http://www.mehmetsokmen.tv/videolar/ Göynük Kanyonu Nisan Ayı Florası 2018 Antalya - Mehmet SÖKMEN Tv - Video Prodüksiyon - Antalya
ANASAYFA VİDEOLAR ANKETLER RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BU KANALI DESTEKLE

Göynük Kanyonu Nisan Ayı Florası 2018 Antalya

Göynük Kanyonu Nisan Ayı Florası 2018 Antalya

Tarih 19 Mayıs 2018, 14:45 Editör Mehmet SÖKMEN

Göynük Kanyonu Nisan Ayı Florası 2018 Antalya

ISBN 978-605-88104-0-2
Göynük Kanyonu Nisan Ayı Florası 2018 Antalya 
Göynük kasabasından 5 km uzakta bu kanyona ulaşım için çeşitli seçenekler mevcuttur. Mahalleden yaklaşık 45 dakika sürecek bir yürüyüş ile veya Göynük'ten jip, dört tekerlekli safari motorsikleti gibi araçlar kiralanarak gidilebileceği gibi, Göynük Belediyesi'nin bir hizmeti olarak sezon içerisinde saat başı hareket eden kanyon otobüsüne binilerek de gidilebilmektedir.
Bu ulaşım vasıtalarıyla ancak vadinin başına kadar gelinebilir. Bundan sonra doğa manzaraları eşliğinde yaklaşık 3 km'lik bir dağ yolu yürünmelidir. Yol boyunca serinlemek isteyenlerin girebilecekleri doğal havuzlar ve göletler bulunmaktadır. Ulaşılan son noktada ise kanyonun buz gibi suları ve asıl göynük kanyonunun başlangıcı bulunmaktadır.
Bu noktada bazen suda yüzerek, bazen ise kayalardan yürüyerek kanyonun daha yukarılarına gidilebilir şelaleler fotoğraflanabilir. Kanyon 2009 Nisan ayı itibarı ile tesisleştirilmiş ve turizme profesyonel hizmet vermeye başlamıştır.
Tesiste Kanyona girişler için güvenlik ekipmanları sağlanmakta ve rehberli turlar düzenlenmektedir. Ayrıca kanyona girmeyenler için çeşitli büfe noktaları harika bir restoran ve tüm temel ihtiyaçların karşılandığı tesisler mevcuttur.
Dünyanın en iyi 10 trekking parkurlarından biri olarak kabul edilen Likya yolunun önemli bir bölümü olan 18 km lik, Hisarçandır, 8 km lik gedelme patikaları Kanyonun içerisinden geçmektedir. bu parkurlar için de rehberli turlar düzenlenmektedir. Göynük Kanyonu tüm Likya yolu boyunca mevcut olan en uygun kamp ve ihtiyaç giderme mola noktasıdır.
Göynük Kanyon sahasının % 60’ı farklı türleri ihtiva eden ormanlıktır. Ormanı en çok olan kanyonlardan biridir. Çam ağaçları çoğunluktadır. Kızılçam ve karaçam hakimdir. 500 m rakımdan daha az olduğundan aşağılarda makiler önemli yer kaplar. Makilerle çam ormanları arasında meşe ağaçları bulunur.
Maki bölgesinde sarmaşık, defne, yemiş, sarıağaç, mersin ağacı, çitlembike çok rastlanır. Ayrıca lavanta, kekik, nane ve veronika gibi bitkiler bulunur. Ovalarda her türlü Akdeniz ürünleri yetişir.
Kanyon bitki örtüsü çok geniş yelpaze sergiler. Otundan ağacına bitki varlığının hemen her çeşidine rastlanan sahada, her yüksekliğin ağacı ve otu farklıdır. Ağaç ve ot farklılığı salt yüksekliğe bağlı olarak değil dağın deniz gören yüzü ile denizden uzak yüzünde farklılık gösterir.
Kanyonun deniz seviyesine yakın ve alçak kotlarında zeytin, kızılçam, keçiboynuzu ve defne yetişir. Denizden yükselen üst sahasında ise göçebe yaşamın kutsal ağacı ardıç bollaşır.
Akdeniz’de, yerlisi olan çam ağacının kıyıya yakın yerlerde neredeyse zar kadar ince kabuklu kızılçam türü yetişirken; bin metrelere doğru, tıpkı soğuktan korunmak için paltosunu giyen insan gibi kalın kabuklu karaçam başlar. Karaçam kar ve soğukla ancak edindiği bu kalın kabuk sayesinde baş eder.
Kanyon sahasında her derde derman endemik bitkileri yönünden çok zengindir. Sarı Deli veya Kuduz Otu, Yüksekliği 5 m.den az fakat 1 m. den çok olan bodur ağaçlardan Ağaççıklar; Makiler, maki türleridir.
Çalılar; Ağaççıklar gibi, tepe, gövde, dal, yaprak ve köklere sahiptir. Farkı yerden itibaren çok gövdeli olarak gelişmesi ve boylarının da 2 m.yi geçmez. Pek çoğu birbirine girift veya az dikenli olup, çok yıllıktır.
Sarılıcılar; Kayalık duvarlara, ağaçlara sarılarak büyüyen yıllık ya da çok yıllık bitkileridir.
Abelya Hanımeligiller familyasına ait bir çalıdır. Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür. Temmuz ayının ortasından başlayarak dallarının ucunda 15-25 cm uzunluğunda, salkım biçiminde çiçekler açar.
Güneşli ya da yarı gölge yerlerde ve nemli, besin maddelerince zengin topraklarda iyi gelişir. Bahçeye gruplar halinde dikilebilir. Çit bitkisi olarak da kullanılır. Adi kocayemiş; fundagiller familyasından meyveleri yenen bir çalı türüdür. Gençken tüylü olan kızılımsı kahverengi dallar üzerindeki yapraklar tüysüz, üst yüzü parlak yeşil, alt yüzü daha açık yeşil, Çiçekler beyaz renkli, uç kısımları yeşilimsi, salkım durumları şeklinde,
Meyveleri küre biçiminde, yüzeyi pürtüklü, ateş kırmızısı veya portakal rengindedir. 4-5 tohumlu etli bir meyvesi vardır. Türkiye'de Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgesinde makilerle birlikte bulunur.
Kanyon sahası aşağı bölümünde en çok Akdeniz Defnesi Defnegiller familyası bulunur.Balkanlar ve tüm Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyılarında yetişir, Meyve içinde 3-5 mm bir adet sert tohum bulunur, Herdem yeşildir, yaprakları baharat olarak yemeklerde kullanıldığı gibi ilaç ve sabun endüstrisinde de kullanılmaktadır. Tohum, yumuşak ve yarı olgun çelik ve daldırma ile üretim yapılır.
Akdeniz defnesi; defnegillerden, her mevsim yeşil kalabilen, güzel kokulu ve yapraklarının kullanım alanı oldukça geniş olan bir çalı veya ağaç türüdür. Yemeklere lezzet kattığı gibi alternatif tıpta da birçok yararı vardır. Ayrıca Türkiye'nin tarım ihracatında önemli bir paya sahiptir.
Akdeniz'e özgü bir bitki olan defne, genelde 2-6 m boyunda bir çalı veya ağaçtır, ama boyu 10 metreyi bulabilir. Gövdesinin alt kısmı gri, üst kısmı yeşildir. Yaprakları 6–12 cm uzunlukta ve 2–4 cm genişliktedir. Yapraklar kokuludur, şekilleri mızrak ucu gibi, kenarları dalgalı, üst yüzleri koyu yeşil, alt yüzleri açık yeşildir.
Çiçekleri 1 cm çapında olup açık sarı veya yeşildir, sapın aynı noktasından 4-5 tanesi birden çıkarak birer öbek oluşturular. Bu çiçek öbekleri yaprağın yanında çift olarak açarlar. Ağaçlar erkek ve dişi olarak ayrılırlar. Meyvesi yaklaşık 1 cm çapında, içinde tek bir tohum barındıran siyah bir yemiştir. En büyük düşmanı yaprak bitidir.
Defneden elde edilen defneyaprağı, yemeklerde tat vermek için kullanılmaktadır. Avrupa'da genelde önce kurutulur ve salça yapılırken beraberce pişirilir.
Akdeniz defnesi, süs bitkisi olarak, özellikle süs bahçelerinde Akdeniz iklimi ve okyanus iklimi olan bölgelerde yetiştirilir. Dona çok duyarlı olduğu için daha soğuk yerlerde ise ev bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Defne bitkisinin kaynağı Doğu Akdeniz bölgesi olup oradan ılıman iklimli başka yörelere yayılmıştır.
Defne yağı defne meyvelerini sıkarak elde edilen, 30 °C'de eriyen bir yağdır. %95 yağ asitlerinden ve %5 esansiyel yağlardan oluşur. Yağ, en çok sabun üretiminde kullanılıp, bunun yanı sıra kozmetik sanayisinde cilt nemlendirici olarak kullanılır.
Şifalı ot olarak romatizma, deri kızarıklıkları ve kulak ağrıları için kullanılır. Tıbbi literatürde defne yaprağının antioksidan, ağrı kesici, antienflamatuar ve antiepileptik yararlarının olduğu belirtilmektedir. Defne yaprağı %1-3 esans yağlarından oluşur.
Bu lipitler 1,8-cineole ve pinen, Terpen, Sesquiterpen, Metileugenol ve daha ufak miktarlarda ?- ve ß-Pinen, Phellandren, Linalool, Geraniol ve Terpineol. Defne yaprağının tat ve aroması büyük ölçüde eugenol adlı esansiyel yağdan kaynaklanır.
Kanyon sahasında Japon defnesi, kızılcıkgiller familyasından olup yeşil yaprakları derimsi ve parlak yeşil renkli, meyveleri oval yuvarlak 2-3 m boy yapar, ılıman iklimlerde iyi gelişir, kurağa dayanıklıdır, meyve içerisinde tek bir tohum bulunur, tohum, çelik ve daldırma ile üretilir, gölge, yarı gölge bitkisidir.
Çekim zamanımıza denk gelmeyen; Haziran Eylül arası Acem borusu, Boru çiçeği Katalpagiller familyasından, sarılıcı bir bitkidir. Kışın yaprak döken bu bitkinin çiçekleri gramafon şeklinde, turuncu renkli ve 4 -7 cm büyüklüğündedir. Yaz boyu çiçekli hali göze hoş görünür. 10 -12 m boy yapabilir. Yaprakçıkları ana damara karşılıklı dizilmiştir. Meyveleri büyük, sert kabuklu fasulye şeklinde, Karıncalar çok sever.
Kanyon sahasında bolca Süpürge otu ve çalısı, Funda fundagiller familyasından 700'den fazla türü barındırır. Birçok türü 0.2-1.5 m boyutları arasında çalı formundadır. Ayrıca ağaç olarak ve 6–7 m. boylanabilir.
Her mevsim yeşil yapraklı olan funda, bahçe süslemesinde tercih edilmekte ve kurutulmuş dikensi yaprakları mutfakta kullanılabilmektedir. 600'ü aşkın alt türün anavatanı Güney Afrika'dır. Yaklaşık 70 alt tür ise Afrika'nın diğer bölgelerinde, Akdeniz havzasında ve Avrupa da yetişmektedir.
Yatık Dağ Muşmulası Batı Çin kökenli, Hafif nemli, asidik ve kumlu balçık topraklarda yetişir. Şiddetli donlarda zarar görür. Bol güneşli yerleri sever. Yarı gölge bitkisidir. Meyveleri küçük, yuvarlak, parlak kırmızı, Tohum ve çelikle üretimi yapılabilir.
Ağaç Hatmi Familyası, Ebegümecigiller Çin, Hindistan ve Türkiye, Ekstrem donlarda zarar görür, Güneşli sıcak yerleri sever, Yarı gölge ağacıdır. Tohumları böbrek biçiminde tüylüdür, Tohum ve çelikle üretilir, Sarı Çiçekli Yasemin 1,5-3 m boylanabilen herdem yeşil, dik duran bir çalıdır. Vatanı Akdeniz çevresidir. Yapraklar karşılıklı dizilir, Çiçekler sarı renkli, çoğunlukla üç tanesi bir arada yan sürgünler üzerinde yer alır, kokusuzdur.
Mine Çalısı, Minegiller Familyasından olup 1.5 m’lik kışın yaprağını döken küçük çalılar, Yaprakları oldukça kalın, pürtüklü ve tüylü, geniş mızrak biçimindedir. Küre biçiminde kurullar oluşturan çiçekler, beyaz, sarı, pembe veya kırmızı, Meyve üzümsü ve siyah renkli Tropikal Amerika kökenli
Ateş Dikeni 2 m boylanabilen, çok dikenli çalılar, Yaprakları oval, ters mızraksı, ucu sivri, kenarları dişli, Çiçeği küçük ve beyaz, Meyveleri çok sayıda, boncuk gibi turuncu, İtalya ve Batı Asya kökenlidir.
Biberiye Familyası Ballıbabagillerdir, 50 cm boyunda çalılar, Yaprakları şeritsi, üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü beyaz tüylü, Çiçekleri açık mavi mor renkli, Akdeniz bölgesinde doğal olarak yetişir. Çit ve süs bitkisi olarak kullanıldığı gibi yaprakları baharat olarak kullanılır.
Ağaçsı Yonca; Familya, Baklagiller 50-200 cm boyunda, dallı, sert ve siyah gövdeli çalılar, Yaprakları üçlü, açık yeşil ve uçları dişli, Çiçekleri turuncu sarı, Meyve sarmal görünümlü, Güney Kalifornia kökenli
Zakkum Familya, Dutgiller Herdem yeşil, boylu çalılar, Yaprakları mızrak şeklinde, çiçekleri huniye benzer ve kırmızı, pembe veya beyaz renkte, Silindirik kapsül biçimindeki meyve sürgün uçlarında dik durur. Çok sayıda tüylü tohum içerir. Akdeniz bölgesinde yaygın olarak yetişir. Zehirli bir bitkidir.
Yabani Mersin; Mersingiller familyasına ait herdem yeşil, çoğunlukla 1-2m bazen 4-5m boylanabilen bir çalıdır. Akdeniz çevresinde yayılmıştır. Işık-yarı gölge bitkisidir, Meyveleri yalancı üzümsü meyve olup siyah mavimsi veya beyaz renktedir. Tatlıdır ve kendine özgü baharatlı bir tada sahiptir, yenir. Tohum ve çelikle üretilir.
Beyaz yasemin Zeytingiller familyasına ait, Anavatanı Asya, Sıcak ve ılıman iklimleri sever, Işık-gölge bitkisidir, Çiçekler beyaz renkli, kokulu, Tohum ve çelikle çoğaltılır.
Yalancı Yasemin, Filbahri Familya, Taşkırangiller, Güney Avrupa’dan Kafkasya’ya kadar, Ilıman iklimlerde yetişir, Kışın yaprağını döken, 2-3 m. boylanabilen bir çalıdır. Yarı gölge bitkisidir, Tohum ve çelikle üretilir.
Kuşkonmazgiller; genellikle beyaz renkli ve yıldız biçimindeki gösterişli çiçeklerinden dolayı dilimizde Akyıldız olarak adlandırılır. Kuşkonmazgiller ailesinin en bilinen cinslerinden biridir. Kanyon sahası dahil, Türkiye, bu cinse mensup türler yönünden oldukça zengindir.
Yakın dönemde Türkiye’de bilim dünyası için çok sayıda yeni Akyıldız türü keşfedilmiştir. Doğal yayılışlı ve gösterişli türlerdir. Çiçeklerinin aşağıya sarkık duruşu ve yoğun çiçek durumlarıyla bilinen bu Akyıldız türü
Batı, Orta ve Güney Anadolu’da yayılış gösterir. Deniz seviyesinden yaklaşık 2000 m’ye kadar olan açık alanları tercih eder.
Cavlakotu Turpgiller familyasında Kanyon sahasında ve Türkiye’de Ricotia cinsine mensup 4’ü endemik 6 tür bulunur. Bunlardan endemik olanların içinde bulunduğu 5 tür Antalya’da yayılış gösterir. Dahası da var. Bu nadir güzellerden 3 tanesi Antalya ve yakın çevresindeki illere özgüdür.
Yeryüzünde sadece bu bölgede görülebilir. Diğer hemcinslerinden çiçek yapısı ve aşağıya sarkık şeritsi-dikdörtgensi meyveleriyle ayrılır. Mart-nisan aylarında çiçeklenen bitki, genellikle orman altı ve açıklıklarındaki kayalar üzerinde yetişir.
Kangay Papatyagiller familyasında olup yakın dönemde keşfedilen oldukça lokal Kanyon ve Türkiye sahası türlerindendir. Türe ait ilk örnekler Geyiksivrisi Dağı yakın çevresinde bulunmuştur. Bitkinin bölgedeki yaşam alanının tamamı birkaç kilometrekareden daha azdır.
Bu nedenle Antalya ilinde yayılış gösteren ve toplam 62 türden oluşan kritik olarak tehlike altındaki bitki türleri listesinde ilk sıralarda yer almaktadır. Başçıklarını oluşturan kambur yapraklarıyla hemcinslerinden ayrılan tür, tarım alanlarının kenarlarında ve kızılçam ormanı açıklıklarında yetişmekte ve temmuz ayında çiçeklenmektedir.
Karanfil, Kaya karanfili; Karanfilgiller Familyasından ve Kanyon sahası ile Türkiye, yarıya yakını endemik olan yaklaşık 70 doğal karanfil türüne ev sahipliği yapar. Dianthus cinsinin katmerli çiçeklere sahip olan bazı türleri kesme çiçekçilikte oldukça önemlidir.
Geçmişten günümüze etnobotanik özellikleriyle dikkat çeken cinse mensup türlerden biri olan Kaya karanfilinde canlı pembe tonlardaki çiçeklerin boğaz kısmında koyu renkli bir halka göze çarpar. Türün bilimsel adındaki zonatus, bu halkanın varlığına izafeten verilmiştir. Kayalık ve açıklık alanlarda yetişen Kaya karanfili, mayıs-ağustos aylarında yaklaşık 2500 m’ye kadar olan yüksekliklerde çiçeklenir.
Katırtırnağı Baklagiller familyasındadır. Kanyon sahası dahil Türkiye’nin kıyıya yakın kesimlerinde 1000 m yüksekliğe kadar olan bölgeleri tercih eder. Çalılık ve makilik alanların Akdeniz iklim tipi
içerisinde en belirgin türlerindendir ve nisan-temmuz döneminde çiçeklenir.
Yaklaşık 3 m’ye kadar boylanabilen tür, sarının hemen her tonundaki iri çiçekleriyle hoş peyzaj karakterine sahiptir. Kurutulduğunda sık yapılı dallarından çalı süpürgesi yapılır. Etnobotanik özelliğiyle bilinen bitki bazı rahatsızlıklarda tedavi amaçlı kullanılmaktadır.
Kanyon sahasında oldukça bol bulunan Kekik, Yayla kekiği, Mercanköşk adıyla Ballıbabagiller familyasına dahildir. Göynük ve Konyaaltı yaylaları ilkbaharın gelmesiyle bölgeye has birçok bitki türünün kokusuna bürünür. Bunlardan en dikkat çekeni, yöre halkının yakından tanıdığı ve doğa ananın sadece bu bölgeye bahşettiği Yayla kekiği türüdür.
Dünya üzerinde tek yayılış bölgesi bu yöre olan türe ait ilk örnekler Çukur Yayla-Tahtalı Dağı güzergahında keşfedilmiştir. Bu bölgeden Feslikan Yaylası ve Termessos Antik Kenti’ne kadar yayılış gösteren ve Haziran – Temmuz döneminde çiçeklenen türün bilimsel ismi küçük çiçeklerine atıf yapar.
Kısamahmut bitkisi de Ballıbabagiller Familyasına aittir ve kanyon sahasındaki bölümlerde yetişir. Kemer ve Konyaaltı ilçe sınırları içerisindeki dar kanyon bölgeleri dar yayılış alanına sahip bölgeye özgü çok sayıda bitki türünü barındırır. Bunlardan biri olan bu Kısamahmut türü yakın dönemde Beldibi Kanyonu’ndan bilim dünyasına tanıtılmıştır.
İkinci bir yayılış alanı keşfedilmeyen türün tek yayılış bölgesi sadece bu kanyon bölgesidir. Bu nedenle Antalya kritik olarak tehlike altındaki bitki türleri listesinde yer almaktadır. Tür, deniz seviyesindeki gölgeli kayalık bölgelerde yayılış göstermektedir.
Likya çayı, Dağ çayı Ballıbabagiller Familyasının Kanyon sahasındaki en gözde aromatik bitkisidir. Taban yapraklarının farklı tüy yapısıyla ilk bakışta bir Dağ çayı olduğu düşünülmeyen bitki cezp edici kokusuyla misafirlerini şaşırtır. Kuvvetli aromatik içeriğiyle bilinen tür, dünya üzerinde sadece Antalya’da yayılış gösterir. 
Yayılışı Konyaaltı-Kumluca arasındaki denize yakın orman altı kayalık bölgelerle sınırlıdır. Yüksek kesimleri sevmeyen bitki, yaklaşık 300 m yüksekliğe kadar yayılış gösterir ve yaz döneminde çiçeklenir. Likya’yı temsil eden gösterişli türlerdendir. Pamfilya ölmezotu Papatyagiller Familyasının gösterişli üyesidir.
Bilimsel ismini yörenin antik adından alan tür, yaz mevsiminde açan küçük beyaz çiçek durumlarıyla karakteristiktir. Ölmezotu cinsine mensup türlerin kuruduklarında renk kaybetmeyen başçıkları türün dilimizdeki isimlendirilmesinde etkili olmuştur.
Beyaz rengiyle Türkiye’deki tamamı sarı başçıklardan oluşan cins içerisinde diğer tüm türlerden ayrılır. Genellikle 1000 m’ye kadar olan çam ormanlarını, kayalık yamaçları tercih eden tür Türkiye ülkesine özgü olup sadece Akdeniz Bölgesi’nde görülür. Peygamber çiçeği Papatyagiller Familyasının tıbbi bitkisidir.
Kanyon sahası Peygamber çiçekleri cinsi için adeta zengin bir müzedir. Yarısından fazlası Türkiye topraklarında endemik yaklaşık 160 Peygamber çiçeği türü yayılış gösterir.
Kemer ve Konyaaltı ilçesi floristik zenginliğinin göstergesi niteliğindeki bitki türlerinden olan bu Peygamber çiçeği türünün yeryüzü yayılışı Antalya sahası ile sınırlıdır. Bilhassa kayalık ve taşlık habitatları seven tür, haziran-temmuz döneminde çiçeklenir. Çiçek başçıklarının etrafında dizili zarsı nitelikli yapılarla ve yapraklarındaki keçemsi tüylerle hemcinslerinden ayrılır.
Kanyon sahasında mevsimine göre bulunan Şalba, Kimera şalbası Ballıbabagiller Familyasının en değerli bitkileri konumundadır. Bu Şalba türü, bilimsel adını ilk örneklerinin keşfedildiği ve bilim dünyasına tanıtıldığı yer olan Çıralı - Kimera’dan almıştır.
Kıyıya yakın ormanlık alanlarda yayılış gösteren bitkinin yeryüzü yayılışı Konyaaltı-Kumluca arasında kalan bölge ile sınırlıdır. Nisan-ağustos döneminde çiçeklenen tür yaklaşık 500 m yüksekliğe kadar yayılış gösterebilir. Gösterişli sarıçiçeklere sahip olan tür, yaprak alt-üst yüzeylerin farklı renklerde olması ve ilginç tüy karakterleriyle hemcinslerinde ayrılır.
Şalba, Olimpos şalbası Ballıbabagiller Familyasının Relikt endemik, geçmişte yayılış alanlarının daha geniş olduğu ilgili botanik alt dallarınca saptanan, ancak olumsuz çevresel faktörlerin etkisiyle günümüz yayılışı dar ve lokal alanlara sıkışmış türler için kullanılan bir terimdir.
Olimpos şalbası, dünya üzerindeki tek yayılış alanı olan Antalya ili Konyaaltı-Kumluca arasındaki denize yakın ve dağlık kesimlere sıkışmış relikt endemik bir türdür. Deniz seviyesinden 2000 m yüksekliğe kadar yayılış gösterebilir. Tüm kısımlarında kuvvetli aromatik içerikli ve çalımsı formda olup, mayıs ayında çiçeklenmeye başlar.
Eğreltiler ve Kaya Eğrelti Otları Saçakotugiller Familyasının üyesidirler. Kümeli, 10-25 cm boyunda yapraksı gövdeli bitkiler. Yapraksı gövde lamina 2 pinnat parçalı, sap genellikle laminadan uzun, uç segmentler mızraksı veya şeritsi, uç kısımda genellikle kılçıksı. Spor keseleri uzundur. 500 m’ye kadar olan yüksekliklerdeki gölgeli kayalıklar ve duvarda yetişen bu türün sporları Temmuz-Ağustos ayında çiçeklenir.
Baldırıkaragiller Baldırıkara Sürünücü rizomlu bitkiler; Yapraksı gövde 10-40 cm boyunda, 2 pinnat parçalı, uç segmentleri ince. Spor keseleri yaprak kenarlarının loplarında kıvrılmış durumda. Sporları Ocak-Ekim aylarında olgunlaşan bu eğrelti, 800 m’ye kadar olan yüksekliklerdeki kireç taşlı kayalık yarıklarında ve besince zengin topraklarda yetişir.
Zaylan Çiçeği Papatyagiller Familyasının Çok yıllık yarı çalılarıdır. Gövde 100 cm’ye kadar boylanır. Yapraklar basit loplu-pinnatisekt. Erkek kapitula 3 mm eninde. Dişi kapitula yaprak koltuklarında grup halinde. Aken meyve küresel ve tüysüz.
Bu tür yetişme ortamı olarak, deniz seviyesinden 500 m’ye kadar olan sahildeki kumul alanları ve açık alanları tercih etmekte olup, Ağustos-Aralık ayları arasında çiçeklenmektedir. Türkiye dışında, doğu, Güney-Doğu ve Kuzey Akdeniz sahillerinde yayılış göstermektedir.
Kanyonun müdavimlerinden Kayakekiği, Yarı çalımsı, dik veya eğik tırmanışlı, 12-40 cm bo-yunda çok yıllık bitkilerdir. Yapraklar kamamsı-ters mızraksı. Çiçek durumları 2-6 çiçekli. Kaliks 3-4,5 mm boyunda. Korolla beyaz, nadiren leylak renkli. Meyve fındıksı. İlk kez İtalya’dan toplanarak bilim dünyasına tanıtılan bu tür, yetişme ortamı olarak 300-2000 m’ler arasındaki kayalık yamaçları şistli ve kireçtaşlı alanları tercih eder.
Göl Toynakotu; Yakıotugiller Familyası Kanyon sahasının endemik sisteminin üyesidir. Beyaz balon şeklinde hava keselerine sahip, 1,5 m’ye kadar boylanabilen çok yıllık otsu bitkiler. Genç yapraklar mızraksı, yaşlı yapraklar dikdörtgenimsi. Çiçekler tek ve yaprak koltuk altındadır. Sepaller 5 adet. Petaller limon sarısı rengindedir.
Meyve kapsül olarak; Türkiye’de sadece Antalya’da yetişen bu tür, ülke dışında ise Güneydoğu Asya, Avustralya, Yeni Zelanda, Tahiti, Güney ve Kuzey Amerika’da yayılış gösterir. Yetişme ortamı olarak deniz seviyesindeki nehirleri ve kanyonları tercih eder.
Kanyon sahasının bulunduğu Antalya, Batı Akdeniz Bölgesi’nde yer alan ve orman, dağ, deniz, maki, tatlı su gibi farklı ekosistemleri barındıran önemli bir coğrafik alandır. Bu farklı ekosistem yapısı tür çeşitliliğinin de zengin olmasına olanak sağlamaktadır.
Ekosistem çeşitliliği; gözlemlerimiz devam etmekte olup yakın zamanda ayrı bölüm halinde sunulmak üzere çok sayıda yerli kuş türünü barındırdığı gibi, birçok göçer türün de sonbahar veya ilkbahar göç dönemlerinde alanı kullanmasına veya üremesine imkan sağlamaktadır.
Bu çeşitliliği gösteren alanlardan birisi de Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içinde yer alan Göynük ve Beldibi kanyonlarıdır. İçinden geçen akarsular deniz, tatlı su ve karasal ekosistemlerini bir arada barındırmaktadır.
Göynük Kanyon ve yayla sahası, bitki coğrafyası açısından Akdeniz fitocoğrafik bölgesi içinde yer alır. Türkiye’nin büyük bir kısmında hüküm süren Akdeniz iklimi, ılıman ve yağışlı kışlar ile sıcak ve kurak yazlarla temsil edilir. Asıl Akdeniz vejetasyon katı olarak nitelenebilen saha alanımızda Kızılçam, mazı meşesi, keçiboynuzu gibi karakteristik türler bulunmaktadır.
Ayrıca, Kartli, Sandal ağacı, Sakız ağacı, Zeytin, defne gibi, Akdeniz’in tipik bitki örtüsü olan maki formasyonuna ait elementler de alanda yer almaktadır.
Kanyon ekosistemdeki canlı çeşitliliği, primer üreticiler olan bitkiler tarafından belirlenir. Diğer canlı grupları, ekolojik koşullar kendileri için uygun ise alana yerleşerek ekosistemi oluşturur. Böylece dinamik bir denge kurulur ve dışarıdan herhangi bir olumsuz biyotik veya abiyotik etmen girmediği sürece ekosistem sağlıklıdır.
Kanyon alanındaki bitki çeşitliliğini belirleyen temel etmenler ise iklim, toprak ve diğer çevresel faktörlerdir. Saha alanı ve çevresi, yüzyıllardır antropojenik etki altındadır. Çeşitli medeniyetlerin yerleştiği bu alanda günümüzde turizm faaliyetlerinin etkisi belirgin olarak görülmektedir.
Turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu bu tip alanlarda tarihi eserlerle birlikte, doğanın mümkün olduğu kadar korunmasının yanında ziyaretçilere doğa ve çevre bilincinin kazandırılmasına yönelik çalışmalara da ihtiyaç olduğu açıktır.
Sahada, biyoçeşitlilik karayosunları, vasküler bitkiler, sucul omurgasızlar, siyah mikromantarlar, liken oluşturan mantarlar ile kuşlar açısından belirlenmesi amaçlanmalıdır. Böylece; turizme açık olan kanyon ve çevresinde ziyaretçilere belli bir alanı doğal öğeleriyle birlikte koruma bilinci sunmak üzere bir planlama yapabilmek mümkün olacaktır.
Kanyon kayalıklarında Karayosunları kaya ve toprak üzerinde sekiz karayosunu türü gelişmiştir. Ayrıca toplam 107 adet damarlı bitki taksonu belirlenmiştir. Solucan Eğreltisi, At Kuyruğu, Dişli Selagin, Kızılçam, Mikromantarların hifleri, taşın içinde buldukları çatlak ve boşlukları takip ederek buralarda yeni koloniler oluşturur. Bu koloniler içeride büyüdükçe oluşan yüksek iç basınç taşın çatlamasına veya parçanın kırılıp düşmesine neden olur.
Bulaşma, yapışma ve parça kaybı tekrar eden bir süreçtir ve hifler sürekli taşın derinliklerinde ilerleyerek içeride yeni boşluklarda yeni koloniler oluşturur. Oldukça yavaş işleyen bu süreci belirleyecek ve kolonilerin taşın üstünde büyümelerini doğrudan izleyebileceğimiz bir metod geliştirilememiştir.
Kanyon sahası alanında 35 mikro mantar türü bulunmuş olup, bu organizmaların tümü saha alanından ilk kez kaydedilmiştir. Kanyon kayalıklarında yerleşik tespit edilen siyah mikro mantarlar, tür sayısı ve çeşitliliği açısından incelenmelidir.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 20.04.2018
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 17.05.2018
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
         www.youtube.com/mehmetsokmen1

Bu haber 238 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Gezi Notlarımız

Köprülü Canlı Nehri Karabük Sahasında Doğanın Vahşi Krallığı

Köprülü Canlı Nehri Karabük Sahasında Doğanın Vahşi Krallığı Köprülü Canlı Nehri Karabük Sahasında Doğanın Vahşi Krallığı

Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa

Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa Tazı Kanyonu Çapraz Çarşaklar Sahası Köprülü Nehir Kaynaklarında Vahşi Doğa

Contributor

HAVA DURUMU


Google Translate

Mehmet SÖKMEN - 05325258493 Bu web sitesindeki tüm videoların linklerini adımızı göstererek kullanabilirsiniz ISBN: 978-605-88104-0-2
RSS Kaynağı |