıp, sizlere sunan Mehmet SÖKMEN ve Arkadaşı Kadir Demir diyor ki; Biz dağlarla dertleşerek dağlaştık, bütünleştik. Artık şehirde olduğumuz zaman içimizde hep bir dağ taşırırız, hatta tüm dağları! Hepsinin bir adı var; Deliklidağ, France dağları, Karadağ gibi!
Biz ve dağlar da muratlarımıza erdik. Dağ bizde, bizde dağda anlamlarımızı bulduk ve Kudretli Doğa Ananın bağrına ebediyete gidinceye dek, doğa ananın şemsiyesi altında yaşamaya devam edeceğiz, sizlere yep yeni belgeseller sunmaya devam edeceğiz.
---------------------------------------------
Kamera : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak Sökmen
Çekim Tarihi : 26.07.2018
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 28.07.2018
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 156 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike

Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike Limyra Antik Su Kenti - Tanrıçaların Yıkandığı Saklı Sular Sahası - Finike

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya Kış Mevsiminde Belen Kayalıkları Sarıçınar Dağı Orman Krallığı Antalya

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |